Yaklaşık 6 ay sonra ilk kez keseden dışarı çıkar.C'est la première fois depuis six mois.
Dikenli karıncayiyenler yavrularını 7-8 hafta kesesinde muhafaza eder.L'oisillon est nourri par ses deux parents pendant 7 à 8 semaines.
Buradaki tüm ağaçları kesecek misin?¿Vas a cortar todos los árboles de aquí?
Steven ölür ve Alice, Jack ile tüm bağlarını keser.Sin embargo, Steven muere y Alice corta cualquier relación con Jack.
Keseceğiz, asacağız.Deja escurrir y colgar.
Aristoteles 540 hayvan türünü sınıflandırmış ve en az 50'sini keserek incelemiştir.En total, Aristóteles clasificó 540 especies animales y diseccionó al menos 50.
Makas, kağıdı keserek yener.La tijera corta el papel.
Sonrasında, Lennon'ın boğazını keserek öldürür.Luego mata a Lennon cortando su garganta.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.El bosque de Fontainebleau, Francia en invierno Se oye un preludio y coro de leñadores con sus esposas.
Big Daddy Kane'in "Smooth Operator" video klibinde saçları kesen olarak göründü.Rock apareció en el video musical "Smooth Operator" de Big Daddy Kane como un tío cortándose el pelo.
Ruslar esirleri keserek evleri ve manastırları yağmaladılar.Los Rus saquearon las viviendas y los monasterios, asesinando a los prisioneros.
Bu keseciklerin duvarlarında kılcal damarlar yayılır.En ellas se ven los huecos horadados en sus gruesos muros.
1970 - Rodezya, Birleşik Krallık ile ilişkilerini keserek bir Cumhuriyet olduğunu ilan etti.1970: Rodesia se declara como república, rompiendo sus últimos vínculos con el Imperio británico.
Tek başına elini keserek yeniden programladığı elbota "Rory" adını vermiştir.Ha estado sola excepto por un Manobot reprogramado que ha llamado "Rory".
Kendisinden sefer iaşesi için 80 kese akçe istendi.Quita 80 puntos de vida por golpe.
2005) 1935 - Ken Kesey, Amerikalı yazar (ö.1935: Ken Kesey, escritor estadounidense.
Kesenin içine girdikten sonra her biri ilerleyen 100 gün boyunca bir meme ucuna bağlı kalır.Una vez dentro de la bolsa, cada uno de ellos permanece unido a un pezón durante los siguientes cien días.
Palet, değme vidasından ayrılarak devreden akımı keser.Mientras tanto, Cobb, desaparece entre la muchedumbre.
Karnındaki gaz keseleriyle G. atlanticus suyun üzerinde yüzeyel olarak durabilir.Con la ayuda de un saco lleno de gas en su estómago, G. atlanticus flota por la superficie.
Ayrıca gaz keseleri de yoktur.Carece de gas domiciliario.
Keseli köstebekler genelde böcek larvaları ile beslenir.Los saborizantes aparecen con frecuencia en las cremas de mantequilla.
Eğer bu iş geciktirilirse, kendim gider keserim" dedi.Haberlo mostrado a él desnudo habría sido como mostrarme a mí desnudo».
Bu memelilerin ayrıca bağırsaklarında koyu kırmızı sıvı depoladıkları bir kese bulunur.Posee un saco en sus intestinos que contiene un líquido de color rojo oscuro.
Yumurta keselerini örü memelerine yapışık olarak taşırlar.Difiriendo de otros prosaurópodos por los huesos de la mandíbula.
Köyün gençleri, gelin alayının önünü keserek bahşiş alırlar.Gracias a la hija de este encuentran el cuaderno.
Derin sularda yaşayan diğer ahtapot türleri gibi, Bathypolypus arcticusun mürekkep keseleri yoktur.Al igual que muchos cefalópodos de aguas profundas, el calamar vampiro carece de depósitos de tinta.
Deri Yüz de kapıyı testeresi ile keser.El castigo consistirá en cien bastonazos y hasta el corte de la nariz.
Isildur, Sauron'un parmağını keserek Tek Yüzük'ü aldı.Isildur, hijo de Elendil, cortó el anillo del dedo de Sauron.
Kadısına senede beş kese gelir olur.Su madre habría recibido al menos cinco propuestas por su mano.
Drosha kompleksi, RNA molekülünü uç ilmikten yaklaşık 22 nükleotit uzaktan keser.Dicer corta el dsRNA en fragmentos de alrededor de 22 nts.
1915) 2001 - Ken Kesey, Amerikalı yazar (d.2001: Ken Kesey, escritor estadounidense (n.
