Kerem annesine veda eder ve elinde bir sazla gurbete çıkar.Она прощается с Василием и умирает у него на руках.
Bugün, buna, bin kere pişmanım.Эта процедура повторяется тысячи или миллионы раз.
Kapıyı 4 kere vuracak denmiştir.В него выстрелили четыре раза.
Bundan sonra üçlü, bir albüm kaydetmeye karar vermeden önce birlikte birkaç kere canlı performans verdi.Впоследствии трио дало несколько живых выступлений, прежде чем музыканты решили записать совместный альбом.
1989) 1916 - Paul Keres, Estonyalı satranççı (ö.1975 — Пауль Керес (р. 1916), эстонский шахматист.
Bolu ve Düzce çevresinde çok sayıda kereste fabrikası bulunmaktadır.В его окрестностях было много бумагопрядильных и ткацких фабрик.
Şinigami gözlerini iki kere almıştır.У финна дважды останавливалось сердце.
Hem Güney Afrika hem de Hindistan'da birçok kere hapsedildi.Несколько раз арестовывалась в Пуэрто-Рико и Нью-Йорке.
Kereh: Sözcük ölmek anlamı içerir.Правило Хель: помни о смерти.
Oyuncu özel hayatıyla da birçok kere gündeme gelmiştir.Актрису неоднократно критиковали за образ жизни.
Ancak tarihte üç kere, bazı ülkelerde yapılan düzenlemelerle 30 güne çıkarılmıştır.Однако, три раза в истории в некоторых странах в феврале было 30 дней.
Bu ödülü üst üste iki kere kazanan ilk besteci olmuştur.Он первый тренер, которому удалось взять эту награду дважды.
Lois McMaster Bujold dokuz kere aday gösterilmiş ve dört kere ödülü kazanmıştır.Лоис Буджолд номинировалась 10 раз, получила четыре премии.
İki kere Sosyalist Kahramanlık Madalyası ile ödüllendirildi.Стал дважды Героем Социалистического Труда.
Stadyum üç kere yenilenmiştir.Стадион в течение всего времени реконструировали три раза.
Resim birkaç kere el değiştirmiştir.Картина несколько раз меняла владельцев.
Dişi bir kerede üç ila yedi yumurta yumurtlar.Один раз в год бывает одна кладка из 3—7 яиц.
Preity 2004 yılında iki kere ölümden döndü.С 2004 г. приложение МРТ стало выходить уже 2 раза в год.
Babası Levan Khetagurov, Kosta 5 yaşındayken, ikinci kere evlenmiştir.Леван Хетагуров женился второй раз, когда Коста было около пяти лет.
Bir mezarlık Kerem geceyi bir mezarlikta uyuyarak gecirmektedir.Графиня продолжает убивать, а днём спит в гробу.
Bu çocuğa yiğitliği ve mertliği dolayısı ile Kerem adı verilir.Дай этому мальчику силу и храбрость.
Ve bu da Güneş'i 4,5 milyar kere içine almak demektir.И она ярче Солнца 4 с половиной раз.
Almanya Olimpiyat Oyunları'na iki kere ev sahipliği yapmıştır.Трижды Германия сама становилась хозяйкой Олимпийских игр.
Kaza gibi görünecek şekilde çeşitli kereler onu öldürmeye çalışır ama başaramaz.Её пытаются как бы случайно застрелить, или избавиться от неё иным способом, но ничего не выходит.
27 kere A millî takım forması giymiştir.И они надели эти 27 платьев.
Maddi yetersizliklerden ötürü Gençler'in basılması bir kere daha iptal oldu.Вскоре из-за финансовых проблем юношеские команды были распущены.
Arzu Özyiğit, 185 kere millî formayı giydi.Вишнёвая косточка, на которой вырезано 185 портретов.
Opera eserleri Macaristan'da seyircinin büyük sevgisi ile hala çok kere yapımlanıp sahnelenmektedir.Творческие вечера в Москве по-прежнему собирают огромную аудиторию.
İki kere iki dört eder.Дважды два четыре.
Kereste işlerini takip için Adapazarı'nda Kereste Eminliği kurulmuştu.Сама тайная советница осталась приглядывать за погрузкой вещей.
Bir keresinde iyice sinirlendim ve arkadaşlarım bu kadar üzerime gelmemeleri gerektiğini anladılar.Я стала совсем другая, Не узнают друзья меня.
Bu keresteler dayanıklı ve ağırdır.Древесина твёрдая и тяжёлая.
Köy, tarihinden bu yana üç kere yer değiştirmiştir.За время своего существования поселение три раза меняло имя.
Sunuculuğunu Merthan Yalçın ve Kerem Hünal yapmaktadır.Уже решено меня, Морозко и Егорова повесить.
