Ana içeriğe geç
Sözlük

kesin ile cümle

kesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hayat kesin bir bilim değildir, bir sanattır.Life is not an exact science, it is an art.
Senin katılacağına kesin gözüyle bakıyorum.I take it for granted that you will join.
Benim tarafımda olduğuna kesin gözüyle baktım.I took it for granted that you were on my side.
Aylardır çok çalıştın ve kesinlikle bir tatil kazandın.You've worked hard for months and have certainly earned a holiday.
Gelecek sınavı kesinlikle geçeceksin.You'll certainly pass the coming exam.
Hayalinin gerçekleşeceği gün kesin gelecek.The day is sure to come when your dream will come true.
Hayalinin gerçekleşeceği gün kesinlikle gelecek.The day will surely come when your dream will come true.
Senin önerine kesinlikle bir muhalefet olacak.There is certain to be some opposition to your suggestion.
Fikrin kesinlikle imkansızdır.Your idea is absolutely impossible.
Fikriniz kesinlikle düşünmeye değer.Your idea is definitely worth thinking about.
Toplantıda olman kesinlikle gerekli.It is absolutely necessary that you be at the meeting.
O, Cumaya kadar kesin olarak bize kararını bildireceğini söyledi.He said he would give us his decision for sure by Friday.
Altın fiyatının yükseleceği kesin.It is certain that the price of gold will go up.
Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.It will be four years before the definite result of beef liberalization emerges.
Biraz dinlenirsek kesinlikle çok fazla ferahlamış hissederiz.If we would rest a little we would feel surely very much refreshed.
Lütfen tatilinizi kısa kesin ve geri dönün.Please cut short your vacation and return.
Sigara içmek kesinlikle yasaktır.Smoking is strictly prohibited.
Sigara içmenin sağlığına zararlı olduğuna dair kesin kanıtımız var.We have absolute proof that smoking is bad for your health.
Kesinti mekanik bir sorundan kaynaklanıyor.The downtime is caused by a mechanical problem.
Ender vahşi hayvanların bu ülkeye ithalatı kesinlikle yasaklanmıştır.The importation of rare wild animals to this country is strictly prohibited.
Eğer inatçı olursan kesinlikle yalnız kalırsın.If it becomes stubborn indeed it stands alone.
Hastanın iyileşeceğine dair kesin bir şey söyleyemem.I cannot say for certain that the patient will recover.
O bir Japon kimonosunun içinde kesinlikle güzel görünüyor.She certainly looks beautiful in a Japanese kimono.
Kesinlikle ona güvenebilirsiniz.You can certainly rely on him.
Hiçbir şeyi kesin olarak öngöremeyiz.We cannot really predict anything.
Bir doktorun aletleri kesinlikle temiz tutulmalıdır.A doctor's instruments must be kept absolutely clean.
Biz hepimiz profesörün İngilizce konuşabileceğine kesin gözüyle baktık.We all took it for granted that the professor could speak English.
Suç, büyük şehirlerimizin çoğunda kesinlikle artmaktadır.Crime is certainly on the increase in many of our big cities.
Lucy kesin gelecek.Lucy is certain to come.
Lucy'nin pop şarkıcısıyla evleneceği kesin.It is certain that Lucy will marry the pop singer.
İyi yiyecek ve yeterli uyku, iyi bir sağlık için kesinlikle gereklidir.Good food and enough sleep are absolutely necessary to good health.
Daha çok çalışmazsan, kesinlikle başarısız olursun.You are bound to fail unless you study harder.
Onunla görüşmek için kesinlikle gideceğim.I'll certainly go and see him.
Katılacağına kesin gözüyle bakıyordum.I took it for granted that you would join.
Kesinlikle, doğru devam edin.Sure, go right ahead.
Kesinlikle. Devam et.By all means. Go ahead.
Brian kullandığı parayı kesinlikle sınırlamak niyetinde.Brian intends to strictly limit the money he uses.
Kesin bilmiyorum.I don't know for certain.
Bana kesin bir cevap verin.Give me a definite answer.
Bana kesin bir cevap ver.Give me a definite answer.
New York'a kesintisiz uçuş var mı?Is there a nonstop flight to New York?
Onları bir bıçakla kesin.Cut them with a knife.
Her şeyden önce, mantık kesin tanımlar gerektirir.Above all, logic requires precise definitions.
Hangi trene bineceğimi kesin olarak bilmiyordum.I didn't know for certain which train to take.
Senin bizimle geleceğine kesin gözüyle baktım.I took it for granted that you would come with us.
Kısa bir kesintiden sonra tartışma yeniden başladı.Discussion resumed after a short interruption.
Gevezeliği kesin ve işe dönün!Stop shooting the breeze and get to work!
Kesinlikle o zengin ama güvenilir değil.Indeed he is rich, but he is not reliable.
Öylesine bir plan kesin başarısız olacaktır.Such a plan is bound to fail.
O kesinlikle mümkün değil.It is absolutely impossible.
Orası kesin.That's a matter of course.
O hiçbir şekilde kesin değil.It is by no means certain.
O, kesinlikle zaman kaybıdır.It's certainly a waste of time.
O, kesin ölüm demektir!That means sure death!
Beyzbol takımının bir sonraki oyunu kazanması kesindir.The baseball team is certain to win the next game.
Yer kesinlikle görülmeye değer.The place is certainly worth seeing.
Kimse kazanın nasıl olduğunu kesin olarak bilmiyordu.No one knew for certain how the accident happened.
Öyle yapmak kesinlikle imkansızdır.It is absolutely impossible to do so.
Kesinlikle gel.Do come by all means.
Bay Smith Pazar günü kesin gelecek.Mr. Smith is sure to come on Sunday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod