kesilmek ile cümle

kesilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ayağım kesilmek zorundaydı.My leg had to be amputated.
Elim kesilmek zorunda kaldı.My hand had to be amputated.
Sami'nin bacağı kesilmek zorunda kalındı.Sami's leg had to be amputated.
Bu kuvvet sayesinde paraşütün hızı kesilmektedir.At this speed the particle will be engulfed.
Her yıl en az 50-100 adet kurban kesilmektedir.Only 50 to 100 cases have so far been described.
Neticede harekat yarıda kesilmek zorunda kalındı.So, we had to finish the shoot in half the time.
Bu daire sadece giriş holü tarafından kesilmektedir.Entry to this building is by permission only.
Biz de ona bir Jeep aldık. Jeep'le dolaştığı sene 4.500 kızı zorla kesilmekten kurtardı.In the year she had the Jeep, she saved 4,500 girls from being cut.
Ne yazık ki, ayakları ağır bir şekilde üşüttü ve kesilmek zorunda kaldı.Unfortunately, his legs were severely frostbitten and had to be amputated.
Ekranda da gördüğünüz üzere -- donmuş bir doku kesilmekte.And this is just showing this here -- this frozen tissue, and it's being cut.
O, bunun kesilmek anlamına geleceğini de biliyordu.And she knew that meant she would be cut.
Ve onun yerine, kesilmek üzere büyük bir koç ihsan ettik.So We ransomed him for a great sacrifice,
Höyüğün güney kesimi yol tarafından kesilmektedir.Er wird über eine leichte Route von Süden bestiegen.
Bu çalılık alanlar ilçe halkı tarafından kaçak olarak kesilmektedir.Der so Enttarnte flieht unter dem Spott der Bürger.
Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.Nous l'ignorons; on a coupé l'arbre.
Bu kuvvet sayesinde paraşütün hızı kesilmektedir.Quelle est la vitesse de cette particule ?
Fakat bir kısmı da kesilmek zorundadır.Mais je crois aussi qu’une part lui échappe.
Her yıl en az 50-100 adet kurban kesilmektedir.Entre 50 a 100 nuevas especies se plantan cada año.
Fakat bir kısmı da kesilmek zorundadır.Fu anche costretto a tagliarne alcune parti.
Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.Спасло только то, что, падая, зацепилась за дерево.
Her yıl en az 50-100 adet kurban kesilmektedir.Каждый год от 17 до 100 тысяч видов исчезает.
Her yıl en az 50-100 adet kurban kesilmektedir.Er zijn nog wel 50 tot 100 gevallen per jaar bekend met een dodelijke afloop.
Gördüğü tedavi sonucu bacağı kesilmekten kurtulur.Terapia, której się podjął spowodowała ostatecznie, że uwolnił się od nałogu.
Türkiye'de her yıl çok sayıda hayvan Kurban Bayramı esnasında kesilmektedir.Årligen dör miljontals fåglar under flytten.
Bu daire sadece giriş holü tarafından kesilmektedir.Ta je oživena pouze balkonem nad vstupem.
Bu bölüm, Gaga'nın elektronik olarak değiştirilmiş bir sesle söylediği "oh oh oh oh oh" ile kesilmektedir.A szövegrészeket Gaga újra és újra felhangzó elektronikusan torzított „oh oh oh oh oh” szövegei törik meg.
Fakat bir kısmı da kesilmek zorundadır.Myös tästä osa siis haihtuu.
Bu daire sadece giriş holü tarafından kesilmektedir.Tämä tapahtuma on kuvattuna sisääntuloaulassa.
Neticede harekat yarıda kesilmek zorunda kalındı.Kiisto putosi lopulta puolivälierissä.
Her yıl en az 50-100 adet kurban kesilmektedir.Hvert år trekkes mellom 50 og 100 autorisasjoner tilbake.
Neticede harekat yarıda kesilmek zorunda kalındı.Gerakan ini pada akhirnya berhasil dipadamkan.
