kesinlikle ile cümle
kesinlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Bundan eminim. Sorun yok. Zihnimde kesinlikle hiç şüphe yok.I'm sure of it. No question. There is absolutely no doubt in my mind.
Lütfen bir pencere açar mısın? Kesinlikle.Could you please open a window? - Sure.
O, kesinlikle bir kavgaya başlamak istiyordu.He definitely wanted to start a fight.
O kesinlikle ABD'ye gidecek.He'll definitely go to the U.S.
Kesinlikle yasaktır.Strictly forbidden.
Eğer şu anda Madrid'te yaşıyorsam kesinlikle bir nedeni var!If I'm living in Madrid now, there's surely a reason!
Tom kesinlikle deneyecek.Tom will certainly try.
O kesinlikle Tom.It's definitely Tom.
Kesinlikle deneyeceğiz.We'll certainly try.
Onlar kesinlikle biliyorlar.They definitely know.
Kesinlikle eminim.I'm absolutely sure.
O kesinlikle yanlış.It's absolutely false.
Bu kesinlikle doğru.It's absolutely true.
O kesinlikle inanılmaz.That's absolutely incredible.
O kesinlikle kabul edilemez.That's absolutely unacceptable.
Kesinlikle mümkündür.That's certainly possible.
Onlar kesinlikle emin.They're absolutely certain.
O, parası ile kesinlikle cömertti.He's certainly generous with his money.
Kesinlikle hayır, sana katılmıyorum.Certainly not, I don't agree with you.
Kesinlikle, haklısın.Certainly, you're right.
Kesinlikle seni gördüğüme memnum oldum.I'm certainly glad to see you.
Bugün kesinlikle yağmur yağacak.It'll surely rain today.
Tom kesinlikle sakin.Tom is absolutely calm.
Tom kesinlikle haklı.Tom is absolutely right.
Tom kesinlikle dehşete düşmüş.Tom is absolutely terrified.
Bunu kesinlikle beklemiyordum.I certainly didn't expect that.
O artık kesinlikle önemli değil.It sure doesn't matter now.
Kesinlikle bilmiyoruz.We don't know for certain.
Ben kesinlikle bunun geldiğini görmedim.I certainly didn't see this coming.
Ne yapmayı planladığını kesinlikle bilmek zorundayım.I absolutely must know what you're planning to do.
O kesinlikle sana karşı iyi olabilir fakat asla senin için iyi olamaz.He is certainly able to be good to you, but he can never be good for you.
Ben kesinlikle sigarayı bırakacağım!I'm definitely going to give up smoking!
Kesinlikle sigara içmeyi bırakacağım.I'm definitely going to quit smoking!
Kesinlikle bunu yapmayı planlamadım.I certainly didn't plan to do that.
Kesinlikle hapishaneye gitmek istemiyorum.I certainly don't want to go to prison.
Ben kesinlikle senin benim partime gelmeyi planladığını umarım.I certainly hope you're planning to come to my party.
Kesinlikle toplantıya katılma niyetindeyim.I certainly intend to attend the meeting.
Tom'un neye benzediğini kesinlikle biliyorum.I certainly know what Tom looks like.
Ben kesinlikle onu özleyeceğim.I certainly will miss it.
Kesinlikle Tom'la görülmeyi istemedim.I certainly wouldn't want to be seen with Tom.
Ben kesinlikle bir içecek kullanabilirdim.I could sure use a drink.
Kesinlikle bir çığlık duydum.I definitely heard a scream.
Kesinlikle biraz daha fazla paraya ihtiyacım var.I definitely need some more money.
Oraya kesinlikle tek başıma gitmedim.I definitely wouldn't go there by myself.
Öneriyi kesinlikle onaylayamam.I absolutely cannot approve the proposition.
Kesinlikle sanatsal becerilerim yok.I have absolutely no artistic skills.
Benim kesinlikle hiç ip ucum yoktu.I have absolutely no clue.
Kesinlikle hiçbir fikrim yok.I have absolutely no idea.
Kesinlikle müzik yeteneğim yok.I have absolutely no musical talent.
Bununla kesinlikle bir problemim yok.I have absolutely no problem with that.
Ben kesinlikle perişandım.I've been absolutely miserable.
Ben 30 yaşından önce kesinlikle evlenmek istemiyorum.I definitely don't want to get married before I'm thirty.
Kesinlikle evlenmek istemiyorum.I definitely don't want to get married.
Kesinlikle bir şey bilmiyorum.I don't know anything for sure.
Tom'un hatalı olduğundan kesinlikle eminim.I'm absolutely certain that Tom is wrong.
Bunu kesinlikle biliyorum.I know it for sure.
Kesinlikle bilmem gerekiyor.I need to know for sure.
Onu Tom'a kesinlikle söyleyemem.I can't exactly tell Tom that.
Kesinlikle onu yapmaya gerek yok.There's absolutely no need to do that.
Kesinlikle gitmeliyim.I should definitely go.