Rabbin sonsuz kerem sahibidir.Dein Herr hat unter dir ein Rinnsal (sarie) (voll Wasser) gemacht“ (Übersetzung von Paret).
Bu lafına karşın Claudius bir kere daha evlendi.Trotz dieser Erklärung heiratete Claudius erneut.
Ancak kereste olarak genelde 500 yıllık yaşlı ağaçlar kullanılmıştır.Als Nutzholz wurden meist etwa 500 Jahre alte Bäume verwendet.
Bir temsilcinin kaç kere seçilebileceğine dair bir sınırlama yoktur.Hingegen existiert keine Beschränkung, wie oft ein Senator gewählt werden kann.
Konstantin Dragaš iki kere evlenmiştir.Konstantin Dragaš war zweimal verheiratet.
KOMİSER, NEWTON'u bir kere daha sorgulamak ister.So kommt es, dass der Inspektor Newton nun einem zweiten Verhör unterziehen will.
Çok büyük bir başarı yakalamış ve birçok kere sahnelenmiştir.Er ist verzweigt und häufig reich beblättert.
İki kere iki dört eder.Ist zweimal zwei vier?
Neticede bunu başardı ve el-Melikü’n-Nâsır Dâvûd’un Kerek’e dönmesini sağladı.Es sei ihm die Flucht gelungen und er versuchte, nach Wien zurückzukehren.
Sadece bir kere yapılmıştır.Es wurde nur einmal eingesetzt.
Kez (kere) sayısı olan diğer a, yükseklikdir.Wer die höhere Punktzahl nach einer bestimmten Zeit erreicht hat, gewinnt).
Yani iki kere A takımla sahaya çıktı.Mit seiner Mannschaft verpasste er zweimal den Aufstieg.
Fakat günümüzde çok kere bu rol bir mezzo-soprano tarafından seslendirilmektedir.Heute ist es meist ein Mezzosopran.
Bu fırlatma eylemini yalnızca üç kere kullanmıştır.Diese Sprungbewegung wurde dreimal ausgeführt.
Bunun üzerine Hüseyin Cevahir "Bir kere daha hepinizle birlikte topyekûn karşılaşacağız." der.Er ließ ihn jedoch mit den Worten „Eines Tages werde (!) wir Sie doch bekommen!“ frei.
Özellikle mangan ülkenin petrol ve keresteden sonra en çok ihraç ettiği üçüncü ürün konumundadır.Mangan ist nach Erdöl und Holz das drittwichtigste Exportgut.
Okula kardeşinin yardımıyla devam eden Thorpe kardeşinin ölümünden etkilendi ve birkaç kere okuldan kaçtı.Jim Thorpe verkraftete den Tod seines Bruders schlecht und riss mehrmals aus der Schule aus.
Üç kere dünya turuna gitti.Sie führten ihn drei Mal um die ganze Welt.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Denn die Blumen verwelken schnell, und das Ganze muss in einem Zug gemalt werden“.
Bir kere gördüğü şeyi asla unutmaz.Sie wird den Tag nie vergessen, an dem sie sie zum ersten Mal gesehen hat.
Aynı yılın sonlarına doğru Hiram Thorpe’un ölmesi üzerine Thorpe bir kere daha okulu bıraktı.Im selben Jahr starb Hiram Thorpe, und Jim Thorpe schmiss erneut die Schule.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Vor Prozessbeginn misslangen ihm zwei Selbstmordversuche.
Stadyum üç kere yenilenmiştir.Das Stadion wurde drei Mal umbenannt.
İstek olarak: "Her sözcüğü iki kere söyle".Wenn ihr helfen wollt, sprecht ein Gebet,“ jeweils zweimal wiederholt.
Haydn daha sonra bunu sadece bir kere op.Möglicherweise hat Haydn sie später hinzugefügt.
Bölüm) Keremcem - (110.Dauer: ~110’.
Böylece üç kere yedi yirmibirdir.Drei mal Siebenunddreißig ist Hundertelf.
Günde 35 kere tuvalete gidiyordum.Deshalb duscht sie fünf Mal am Tag.
Lizin ise lizin metiltransferazlar tarafından bir, iki veya üç kere metillenebilir.Außerdem können Lysine mit ein, zwei oder drei und Arginine mit bis zu zwei Methylgruppen modifiziert sein.
Pas geçen oyuncu artık bir kere daha ihaleye katılamaz.Ein prämierter Bewerber kann sich nicht ein weiteres Mal bewerben.
Türkiye'de toplamda 2 kere yayınlanmıştır.Er spielte insgesamt zweimal für die Türkei.
