kesin olarak ile cümle

kesin olarak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ben kesin olarak biliyorum!Ich weiß es ganz sicher!
Fakat anlamlar araştırılmaz, aksine açık kurallar aracılığıyla kesin olarak belirlenir.Dabei werden die Bedeutungen nicht erforscht, sondern durch explizite Regeln festgelegt.
Proton, Standart Modele göre kesin olarak kararlıdır.Ist das Proton grundsätzlich stabil?
Böylece inanç ile bilginin sınırları kesin olarak birbirinden ayrıştırılmış olunmaktadır.Dadurch unterscheidet sich das Meinen vom Glauben und vom Wissen.
Mahallenin tarihi kesin olarak bilinmemektedir ama 600 yıllık olduğu tahmin edilmektedir.Das Alter der Inschrift ist unbekannt, wird jedoch um das Jahr 600 vermutet.
Camin yapım yılı, plan özellikleri ve yaptıranı ile mimarının kimlikleri kesin olarak bilinmez.Das genaue Erbauungsjahr der Orgel und deren Erbauer sind jedoch nicht zweifelsfrei überliefert.
Bu hastalıklardan bazıları kesin olarak tanımlanmıştır.Hier werden manche Krankheitszeichen beschrieben.
Bununla birlikte CD1'lerin işlevi kesin olarak bilinememektedir.Die Funktion von CD7 ist unbekannt.
Ancak kendi istifasından kesin olarak söz etmedi.Es sei ihm nirgendwo angenehm gewesen, außer an erhabenen Stellen.
Bafomet sözcüğünün kökeni kesin olarak bilinmemektedir.Die Bedeutung des Namens Nabot ist unsicher.
1 Mayıs 2004 tarihinde ABD askerleri kesin olarak Felluce’den çekilir.Am 1. Mai 2004 zogen die amerikanischen Truppen aus Falludscha ab.
Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber 1430 ila 1440 arasında olduğu tahmin edilmektedir.Sein Geburtsdatum wird unsicher mit um 1400–1410 angegeben.
Paşayı kimin vurduğu kesin olarak anlaşılamadı.Es ist unklar, wer die Schießerei auslöste.
Ne zaman kuruldugu kesin olarak bilinmemektedir.Wann sie gegründet wurde, ist nicht genau bekannt.
Kampta kaç kişinin katledildiği kesin olarak bilinmemektedir.Wie viele Kinder in dem Lager umgekommen sind, ist nicht sicher.
Kesin olarak basılı kaynaklara dayanılarak bilinen ilk temsili, Ocak 1605'te olmuştur.Die letzte sicher datierbare Erwähnung eines Auftritts stammt aus dem April 1605.
Saveş kesin olarak kaybedilmiştir.Der Verein wurde formal aufgelöst.
1888 - Brezilya'da kölelik kesin olarak kaldırıldı.1888 schaffte Brasilien als letzter Staat die Sklaverei offiziell ab.
Bu dönemlerin birbirinden kesin olarak ayrılması pek mümkün değildir.Eine klare zeitliche Trennung zwischen den beiden Generationen ist nicht möglich.
Haçlı seferleri kesin olarak bitti.Die Kreuzungsergebnisse wurden rein gezüchtet.
Kesin olarak bilinen Thorpe’un Yerli Toprakları’nda doğduğudur ancak doğum sertifikası bulunamamıştır.Es ist bekannt, dass er im Indianer-Territorium zur Welt kam, doch seine Geburtsurkunde bleibt unauffindbar.
İsyan 26 Eylül'de kesin olarak bastırıldı.Sie wurden am 26. September gewaltsam niedergeschlagen.
Rusya'nın da bu işe kesin olarak karşı olmasının da bu durumda payı olduğu kabul edilmektedir.Russland bestritt, in irgendeiner Weise in den Komplex involviert zu sein.
Olasılık kuramında bir olayın meydana gelme olasılığı 1 ise bu olay neredeyse kesin olarak gerçekleşir.Ein zufälliges Ereignis, das mit Wahrscheinlichkeit eins eintritt, wird fast sicher genannt.
Sistemin hatlarının kesin olarak oturmuş olmaması.Auf eine bestimmte Stilrichtung konnte die Band nicht festgelegt werden.
Onlara karşı yönettiği ordu ile Kartaca'da savaştı ve onları kesin olarak bozguna uğrattı.Diesen nahm ʿAmr mit, stellte ihn in der Kaaba in Mekka auf und befahl den Arabern, ihn anzubeten.
Saç renklerinin genetiği henüz kesin olarak belirlenmemiştir.Die Fortpflanzungsbiologie der Dreifarbenralle ist noch nicht abschließend untersucht.
Böylece sonat artık kesin olarak dört hareketli klasik biçimine kavuştu.Die Hofanlage ist in klassischer, vierseitig geschlossener Weise ausgeführt.
Sorunun nereden kaynaklandığı asla kesin olarak ortaya çıkarılamadı.Es lässt sich mit Bestimmtheit nicht mehr nachweisen, woher er stammte.
