Bunu iki kerede yaptım.Diese wurde zweimal passiert.
Gönderilen mesajlar iki kere işlenir.Die Newsletter werden werktäglich zweimal verschickt.
Sinagog sel alanı üzerine kurulduğundan sayısız kereler su altında kalıp hasar gördü.Durch ihre Lage unterhalb des Straßenniveaus wurde die Pinkas-Synagoge mehrmals überflutet und beschädigt.
Bir kere daha yenilgiye uğradılar.Er besiegte sie erneut.
48 kere milli olmuştur.48 Monate an Ausländern.
Ayrıca kereste ticareti de yüksek oradan gerçekleştirilmektedir.Die Bestellungen der Händler blieben ebenfalls auf hohem Niveau.
Metin ve şerhler birçok kere basılmıştır.Wahrheit oder Pflicht ist mit zahlreichen Preisen ausgezeichnet worden.
(Seslendirme : Kerem Kobanay) Marcus Conner : June'un hoşlanığı çocuktur.Lukas (Jonathan Juel Werner): Josefines kleiner Bruder, der Weihnachten liebt.
Bu köpek balıkları, bu yarı boyunca, dönüşümlü olarak ve ikişer kere gösterilirler.Dabei wurde der Mittelfeldspieler achtmal aus- und zweimal eingewechselt.
Ay tutulması genellikle yılda iki kere ortaya çıkar.Gebirgsstelzen brüten meist zweimal pro Jahr.
Yıl içinde iki ila üç kere kuluçkaya yatılabilir.Zwei bis drei Würfe pro Jahr sind möglich.
Bir kere de 8-12 arası yumurta yumurtlar.Das Gelege umfasst 8 – 12 Eier.
Hizmetliler senede bir kere tekrar seçilir.Der Posten wird einmal im Jahr per Wahl neu vergeben.
Kerem geçmişiyle yüzleşecek ve yaptıklarını düzeltmek isteyecektir.Er bricht mit seiner Vergangenheit und strukturiert sein Leben um.
Rusya'nın ihracatının %80'nden fazlasını petrol, doğal gaz, metaller ve keresteler oluşturmaktadır.84 Prozent des Energieverbrauchs der Stadt werden durch Erdöl, Erdgas und Uran gedeckt.
Ayrıca Şaban'ın sınıfta üç kere "mööö!" demesini mektuplar sayesinde sağlamıştır.Mitte Mai schickte er sogar drei Mal in einem Bericht das Wort „CAUGHT“.
Dört kere Grammy Ödülleri adaylığına sahiptir.Er ist vierfacher Grammy-Preisträger.
Mekik alçalma sırasında 3 kere ses duvarını aştı.Zur Flügeldeckennaht hin ist er dreieckig erweitert.
Bunun yanı sıra Keban Barajı'nda kerevit avcılığı da yapılmaya başlanmıştır.Also muss es auch in Kalbach einmal Weinstöcke gegeben haben.
(Diğer bir söyleyişle milyon kere milyonda biri.)(Dazu kam noch einmal eine halbe Million Schwertadel.)
Kariyeri boyunca iki kere Manchester United'a transfer olmuştur.Zweimal waren sie auf Europa-Tournee mit Manhattan Transfer.
Mesela buradaki animasyonlar, takriben her iki saniyede bir kere salınırlar.Dann den Anlasser stossweise im Abstand von einer Sekunde mehrmals betätigen.
2013, 2014, 2015, 2016 yıllarında üst üste 4 kere şampiyon olmayı başarmışlardır.In den Jahren 2012 bis 2016 wurde man fünf mal in Folge Meister.
Avusturya millî futbol takımı toplamda 7 kere Dünya Kupası'na katılmıştır.International wurde er acht Mal für die englische Fußballnationalmannschaft einberufen.
Bu nedenle şehrin bulunduğu bölge çok kere Daegü-Gyeongbuk olarak anılmaktadır.Oft wird das Amt auch als Daijō Daijin bezeichnet.
Bu rol için 500 kereden fazla sahneye çıktı.In dieser Rolle trat er über 100 Mal an der MET auf.
Eğer koşullar uygunsa, sahte Güneş batımı yanılsamalarında birden çok kere bu parlamalar görülebilir.Würden sie weiter denken, würde so manches Lügengebilde schnell einstürzen.
Danimarka Kupasını 6 kere kazanmıştır.Den Pokal hatte Vllaznia 6 mal gewonnen.
