Ana içeriğe geç
Sözlük

kere ile cümle

kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şişkin iki kere evlendi, iki eşi ve iki oğlu da erken yaşta öldüler.Продружжя народило сім дітей, але два сина та дві доньки померли у ранньому віці.
Aynı zamanda 2009-2010 yıllarında iki kere Divas Şampiyonu olmuştur.У 2009 та 2010 двічі ставала чемпіонкою світу серед юніорів.
Şinigami gözlerini iki kere almıştır.Тимошенко я бачив два рази в житті.
Kerevitler son yıllarda akvaryum sektöründe de talep gören canlılar haline gelmişlerdir.У працях минулих років стверджувалося про зимівлю більшості тварин у водоймах.
Mekan, en az bir kere ziyaret edilmeye değer.Це місце варто відвідати хоча б один раз.
Joyce Poole birçok kere Afrika fillerini oynarken gözlemlemiştir.Joyce Poole mnohokrát pozorovala divoké africké slony při hře.
Beşincilik, altıncılık, dokuzunculuk (2 kere) ve hatta en kötü derece olan onbirincilik (2 kere) alındı.Mají pět končetin: čtyři ruce (dvě zakrnělé a dvě mohutné, obrovské, svalnaté) a jednu nohu.
Birçok kereler ölü ya da uyuyan insanları gömmüşler ve yaralı ise yardım etmişlerdir.Při mnoha příležitostech zahrabali sloni mrtvé nebo spící lidi nebo jim pomáhali, když byli zraněni.
Ancak tarihte üç kere, bazı ülkelerde yapılan düzenlemelerle 30 güne çıkarılmıştır.Avšak třikrát v historii vybraných zemí měl 30 dní.
Artçıl şoklar ayda birkaç kere olmak üzere yarım yıl kadar sürmüştür.Následné otřesy pokračovaly několikrát do měsíce dalšího půl roku.
Uluslararası baskının yanı sıra, dergi sadece İngilizce olarak senede 6 kere yayımlanır.Vedle mezinárodního vydání lze časopis obdržet také jako čistě anglickou publikaci 6× ročně.
Sanayi devriminden önce, Norveç ekonomisi büyük ölçüde tarım, kerestecilik ve balıkçılığa dayanıyordu.Před průmyslovou revolucí bylo norské hospodářství založeno převážně na zemědělství a rybolovu.
Keren Peles, Haziran 2009'da bir internet sitesi geliştiricisi olan Tomer Grencel ile evlendi.Keren Peles se v červenci 2009 vdala za vývojáře webových stránek Tomera Grencela.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Znovu byl poražen.
Sadece bir kere yapılmıştır.Udělal jsem to zatím pouze jednou.
Zaten birçok kere kızlarla berabere kalmışlardır.Několikrát se zklamal v ženách.
Yıldızı parlamakta olan SR üyesi Aleksandr Kerenski Savaş Bakanı oldu.Jeho nástupce se stal ministr války Alexandr Kerenskij.
En çok tercih ettikleri besinler kerevit ve midyelerdir.Jejich nejoblíbenější kořistí jsou rejnoci a trnuchy.
Yılda en az iki kere toplanır.Setkává se nejméně dvakrát ročně.
Bu nedenle bilindiği kadarıyla 3 kere suikast girişiminde bulunuldu.Jak sám přiznal, třikrát se pokusil o sebevraždu.
Ayrıca reaksiyon süresi boyunca bir kere alınabilir.Reakční dobu lze také trénovat.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Během svého života se dvakrát pokusil o sebevraždu.
James Dean ölümünden sonra iki kere Oscar'a aday gösterilen tek insan.James Dean byl během své dvouleté kariéry dvakrát nominován na Oscara.
Bugün, buna, bin kere pişmanım.Tisíckrát Pra Prabička mu to schvaluje.
Powell 5 kere de IAAF Dünya Atletizm Finalini kazanmıştır.Pětkrát se účastnil světového atletického finále.
Dişi bir kerede üç ila yedi açık mavi renkli yumurta yumurtlar.V jedné snůšce pak bývá 3-7 světle modrých vajec.
Ondan sonra 6'şar kere ile Tyson Gay ve Usain Bolt gelmektedir.Dále to dokázal regulérně pouze 6× jeho krajan Usain Bolt a třikrát Američan Tyson Gay.
Down, 1890'da çok kere grip nöbetlerine tutulmuş ve hiçbir zaman tam olarak iyileşmemiştir.Roku 1890 ho ranila mrtvice a již se nikdy zcela nezotavil.