Viet Minh'in bu çarpışmadaki zaferi, sekiz yıllık savaşı kesin olarak sona erdirmiştir.Dadurch konnten die Viet Minh eine achtwöchige Offensive aufrechterhalten.
Sonunda Harold’un öldüğünün yazıldığı kısımda hangi ölenin Harold olduğu kesin olarak belirtilmemiştir.Schließlich verdanke er einem von ihnen, nämlich Harold, sein Leben.
Şiilikte kesin olarak inanılan Mehdiye bazı İslam alimleri şüpheyle yaklaşırlar."Gegen absolute Abstinenzler hegen wir ein gewisses Misstrauen.
Darbeler arasındaki zaman oldukça belirlidir ve çok kesin olarak ölçülebilir.Die Intervalle zwischen den Punktstreifen sind ziemlich flach und fast unmerklich punktiert.
Suikastın sorumluları kesin olarak belirlenemedi.Die anderen Morde konnten nicht eindeutig zugeordnet werden.
Ancak bu kesin olarak kanıtlanamamıştır.Dies lässt sich jedoch nicht mit Sicherheit nachweisen.
Ülkede kesin olarak resmi dil belirlenmemiştir.Es gibt keine offiziell festgelegte Amtssprache.
Ondan sonra ne olduğunu kimse kesin olarak bilemiyordu.Personne ne pouvait savoir avec certitude ce qui devait alors advenir.
Kesin olarak senin Japonya'da sonsuza dek kalacağını düşünüyordum.Je pensais pour de bon que tu resterais pour toujours au Japon.
Kesin olarak bildiğim tüm şey bu.C'est tout ce que je tiens pour certain.
Ölüm nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber, verem üstünde durulmaktadır.Il apprendra sa mort (jamais élucidée), sans jamais connaître le lieu de l'inhumation.
Saç renklerinin genetiği henüz kesin olarak belirlenmemiştir.La génétique de la couleur de cheveux n'est pas encore fermement établie.
Filmin bütçesi kesin olarak bilinmemektedir.Le budget du film n'est pas connu avec certitude.
Eşini ve çocuğunu öldürdüğü kesin olarak anlaşılınca WWE tarafından bir daha anılmamıştır.Il lui révéla alors la vérité : il n'a pas pu se résoudre à tuer leur enfant.
Ancak Mukan Kağan bu kez Cücenler'i kesin olarak ortadan kaldırmaya kararlıydı.Il est déterminé cette fois à éliminer les Thunderbirds une bonne fois pour toutes.
Bu soruya cevap Bayes teoremi kullanarak kesin olarak verilebilir.Cette contribution est calculée en utilisant le théorème de Bayes.
Bununla birlikte CD1'lerin işlevi kesin olarak bilinememektedir.Les fonctions exactes de DJ-1 ne sont pas encore connues.
General Rokosovski bu öneriye kesin olarak karşı çıkmıştır.Le général Jaruzelski conteste catégoriquement cette accusation.
Friglerin geliş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.Les dates de réalisation des fresques ne sont pas connues avec précision.
Bunu kesin olarak söylemek zordur.C'est difficile à préciser exactement.
Dahası, kilogram-kuvvet kesin olarak 9.80665 newtona karşılık gelmektedir.Le kilogramme-force est une unité obsolète, valant par définition 9,806 65 newtons.
Ailesinin Nihâvend'den Bağ­dat'a ne zaman geldiği kesin olarak bi­linmemektedir.Comme ils n'eurent aucune descendance, c'est sa sœur puinée qui hérita de Quiévrain.
Mahallenin tarihi kesin olarak bilinmemektedir ama 600 yıllık olduğu tahmin edilmektedir.La durée exacte de la gestation est inconnue, mais serait d'environ 6 mois.
Muhammed’in doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir.L'année de naissance de Mahomet est en fait incertaine.
Daha çok kesin olarak bilinen özellik diğerlerinden daha az kesinlik gösterir.Crois-moi, ils sont moins évidents qu'ailleurs.
Kabilenin Trakya’ya geliş tarihi kesin olarak bulunamamıştır.Les mécanismes d'accession au trône sont difficiles à déterminer.
Pearl Harbor Saldırısı ile kesin olarak savaşa girmiştir.Il s'oppose explicitement à l'attaque sur Pearl Harbor.
Sovyetler Birliği, Nazi Almanyası'nı kesin olarak yenince, 1945 ve 1946 yılında konuyu tekrar gündeme getirdi.Après la victoire des Alliés sur l'Allemagne, les Soviétiques reviennent sur la question en 1945 et 1946.
1888 - Brezilya'da kölelik kesin olarak kaldırıldı.1888, abolition de l'esclavage au Brésil.
13. yüzyıl sonlarında inşa edilen yapının yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir.La datation du début du XIIIe siècle n'est donc pas fiable.
Bu hastalıklardan bazıları kesin olarak tanımlanmıştır.Contre certaines de ces maladies, des vaccins ont été mis au point.

İlgili Sayfalar