kesinlik ile cümle
kesinlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Orta yaşlılardan ve genç olanlardan kesinlikle daha mutlular.They're happier than middle-aged people, and younger people, certainly.
Kesinlikle geriye oturması için vermiyorum, anladın mı?I definitely won't give him the back seat,<br />do you understand?
Kesinlikle haklısınız..You're absolutely right
Bence kesinlikle Shih Wengong'u yenebilir.They can beat Shih Wengong definitely
Öncelikle, kesinlikle içmeFirst, absolutely no drinking
Hayır, kesinlikle etmiyorlar.No they don't exactly
Ve teyzenin söylediklerini kesinlikle dikkate al!And pay particular heed to what your Aunty says
Halbuki kesinlikle bir parçası, özellikle de büyüme için kullanılırsa.But it absolutely is, especially if it's being used for growth.
Kesinlikle anlaşılabilir bir durum.Totally reasonable explanation.
Kesinlikle! harika! tanrım çok lezzetlisin. sen de.Absolutely! Great! God you taste good.
Ayrıca vitamin yetmezliği kesinlikle ruh halinizi de olumsuz etkileyecektir.Lacking any of these vitamins will definitely have a negative effect on your moods.
Bu kesinlikle çekici bir vizyon.It's a sexy vision, for sure.
8 kesinlikle bu kümenin bir elamanı.So 8 is definitely a member of that as well.
Bu durumda 8'in bir reel sayı olduğunu kesinlikle söyleyebiliriz.And so 8 is clearly a member of the real.
Yani 8 kesinlikle bir reel sayı.So it's definitely a member of the reals.
Kesinlikle abimi tanıyor! çok eminsin !He definitely must know my brother! You sure are good!
Şekil kesinlikle önemli çünkü ancak o zaman çekeceğiniz şeyin ayrıntılı planını bilirsiniz.Structure is absolutely important because then you have a blueprint of what to shoot.
Kesinlikle hiç bir iyi nedeni yok.Absolutely no good reason whatsoever.
Ama kesinlikle 2 ye 2 için göstericem.But I'll definitely show it to you for a 2 by 2.
Kesinlikle katılıyorum.I certainly agree.
Biliyorsunuz, birkaç yıl önce, ben kesinlikle siz nerdeyseniz ordaydım.You know, a few years ago, I was exactly where you guys were.
Hayır,hayır, hayır, sen kesinlikle bişey söyledin.- No, no, no, you definitely said something.
Pip, kesinlikle çağırılmam süpriz oldu.Pip, this certainly comes as a surprise.
Kesinlikle görebiliyorum Charlotteın ciddiyetini nereden aldığını.I can certainly see where Charlotte gets her sense of seriousness from.
Ailemin benden kesinlikle beklentiler var ve arkelog olmak kesinlikle onlardan biri değil.My parents have certain expectations of me and archeology certainly isn't one of them.
En iyi şey bu üniversite sahip olacağın, ve öğrencilerin kesinlikle seni seviyorlar.The university is all the better for having you, - and your students absolutely love you.
Bu kesinlikle çok saçma.That's absolutely ridiculous.
Yani zorluk derseniz kesinlikle zordu.So, certainly the challenge was there.
Kesinlikle inanılmaz. İşte iki erkek kavga ediyor.Positively amazing.
Bu üçünden hangisi yanlış sence? En yakışıklı düşmanın kesinlikle benim.The most handsome one has to be me...
Özür dilemeden... Kesinlikle Prenses olacağını söyledi.Without feeling guilty towards anyone, she must surely become the princess.
İmkansız. Kesinlikle olmaz.No, certainly not.
Bu resim insanı düşünmeye sevkediyor. Aynı zamanda biraz korkutucu, ama kesinlikle heyecanlı.It must have been challenging, a little scary, but really exciting.
Bu formülü kesinlikle tekrar göreceksiniz.Watch for this formula in books, movies, and TV shows you come across.
Kesinlikle mükemmel olmayan.So, definitely not perfect.
Kesinlikle mükemmel değil, yani siz büyük ihtimal bu noktada şut çekeceksiniz.Definitely not perfect. So you would probably shut it, at this point.
Bu kesinlikle 64 değil, yani bu tam kare bir ifade değil.This is clearly not 64, so this right here is not a squared expression.
Ve kesinlikle haklısınız.And you are correct.
Pekala, kesinlikle bu değil.Well, it's certainly not this one.
Ve kesinlikle hayır, benim ofisimin nasıl gözüktüğüyle alakası yok.And certainly, no, it doesn't look a thing like my office.
Tarihöncesi insanlarının çoğu için kesinlikle doğru.Certainly that's true for most of human prehistory.
Ben kesinlikle ayakkabıların aynısını alacağım.I'll buy you the same exact shoes right away!
Biz kesinlikle bir hatıra fotoğrafı çektireceğiz.We will definitely put up a commemoration photo.
Internetin gelişmesi kesinlikle ona yardımcı oldu.The advent of the Internet definitely helped her.
Kesinlikle bir kurban olamam, ve zaten, her endüstrinin kazaları olur.' diyorlardı.I can't possibly be a victim, and anyway, every industry has its accidents."
Cevap ise kesinlikle hayır.And the answer is absolutely no.
Kesinlikle çok jeopolitik hakkında bilmiyordum.Then 911 happened and everything changed.
Ve biz kesinlikle katılmıyorum. Bir konu hariç. Onlara ne diyeceğim ki, Peder Pat.The Dateline piece has probably done more than any law we can create.
Bu metot kesinlikle bu denklemin çözümü.So it definitely is a solution to the equation
Kesinlikle acımıyor!It doesn't hurt at all!
Başlarda Arjantin Hükümeti "hayır, bu kesinlikle mümkün değil,At first, the Argentine government said, "No, there's no way.
-o zaman fazla mesai kesinlikle gereklidir- then overtime is obviously necessary
Onlara "Evete, evet, kesinlikle, o karakter Jill'di" dedim."So, Dad, so -- so -- that character -- that's Jill, right?" I said, "Oh, yeah, yeah -- absolutely."
Sineğin motoru kesinlikle olağanüstüdür.Sineğin motoru kesinlikle olağanüstüdür.
Fakat sonra farkettim ki, "Hayır, bu kesinlikle çimenlerin bizden istediği şey.But then I realized, "No, this is exactly what the grasses want us to do.
Yılan, ‹‹Kesinlikle ölmezsiniz›› dedi,The serpent said to the woman, "You won't surely die,
‹‹Kim birini vurup öldürürse, kendisi de kesinlikle öldürülecektir."One who strikes a man so that he dies shall surely be put to death,
‹‹Kim annesini ya da babasını döverse, kesinlikle öldürülecektir."Anyone who attacks his father or his mother shall be surely put to death.
‹‹Annesine ya da babasına lanet eden kesinlikle öldürülecektir."Anyone who curses his father or his mother shall surely be put to death.
Yerseniz, bana feryat ettiklerinde onları kesinlikle işitirim.If you take advantage of them at all, and they cry at all to me, I will surely hear their cry;