Hayvancılık ve kerestecilik de önemlidir.Poměrně významný je také chov a zpracování dobytka.
Adaya yaz aylarında haftada iki kere, kış aylarında ise haftada bir kere sefer düzenlenmektedir.Kočku je třeba koupat jednou až dvakrát za týden v letních měsících, v zimě stačí jednou za týden.
Bunu iki kerede yaptım.To se opakovalo ještě dvakrát.
Üç kere DFB-Pokal (Alman Kupası) katılma hakkı kazandı.S Fortunou vyhrál dvakrát DFB-Pokal.
400 kere Eskişehirspor'un kaptanlığını yapmıştır.Stal se také čtyřikrát mistrem ČSSR.
Bu süreç bir kere veya tekrar tekrar olabilir.Tato procedura se může opakovat i několikrát.
Bütün uluslararası turnuvaları en az bir kere kazanmıştır.Celý turnaj nakonec i vyhráli.
Bir kere hep su başlarında konaklarlar.Páří se vždy ve vodě.
Bundan önce kereste pazarlamacılığı da yapmıştır.Presupozice: Už jsi podváděl i dříve.
Hayatı boyunca pek çok kere resimlere konu olmuştur.Celý život se zabývá fotografií.
Bu seneden sonra tam 17 kere aynı liglerde yer almışlardır.Po 17 letech se opět náhodou potkávají.
Bir temsilcinin kaç kere seçilebileceğine dair bir sınırlama yoktur.Není ani žádné omezení, kolik lidí můžete milovat.
İçki içmekle birlikte ayda yalnızca üç kere sarhoş olunmasını öneriyordu.Někdy pil po tři dny pouze vodu.
Sulu tarım alanlarının büyük kısmında kerestelik kavak üretimi yapılmaktadır.Na většině území svého rozšíření je kočka černonohá chráněná.
Ekimden Nisana kadar süren kış içinde ise yağışlar çok kere kar olarak düşmektedir.Sníh padá od listopadu do začátku března a v zimě je sněžení stejně časté jako déšť.
Newman iki kere evlendi.Newmark byl dvakrát ženatý.
Üç kere dünya turuna gitti.Provedl tři cesty kolem světa.
2 kere 'Oscar' a aday olmuştur.Dvakrát byl nominován na Oscara.
On dört yaşında demiryolu işçisi olarak çalışmaya başladı.Daha sonra kereste ticareti yaptı.Ve svých šestnácti letech začala pracovat pro dálkovou železniční společnost, což jí umožňovalo jezdit zdarma.
Uçak 2 Kasım 1947'de tek bir kere uçmuştur.Na první plavbu vyplula 2. prosince 1947.
Bir kere, en basit faydası nesillerin devamında.Nejčastější a na uspořádání nejjednodušší akce.
Madison şehri çok kere "Dört Gol Şehri" olarak anılmaktadır.Mulhúzy se někdy označují jako „město Bollwerku“.
Kabinede iki kere değişikliğe gidildi.Roku 1972 došlo ke změnám ve vládním kabinetu.
FIFA Dünya Kupası'nda 1990 ,1994 ve 1998 yılları olmak üzere 3 kere forma giyme başarısı göstermiştir.Se Spartou získal v letech 1994, 1995 a 1997 třikrát ligový titul.
Bir keresinde kız arkadaşını dövdüğü için tutuklanmıştır.Po čase byl zadržen její manžel kvůli podezření, že ji zavraždil.
Ayda bir kere bu yüz yeniay safhasına Ay'ın görünen yüzü olur.Každoročně se pořádá výstup na tento vrch Čierné hory.
Stadyum üç kere yenilenmiştir.Čisté konto udržel třikrát.
I.Dünya Savaşı esnasında tabur karargâh subayıydı ve üç kere yaralandı.Během první světové války se stal plukovníkem a byl pětkrát zraněn.
KOMİSER, NEWTON'u bir kere daha sorgulamak ister.Halley byl nadšen a motivoval Newtona k dalšímu bádání.
2 kere çatışma sırasında yere inmek zorunda kaldı.Za války byly dvě potopeny.
İki kere Eurovision Türkiye elemelerine katıldı.Skupina dvakrát reprezentovala Polsko v Eurovision.
Kereste sanayi, şehrin yeni başlayan ekonomisinde önemli güç olmuştur.Zavedení železnice mělo velký význam pro startující průmysl.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod