Ana içeriğe geç
Sözlük

kere ile cümle

kere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1920-1921 arasında ve 1926'da olmak üzere iki kere Çekoslovakya başbakanlığı yapmıştır.Foi primeiro-ministro da Checoslováquia entre 1920 a 1921 e em 1926.
Ama bir kere söz vermiştim.Eu fiz isso somente uma vez.
10 kere milli olmuştur.Foi 9 vezes internacional.
Bazı yaşlı erkekler bütün yıl mavi tüylerini korur ve üreme dönemi tüylerini yılda bir kere değiştirir.Como todos os outros gatos, ele passa por uma mudança de pêlos uma vez ao ano.
3 kere Avrupa ikinciliği yaşadı.Ele é três vezes europeu.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Durante esse precoce relacionamento, ela tentou por duas vezes o suicídio.
Ödül bir keresinde bir sezonda 2 oyuncu tarafından paylaşılmıştır.Em duas ocasiões o prêmio foi dividido por dois atores.
UEFA Süper Kupası ödülü birçok kere değişmiştir.A taxonomia dos papa-açúcar foi alterada diversas vezes.
110 kere millî olmuştur.Tem 110 de Vida.
Çünkü ailesinin işleri yüzünden birçok kere taşınmak zorunda kalmışlardır.Devido ao trabalho de seu pai, a família mudou-se diversas vezes.
O yıl arkadaşlarıyla dört kere daha kazandı.Naquele ano venceu mais três vezes.
Deri değişimi yetişkinler için yılda altı kere yavrular için de ayda bir kere tekrarlanır.O Molde deve ser trocado anualmente em caso de adultos e de seis em seis meses em caso de crianças.
Bu süreç bir kere veya tekrar tekrar olabilir.Podem ocorrer uma única vez ou periodicamente.
Madalyaya 4 kere layık görülen iki kişi Georgi Jukov ve Leonid Brejnev'dir.As únicas pessoas a receber o título quatro vezes foram Marechal Georgy Zhukov e Leonid Brezhnev.
Bir kere hep su başlarında konaklarlar.Saúde sempre em primeiro lugar.
Bir kere gördüğü şeyi asla unutmaz.Nomes que você nunca esquecerá.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Visto uma só vez não é preciso vê-lo novamente."
Bir keresinde efendisi ona, hristiyanlığa geçmesi halinde özgürlük vadetmişti.Prometeu-lhe dar a liberdade se ela consentisse em abandonar o cristianismo.
Kabinede iki kere değişikliğe gidildi.O ministério foi modificado duas vezes.
Benfica UEFA Şampiyonlar Ligi’ni iki kez kazanmış ve yedi kere finalde oynamıştır.Já ganhou duas vezes a Liga dos Campeões da UEFA, tendo já chegado um total de 7 vezes à final.
Her poziyon program boyunca yalnızca bir kere kullanılabilir.Cada processador pode executar apenas um programa de cada vez.
WWE'de iki kere Intercontinental şampiyonu olmuştur.Umaga já foi campeão intercontinental 2 vezes.
Bölüm) Keremcem - (110.O Semanário (110).
Bugün, buna, bin kere pişmanım.Em meus pensamentos eu te saúdo mil vezes.
Necva Kerem (Arapça: نجوى كرم; Şubat 26 1966) Lübnanlı şarkıcı.Najwa Karam (em árabe نجوى كرم) (Zahlé, 26 de fevereiro de 1966) é uma cantora libanesa.
Perdede 8 kere ancak gözüküyorum.Basta acertá-lo 8 vezes.
2 kere 'Oscar' a aday olmuştur.Ele foi duas vezes indicado ao Oscar.
Ayrıca kereste ticareti de yüksek oradan gerçekleştirilmektedir.A ajuda também era observada entre o alto empresariado.
Metallica bu ödülü iki kere kazanmıştır.Metallica venceu dois prêmios.
Bir süre hücredeki sobayı yakmakla uğraşır, daha sonra paltosunu çıkarmadan kerevete uzanır.Ele retira a máscara, e a enterra em seu porão, prometendo nunca mais usa-la.
Ayrıca o sezonda 5 kere Triple-double yapma başarısı göstermiştir.Ele obteve mais três triplos-duplos na temporada.
İki kere Mısır'a gelen Sabetay'ın ikinci ziyareti 1660'ta gerçekleşti.Uma segunda expedição árabe até a Sicília ocorreu em 669.
