kesinlikle ile cümle

kesinlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Annem kesinlikle öfkeli olacak!Mother will be furious for sure!
Bu kesinlikle yaşamımda içtiğim en lezzetli meyve suyu.This is certainly the most delicious juice I have ever drunk in my life.
Bu kesinlikle anlaşılır.It's perfectly understandable.
Kesinlikle katılıyorum.I absolutely agree.
Bu kesinlikle özel bir mesele.This is strictly a private matter.
Kediyi kızdırırsan o seni kesinlikle tırmalar.If you anger the cat, it will certainly scratch you.
Onu istersen bu kesinlikle mümkün.It is certainly possible if you want it.
Belki de onların ikisi de kesinlikle boşanmak istiyorlar.Maybe they both definitely want divorce.
Ne arayacağımı kesinlikle biliyordum.I knew exactly what to look for.
"Tom'un konserine gidecek misin?" "Kesinlikle gideceğim.""Are you going to go to Tom's concert?" "I most certainly am."
"Henüz faturanı ödedin mi?" "Kesinlikle ödedik.""Have you paid your bill yet?" "We most certainly have."
Kesinlikle onu asla tekrar yapmayacağım.I'll definitely never do that again.
Tom kesinlikle bizi bekliyor gibi görünmüyordu.Tom certainly didn't seem to be expecting us.
Kesinlikle saçma.It's absolutely ridiculous.
Kesinlikle şaşırmıştım.I was absolutely stunned.
Tom kesinlikle ağzı açık kaldığını söylüyor.Tom says he was absolutely stunned.
Bu gece kesinlikle iyi vakit geçireceğimizi söyleyebilirim.I'd say we are definitely going to have a good time tonight.
Kesinlikle beklediğimizden daha fazla ödememiz gerekeceğini söyleyebilirim.I'd say we are definitely going to have to pay more than we expected to.
Yarın sınavı geçeceğimden kesinlikle eminim.I'm pretty sure I'll pass the test tomorrow.
O adam kesinlikle bir bekar.That man is definitely a bachelor.
Senin gibi güzel bir kız kesinlikle fark edilir.A pretty girl like you will definitely be noticed.
Katilleri kesinlikle bulmalıyız.We must absolutely find the assassins.
Kesinlikle bilmek istiyorum.I'd like to know for sure.
Eğer şansım olursa kesinlikle Pekin'e seyahat edeceğim.If I have the chance, I'll definitely travel to Beijing.
Yaptığı şey için kesinlikle Tom'u suçlayamazsın.You can't exactly blame Tom for what he did.
Tom'un parayı almadığından kesinlikle emin olamam.I can't really be certain that Tom didn't take the money.
Tom'un kaçırıldığını kesinlikle düşündüm.I thought for sure Tom had been kidnapped.
Tom'un zamanında burada olacağını kesinlikle düşündüm.I thought for sure Tom would be here on time.
Kesinlikle öldürüleceğimizi düşündüm.I thought for sure we'd be killed.
Ben kesinlikle senin arkadaşın değilim.I'm certainly not your friend.
Ben kesinlikle öyle umuyorum.I certainly hope so.
Kesinlikle öğrenelim.Let's find out for sure.
Ben kesinlikle gitmek istemiyorum.I sure don't want to go.
Biz kesinlikle onu istemiyoruz.We sure don't want that.
Kesinlikle onu bilmiyorum.I certainly don't want that.
Kesinlikle bilmek istemiyor musunuz?Don't you want to know for sure?
Kesinlikle Tom'la gitmek istiyorum.I definitely want to go with Tom.
Nereye gitmek istediğimi kesinlikle biliyorum.I know exactly where I want to go.
Elmas yüzüğümü kesinlikle geri istiyorum.I definitely want my diamond ring back.
Ben kesinlikle Tom'un 2.30'a kadar burada olmasını istiyorum.I definitely want Tom to be here by 2:30.
Tom kesinlikle rahatsız edilmek istemedi.Tom definitely didn't want to be disturbed.
Bu kesinlikle olmasını istemediğim şey.This is exactly what I didn't want to happen.
Bunu yapmak istediğinden kesinlikle emin misin?Are you absolutely positive you want to do this?
Tom kesinlikle Mary'den tavsiye almak istemiyor.Tom certainly doesn't want to take advice from Mary.
Kesinlikle bunun olmasını istemiyoruz, değil mi?We certainly wouldn't want that to happen, would we?
Bir dahaki sefere kesinlikle daha iyi olacak.The next time will be surely better.
Okuldan ayrılmak istediğine kesinlikle emin misin?Are you absolutely sure you want to drop out of school?
Tom'un onu yapmak istediğinden kesinlikle emin olmak istiyoruz.We want to make absolutely sure that Tom wants to do that.
Kesinlikle yapmak istemediğin bir şey Tom'dan ödünç para almaktır.One thing you definitely don't want to do is borrow money from Tom.
Kesinlikle yapmak istediğin tek şey hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak.One thing you definitely don't want to do is to go out alone after dark.
Tom kesinlikle mutlu değil.Tom is definitely not happy.
Bu beni kesinlikle mutlu ederdi.That would certainly make me happy.
Beni görmekten mutlu olacağından kesinlikle emin değildim.I wasn't sure you'd be happy to see me.
Tom orada olmaktan kesinlikle mutlu değil.Tom is definitely not happy to be there.
O kesinlikle güzel.It's absolutely beautiful.
Sen kesinlikle meşguldün.You've certainly been busy.
Kesinlikle seni suçlamıyorum.I certainly don't blame you.
Kesinlikle sizi suçlamıyorum.I certainly don't blame you.
Ben kesinlikle bir şey duydum.I definitely heard something.
Kesinlikle Mary ile tanışmak istiyorum. Onun çok sempatik olduğunu düşünüyorum.I definitely want to get acquainted with Mary. I think she is very likeable.
İlgili Sayfalar