Bir kere başaldığın bir şeyde sebat et.Er wollte sein einmal begonnenes Werk vollenden.
Kabinede iki kere değişikliğe gidildi.Im Managerpart gab es zwei große Änderungen.
1985 yılında Sanremo’da şansını bir kere daha denemek ister.1985 in Montréal erkämpfte sie auch ihren größten Erfolg.
Başbakan ise Kerenski olur.Neuer Regierungschef wird Alexander Kerenski.
Yılda en az iki kere toplanır.Er tritt mindestens zweimal im Jahr zusammen.
Aslı ile Kerem o gece evlenirler.Tatsächlich haben sie in dieser Nacht Sex.
Yılda iki kere olmak üzere bir hafta süren uluslararası toplantılar düzenlenir.Dabei wurde beschlossen, zweimal im Jahr eine internationale Woche zu veranstalten.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Ich hatte sie zweimal gehört; ich bin kaum je etwas Vollkommenerem begegnet.
"Bir kere düşünülen bir daha geri alınamaz".Eine Niederlage, von der sie sich nie wieder erholt“ habe.
Çünkü ailesinin işleri yüzünden birçok kere taşınmak zorunda kalmışlardır.Ihre Familie musste aus Sicherheitsgründen mehrmals umziehen.
Kerem Deren'le birlikte Ezel ve 20 Dakika dizilerinin senaristliğini yapmıştı.Mit Eckerstorfer spielte er auch die Kleine Suite für zwanzig Finger op.
Sadece bir keresinde deneme için gitmiştir.Er kam jedoch nur einmal zum Einsatz.
Keremcem Yatacak Yerin Yok - Feat.Seelenblut Ich spüre nichts (feat.
1959'da Çin, köpekler üzerinde kafa naklini iki kere başarıyla gerçekleştirdiklerini iddia etti.1989 sprach er zweimal zur möglichen Registrierung von Hunden.
Yetişkin hâle gelinceye kadar 6-9 kere deri (= kabuk) değiştirirler.Sie besteht aus acht (neun) Familien, von denen sechs nur aus einer Gattung bestehen.
Bu sırada ihtiyar, elinde aşk kadehiyle gelir; Kerem kadehi alıp içer ve nihayet aşkına kavuşur.Da kommt die Mutter Gottes und bietet ihre Hilfe an – für ein Glas Wein, denn sie ist müde und durstig.
Çeşitli kategorilerde de altı kere Belçika şampiyonluğu yaşadı.Im Skilanglauf wurde Langer mehrfacher belgischer Meister.
Seribaşı olmayan çiftler birçok kere turnuvayı kazanmıştır.Bislang konnte kein Spieler das Turnier mehrfach gewinnen.
Türk vatandaşlığı kanunu, 11 Şubat 1964'te kabul edilmiş ve birkaç kere değişikliğe uğramıştır.Das Mutterschutzgesetz trat am 6. Februar 1952 in Kraft und wurde seitdem mehrmals geändert.
Preity 2004 yılında iki kere ölümden döndü.2004 ist sie zweimal knapp dem Tode entronnen.
Her poziyon program boyunca yalnızca bir kere kullanılabilir.Jede Stufe konnte nur einmal verliehen werden.
Daha sonra aynı göreve, Cumhurbaşkanı tarafından ikinci kere atanmıştır.Sie bewarb sich damit zum zweiten Mal um das Präsidentenamt.
Maria'nın bir kere daha seçim yapmasına izin verirler.Und so bleibt Maria keine andere Wahl.
Daha sonra yaplan seçimlerde dört kere daha milletvekili seçildi.In Nachwahlen wurden noch weitere 4 Abgeordnete gewählt.
Son taşınızı kendi kalenize bırakırsanız bir kere daha oynarsınız.Wenn der letzte Samen in die eigene Endmulde fällt, darf der Spieler gleich noch einmal ziehen.
Ormanlar İsviçre’nin kereste ihtiyacının yarısını sağlar.Die Aussichtsplattform besteht zu hundert Prozent aus Schweizer Holz aus der Region.
Hem Güney Afrika hem de Hindistan'da birçok kere hapsedildi.In Ägypten und Indien mehrfach gedruckt.
Bu ödülü üst üste iki kere kazanan ilk besteci olmuştur.Er ist damit der einzige Autor, der diesen Preis zweimal erhalten hat.
Kutsalların Kutsalı'ndaki perdeler dört kere beş arşındı.Die Dimensionen des Vorhangs vor dem Allerheiligsten waren vier mal fünf Ellen.