Bu nedenle yaptığımız projede Bir kere olabildiğince gün ışığı kullandık.Assim, eles usaram a luz natural sempre que possível.
Büyük veri bir kere yazılıp defalarca okuma işlemi yapıldığı duruımlarda kullanılması gerekir.Técnicas de imagem direta são usadas as vezes quando é necessária uma alta resolução.
Ayrıca küçük çaplı odunculuk (ağaç yetiştirip kereste olarak satma) da yapılmaktadır.Plantava-se algodão arbóreo herbáceo (em menor quantidade).
Aslı ile Kerem o gece evlenirler.As duas depois se casariam com Honório.
KOMİSER, NEWTON'u bir kere daha sorgulamak ister.Restava saber se Rosberg ainda faria mais uma tentativa.
Kerenski'nin Galiçya saldırısı ağır bir yenilgiyle sonuçlandı.O ataque de Pérez acabou com uma pesada chuva.
Bu seneden sonra tam 17 kere aynı liglerde yer almışlardır.A banda tem aparece 17 vezes nessa lista.
Bir keresinde kız arkadaşını dövdüğü için tutuklanmıştır.No ano seguinte, ele foi acusado de agredir sua namorada.
I.Dünya Savaşı esnasında tabur karargâh subayıydı ve üç kere yaralandı.Durante a Primeira Guerra Mundial, ele avançou para o posto de tenente-coronel e foi ferido cinco vezes.
Resim birkaç kere el değiştirmiştir.A posição mudava de mãos diversas vezes.
Bunun yanı sıra Keban Barajı'nda kerevit avcılığı da yapılmaya başlanmıştır.Há também a produção de ovos de codorna no bairro Diamante.
Bir kere de 8-12 arası yumurta yumurtlar.A fêmea deposita entre 8 e 12 ovos.
Prestijli bir turnuva olan ve Fransa'da düzenlenen Le Mans 24 Saatini Porsche takımı 16 kere kazanmıştır.Porsche venceu as 24 Horas de Le Mans, uma corrida anual de prestígio que acontece na França, em 16 ocasiões.
Oku ve senin Rabbin, sonsuz kerem sahibidir.Zo werd het woord van jouw Heer vervuld in waarheidsgetrouwheid en rechtvaardigheid.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Wij jijen elkaar.”
Rabbin sonsuz kerem sahibidir.En hun Heer zal hun een zuivere drank geven.
Maria'nın bir kere daha seçim yapmasına izin verirler.Ze besluiten hun huwelijk nog een kans te geven.
Artçıl şoklar ayda birkaç kere olmak üzere yarım yıl kadar sürmüştür.Naschokken werden meerdere malen per maand gedurende een half jaar gevoeld.
Sia, Brit Ödülleri'ne sadece bir kere aday oldu.De single kreeg een nominatie voor een Brit Award.
Üç kere dünya turuna gitti.Hij maakte drie keer een reis rond de wereld.
Birkaç kere Başöğretmen Skinner ve Bayan Krabappel'e yardım etmiştir.Zo heeft hij een aantal maal zijn schoolhoofd Seymour Skinner en lerares Edna Krabappel geholpen.
Kopenhag'da iki kere ATP-turnuvalarında finale yükselme başarısı gösterdi.Hij bereikte verder ook twee keer in Kopenhagen de finale van ATP-toernooien aldaar.
Bütün uluslararası turnuvaları en az bir kere kazanmıştır.Op ieder toernooi werd eenmaal gewonnen.
Bunu iki kerede yaptım.Dit is twee keer gebeurd.
Ružička iki kere evlilik yaptı: 1912'de Anna Hausmann ile ve 1951'de Gertrud Acklin ile evlendi.Ružička trouwde in 1912 met Anna Hausmann en in een tweede huwelijk in 1951 met Gertrud Acklin.
Haftada ortalama iki kere çalıyorum.Wel oefent hij gemiddeld twee maal per week.
Ama birçok kere bunda başarı sağlanamamıştır.In vele gevallen lukt dit niet op bevredigende wijze.
Walter Brennan bu ödülü üç kere kazanma başarısını gösteren tek oyuncudur.Walter Brennan is de eerste die dat presteerde, en tevens de enige acteur die de prijs drie keer won.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kere ile cümle - Sayfa 41 - kere kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App