Dişi yılda bir kere, bir ile dört kadar yavru dünyaya getirir.Einmal im Jahr bringt das Weibchen ein bis vier Jungtiere zur Welt.
Nişan toplam 1,574,368 kere verilmiştir.Der Song wurde insgesamt 1.574.678-mal heruntergeladen.
Haftada ortalama iki kere çalıyorum.Trainiert wird zweimal in der Woche.
Bir keresinde de ölmesi için bir kuyuya atıldı.So wurde sie wieder in den Brunnen geworfen, wo sie schließlich starb.
Merter’deki Simitaş Blokları’nı Keresteciler Sitesi izledi.Dort fand Timmermanns „Fischapotheke“ ihren Platz.
Çevirinizi bir kere daha orijinaliyle karşılaştırınız.Comparez encore une fois la traduction et l'original.
Her şeyi geç, bu adam bir keresinde benim babamı öldürmeye kalkıştı.Après tout, cet homme a tenté de tuer mon père à un moment.
Benimle dalga mı geçiyorsun yoksa ne? Senin konuşmayı kesmeni ve dersi takip etmeni üç kere istedim.Tu te moques de moi ou quoi ? Ça fait trois fois que je te demande d'arrêter de parler et de suivre le cours.
Okunmayı hak eden bir kitap iki kere okunmayı hak eder.Un livre qui vaut la peine d'être lu, vaut la peine d'être lu deux fois.
Çarpma işlemi: Altı kere iki, on iki.Multiplication : Six fois deux font douze.
Gençken bu kitabı üç kere okuduğumu hatırlarım.Je me souviens que, quand j’étais jeune, j'avais lu ce livre trois fois.
Tom köpeğini günde en az bir kere gezdirir.Tom promène son chien au moins une fois par jour.
Anadoluspor kaç kere şampiyon oldu?Combien de fois Anadoluspor est-il devenu champion?
Bir keresinde bezini değiştirmeye yardım etmiştim.J'ai même aidé à changer sa couche une fois.
Oku ve senin Rabbin, sonsuz kerem sahibidir.La parole de ton Seigneur s'est accomplie en toute vérité et justice.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Que tout serviteur fidèle entre joyeux dans la joie de son Seigneur !
Bennett bana bir keresinde şöyle demişti: ‘Bu işte değişik tarzlar vardır.Bennet m’a dit un jour : « il y a différents styles dans le travail.
Birbirimizi bir kere daha selamladık."Les deux saluent alors le jury, puis se saluent mutuellement.
İki kere evlendi, ilki 1960'ta , ve 4 çocuğu var.Il a été marié deux fois, d'abord en 1960, et a quatre enfants.
Rabbin sonsuz kerem sahibidir.Ton Seigneur te salue.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Je ne l’ai rencontré que quelques fois mais j’ai suffisamment pu apprécier son attitude irrévérencieuse.
Tarihin bir kere daha tekrarlanmamasını sağlamaya çalışacağına yemin etti.Il jure que plus jamais il ne racontera de mensonges.
Yıldız Geçidi SG-1 iki kere Constellation Ödülü kazandı.Stargate SG-1 a remporté deux Constellation Awards.
Bunu iki kerede yaptım.Elle s'est déroulée en deux fois.
Bir keresinde topluma yaptığı hizmet nedeniyle kendisine verilen hediyeleri geri çevirdi.En une occasion il renvoya les cadeaux offerts par les indigènes pour son aide à la communauté.
Seribaşı olmayan çiftler birçok kere turnuvayı kazanmıştır.En simple, aucun joueur n'a remporté le tournoi à plusieurs reprises.
Keremcem Yatacak Yerin Yok - Feat.Je n’avais nulle part où aller (coll.
Komitenin çalışmaları üç kere (1917, 1944, 1963) Nobel Barış Ödülü ile ödüllendirilmiştir.L'action du CICR a été récompensée par trois prix Nobel de la paix (1917, 1944 et 1963).
Ayrıca kereste ticareti de yüksek oradan gerçekleştirilmektedir.Les produits qui viennent de loin également.
Yıl içinde iki ila üç kere kuluçkaya yatılabilir.Il peut y avoir 2 mises bas dans l'année.
Birkaç kere Başöğretmen Skinner ve Bayan Krabappel'e yardım etmiştir.Il a, à quelques reprises, aidé le principal Skinner et Edna Krapabelle.
Üç kere dünya turuna gitti.Il a fait 3 fois le voyage.