Ama bir kere söz vermiştim.Надо же было как-то объявить себя.
10 kere milli olmuştur.Вдова уже десятый раз.
Kopenhag ise 4 kere kazanabilmiştir.Четыре раза выигрывала чемпионат Германии.
Bir keresinde, iki yanına da 186 insan kafatasının dizilmiş olduğu bir yoldan geçmek zorunda kaldılar.До 1812 г. между концами креста располагались по три дубовых листа с двумя желудями.
Oyunun gidişatında Hsu Hao 3 kere öldürülmüştür.Во время этой битвы он убил Хсу Хао.
Albümde Olsun bi kere parçası 4 ayrı versiyonda mevcut.Герб может воспроизводиться в четырёх равнодопустимых версиях.
Genç bir kadın iken bir kere evlendi; ama ondan sonra bağımsız bir biçimde yaşadı.تزوجت مرة واحدة مثل أي امرأة شابة، ولكنها عاشت بعد ذلك بشكل مستقل.
Bir keresinde "Tüm hayatımı Krusty'nin öğretilerine dayandırdım" demiştir.فقد قال ذات مرة "لقد اعتمدت طول حياتى على تعاليم كروسيتى".
1959'da Çin, köpekler üzerinde kafa naklini iki kere başarıyla gerçekleştirdiklerini iddia etti.في عام 1959، ادَّعت الصين أنها نجحت في زرع رأس كلب إلى جثة آخر مرتين.
Oyun, New York'ta 350 kereden fazla sergilendi.وقد عرضت المسرحية في نيويورك أكثر من 350 مرة .
23 Ocak 1953'te Paris'e gidebilmek için bir kere daha pasaport aldı.وفي الثالث والعشرين من شهر يناير من عام 1953 حصل على جواز سفر لكي يذهب إلى باريس مرة أخرى.
Daha sonra ilk kez 13-18 milyon barajlarınca ilk kere tıklanan ilk Türk videosu oldu.وبعد ذلك كانت أول مرة لفيديو تركى ان يحقق هذه المبيعات التي تصل إلى حدود من 13-18 مليون.
Babasının hava kuvvetlerinde olması nedeniyle aile birçok kere taşındı.انتقلت عائلتها في كثير من الأحيان بسبب مهنة والدها في سلاح الجو.
Charles Darwin, gözlemlediği kondorların yarım saat boyunca bir kere bile kanat çırpmadıklarını belirtir.أفاد تشارلز داروين أنه شاهد هذه الطيور وهي تُحلِّق طيلة نصف ساعة دون خفق أجنحتها مرة واحدة.
Üç hafta sonra, Hardcore Holly ile çekişti ve ona üç kere yenildi.بعدها بثلاث أسابيع ، بدات عداوة بينه وبين هاردكور هولي وخسر ثلاث مرات متتالية له.
Bu taksiler, beşer kişi taşıyarak ve iki kere gidiş-geliş yaparak 5.000 askeri cepheye taşır.وقامت هذه السيارات بحمل 5,000 جندي إلى الجبهه مرتين ذهاباً وإياباً.
Rükûda en az üç kere "Sübhâne rabbiyel-azîm" der.فكبرنا، ثم قال: " ثلث أهل الجنة ".
93 kere millî olmuştur.كان مرة أكثر من 93 ٪.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".بمجدر خسارته لمرة واحدة لا يمكن استعادته ابدا".
Zaman zaman soğan, kereviz ve diğer sebzeler de eklenir.وأحياناً يتم إضافة البصل، الكرفس، وبعض الخضروات الأخرى.
Örneğin: Birçok sebzeye ihtiyacımız var: pırasa, ıspanak, kereviz, et cetera.المعنى: "سنحتاج الكثير من الخبز: القمح، الطحين، إلخ".
1986’dan 1990 yılına kadar Türkiye’de kerevit avcılığı yasaklanmıştır.تم حظر لحم الكلاب في ألمانيا منذ عام 1986.
Birkaç kere Başöğretmen Skinner ve Bayan Krabappel'e yardım etmiştir.وفي العديد من المرات كان يقدم المساعدة للمدرس الأول "سكنر "والسيد"كرابابل".
Rabbin sonsuz kerem sahibidir.النّعيم : الذي ألهاكم عن طاعة ربكم .
Uçak 2 Kasım 1947'de tek bir kere uçmuştur.حلقت الطائرة للمرة الأولى والأخيرة في يوم 2 نوفمبر عام 1947.
Artçıl şoklar ayda birkaç kere olmak üzere yarım yıl kadar sürmüştür.استمرت الهزات الرادفة بالمعاودة عدة مرات في الشهر ولمدة نصف سنة.