Birkaç ay sonra emzirmeyi keserler.En unos meses la van a dejar de lujo.
Dev koala (Phascolarctos stirtoni), Pleistosen çağında Avustralya'da yaşamış bir keseli hayvan.Koala: Phascolarctos stirtoni, especie extinguida que habitaba en Australia.
O da elinde bir para kesesi tutar halde tasvir edilmiştir.También le enviaron una bolsa de monedas de oro en caso de necesidad.
Transfer tamamlanınca, cihaz CPU’yu keser.Cuando la transferencia se haya completado, el dispositivo interrumpe la CPU.
“Abay Geser” veya Geser (Keser, Kezer) Han olarak da anılır.Sul tasto (it). también sulla tastiera o sur la touche.
Kıvrık kuyruklu keseligiller otçuldur ve genelde yapraklar ile beslenirler.Son arañas relativamente fuertes que crecen rápidas y generalmente se alimentan de grillos.
Keseliler ailesinin bazı üyelerinde ise kese bulunmaz.En los comics, ninguno de los miembros de la familia tenía nombres.
Gılgamış, kılıcını kınından sıyırır ve Humbaba'nın kafasını keser.En cambio, Conan desenvaina rápidamente su espada y corta la cabeza del noble.
Keseden tamamen ayrıldıktan sonra annesinin sırtına tutunur ve dalları kavrayarak tırmanmayı öğrenmeye başlar.Cuando ella me vio completamente desnudo comenzó a llorar y a tratar de correr escaleras abajo.
Gevezelik yapmayı keser misin?La smetti di blaterare?
Aristoteles 540 hayvan türünü sınıflandırmış ve en az 50'sini keserek incelemiştir.Su tutte, Aristotele classificò 540 specie animali e ne dissezionò almeno 50.
Eğer bu iş geciktirilirse, kendim gider keserim" dedi.Da quando uso Clear, con la forfora ho chiuso!".
Uğru ise yol kesen haydut anlamındadır.È, invece, ammesso il ricorso alla consuetudine scriminante.
Daha sonra arkadaşları transferi yarıda keserek Xavier'i kurtarmıştır.Ha tradito i suoi compagni tentando di salvare Xavier.
Keseceğiz, asacağız.Dita corte, serrate.
Bu memelilerin ayrıca bağırsaklarında koyu kırmızı sıvı depoladıkları bir kese bulunur.Nel suo intestino è presente anche una sacca che contiene un fluido rosso scuro.
Nadiren, akciğerdeki bakteriler akciğer absesi denen enfeksiyonlu sıvı kesesi oluşturur.Inoltre raramente i batteri nei polmoni possono formare una raccolta di liquido infetto, l'ascesso polmonare.
Dev koala (Phascolarctos stirtoni), Pleistosen çağında Avustralya'da yaşamış bir keseli hayvan.Il koala gigante (Phascolarctos stirtoni) è un mammifero marsupiale vissuto nel Pleistocene in Australia.
Notilus hariç hepsinde mürekkep kesesi vardır.Scappano tutti, tranne Tintoretto.
Ayrıca gaz keseleri de yoktur.Non erano ancora gas letali, però.
Dişi kanguruların, içinde dört memeleri olan iyi gelişmiş bir keseleri vardır.Le femmine dei canguri hanno marsupi ben sviluppati aperti anteriormente e dotati di quattro mammelle.
Bunlar; Kemik iliği Timüs bezi Fabrikus kesesidir.L'eliminazione della nicergolina con le feci è minima.
Mürekkep kesesi siyah boya olarak kullanılır.Il prodotto si presenta come polvere di colore nero.
Yumurta keselerini örü memelerine yapışık olarak taşırlar.Gira regolarmente le uova con il becco.
Adam, kafasına aldığı keser darbesiyle öldürülmüştü.Il tritacarne gli era piombato in testa uccidendolo.
Bu sırada tüm MITB katılımcıları lafını keser ve Six Man Tag Team maçı başlar.I Grandi Giochi di Magia inizieranno fra cinque mesi e tutti i membri di Fairy Tail cominciano ad allenarsi.
"Nefes kesen maç Lyon'a yaradı!"."Ti sbagli, ha vinto una leonessa".»
Büyülü Kese: Sürekli para verir, içindeki para hiç tükenmez.Se lo fai copi quella magia per tutte le volte che hai pagato quel costo.
Avustralya ayrıca dünyanın keseli memeliler bakımından en zengin ülkesidir.L'Australia è anche il paese dei serpenti più velenosi al mondo.