Filmin tamamı 163 dakika sürmüş, sinemaya aktarım sürecinde birçok sahne kesilmek durumunda kalınmıştır.上演時間は舞台上演じたいに解説がついて165分であった。
Her yıl AFAT Bayramında orada kurbanlar kesilmektedir.매년 밤에는 도깨비 축제도 연다.
Bu daire sadece giriş holü tarafından kesilmektedir.כאן הדבר מופיע רק בפסוק הפותח.
Fakat bir kısmı da kesilmek zorundadır.חלקם יכולים גם לפרק כלור.
Her yıl en az 50-100 adet kurban kesilmektedir.מדי שנה כ־100–400 בנות מקבלות פטור בוועדת המצפון.
Bu daire sadece giriş holü tarafından kesilmektedir.Снимките са позволени само от външната страна на сградата.
Her yıl AFAT Bayramında orada kurbanlar kesilmektedir.Na jeho rozkaz sa potom konali každoročne obete cudzincov.
Fakat bir kısmı da kesilmek zorundadır.Nekatere pa tudi zamrejo.
Bu kuvvet sayesinde paraşütün hızı kesilmektedir.Selle parameetri abil arvutatakse tuule kiirus.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Én Brit Kolumbia erdeiben nőttem fel, abban a hitben, hogy ezek az erdők kivágásra vannak.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Eu am crescut în pădurile Columbiei Britanice pentru a crede că pădurile existau pentru a fi tăiate.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Eu fui criado nas florestas da Colúmbia Britânica. Para mim, elas eram para serem derrubadas.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Ik ben opgegroeid in de bossen van British Columbia met het idee dat deze bossen er waren om gekapt te worden.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Kasvoin Kanadan Brittiläisen Kolumbian metsissä uskomaan, että metsät olivat olemassa hakattavaksi.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.저는 브리티쉬 컬럼비아의 숲에서 자랐습니다. 숲이라는 것은 베어지기 위해 존재한다고 믿었지요.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Sono cresciuto nelle foreste della Columbia Britannica credendo che le foreste servissero per essere tagliate.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Tôi lớn lên ở vùng rừng núi British Columbia và được dạy rằng những khu rừng tồn tại để bị đốn hạ
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Wychowałem się w lasach Brytyjskiej Kolumbii, w wierze, że lasy te istniały by zostać wycięte.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Yo crecí en los bosques de Columbia Británica donde se creía que esos bosques existían para talarse.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Аз бях отгледан в горите на Британска Колумбия, за да вярвам, че тези гори съществуваха, за да бъдат изсечени.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Я виріс у лісах Британської Колумбії і вірив, що ці ліси існують для того, щоб їх вирубали.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.Я рос в лесах Британской Колумбии, и меня приучили к мысли, что эти леса предназначены для лесозаготовок.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.ביערות של קולומביה הבריטית חינכו אותי להאמין שהיערות נועדו לכריתה.
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.لقد نشأت في غابات "بريتش كولومبيا" لأؤمن بأن هذه الغابات قد وجدت ليتم قطعها
Ben İngiliz Kolombiyası"nın ormanlarında ormanların kesilmek için var oldukları inancıyla büyütüldüm.森林は伐採されるために 存在すると信じて育ち クワキウトル族の友人とは
Biz de ona bir Jeep aldık. Jeep'le dolaştığı sene 4.500 kızı zorla kesilmekten kurtardı.Drie jaar geleden opende Agnes een vluchthuis in Afrika om verminking te stoppen.
Biz de ona bir Jeep aldık. Jeep'le dolaştığı sene 4.500 kızı zorla kesilmekten kurtardı.Nel primo anno in cui ha avuto la Jeep, ha salvato dalla mutilazione 4500 ragazze.
Bu ađaç kesilmek için seçildi.Ils l'ont marqué en bleu, parce que c'est une "zone de sélection".
Bu ađaç kesilmek için seçildi.개벌(모두 베기) 대상인 나무엔
İlgili Sayfalar