Ana içeriğe geç
Sözlük

kente ile cümle

kente kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.너는 일어나 네 집으로 가라 네 발이 성에 들어갈 때에 그 아이가 죽을지라
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Levanta-te, pois, e vai-te para tua casa; ao entrarem os teus pés na cidade, o menino morrerá.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Ma tu alzati, torna a casa; quando i tuoi piedi raggiungeranno la città, il bambino morirà
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Men gå nu hjem! Når din Fod betræder Byen, skal Barnet dø;
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Niin nouse nyt ja mene kotiisi. Kun sinun jalkasi astuu kaupunkiin, kuolee lapsi.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Så stå du nu upp och gå hem igen. När din fot träder in i staden, skall barnet dö.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.So mache dich nun auf und gehe heim; und wenn dein Fuß zur Stadt eintritt, wird das Kind sterben.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Stå nu du op og gå hjem! Så snart dine føtter treder inn i byen, skal barnet dø.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Te pedig kelj fel, és menj haza, mert a mint belépsz a városba, meghal a gyermek;
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Thế thì, hãy đứng dậy trở về nhà ngươi; vừa khi ngươi đặt chơn vào thành, thì con ngươi sẽ chết.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Thế_thì , hãy đứng_dậy trở_về nhà_ngươi ; vừa khi ngươi đặt chơn vào thành , thì con_ngươi sẽ chết .
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Tu, scoală-te şi du-te acasă. Şi cum îţi vor păşi picioarele în cetate, copilul va muri.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Ty pak vstana, jdi do domu svého, a když vcházeti budeš do města, tehdy umře pachole.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Vstani torej in pojdi domov, in kadar stopi noga tvoja v mesto, umrje deček.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Встань и иди в дом твой; и как скоро нога твоя ступит в город, умрет дитя;
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Ти, прочее, остани, иди у дома си; и като влязат нозете ти в града, детето ще умре.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.ואת קומי לכי לביתך בבאה רגליך העירה ומת הילד׃
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.وانت فقومي وانطلقي الى بيتك وعند دخول رجليك المدينة يموت الولد.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.所 以 你 起 身 回 家 去 罷 . 你 的 腳 一 進 城 、 你 兒 子 就 必 死 了
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.所以 你 起身 回家 去 罷 . 你 的 腳 一 進城 、 你 兒子 就 必死了
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.A Saul riekol svojmu sluhovi: Dobrá je tvoja reč. Poď, ideme. A tak išli do mesta, v ktorom bol muž Boží.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Disse dunque Saul al servo: «Hai detto bene; su, andiamo» e si diressero alla città dove era l'uomo di Dio
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Então disse Saul ao moço: Dizes bem; vem, pois, vamos! E foram-se � cidade onde estava e homem de Deus.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Entonces Saúl dijo a su criado: --Bien dices; anda, vamos. Fueron a la ciudad donde estaba el hombre de Dios
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.사울이 그 사환에게 이르되 네 말이 옳다 가자 하고 그들이 하나님의 사람 있는 성으로 가니라
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Řekl tedy Saul služebníku svému: Dobrá jest řeč tvá, nu, jděmež. I šli do města, v kterémž byl muž Boží.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Saul a zis slugii: ,,Ai dreptate; haidem să mergem!`` Şi s'au dus în cetatea unde era omul lui Dumnezeu.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Saul sa til sin dreng: Du har rett; kom, la oss gå! Så gikk de til byen hvor Guds-mannen var.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.И сказал Саул слуге своему: хорошо ты говоришь; пойдем. И пошли в город, где человек Божий.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.Тогава Саул каза на слугата си: Добре казваш; ела да идем. И тъй отидоха в града, гдето беше Божият човек.
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.ויאמר שאול לנערו טוב דברך לכה נלכה וילכו אל העיר אשר שם איש האלהים׃
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.فقال شاول لغلامه كلامك حسن. هلم نذهب. فذهبا الى المدينة التي فيها رجل الله
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.掃 羅 對 僕 人 說 、 你 說 的 是 、 我 們 可 以 去 . 於 是 他 們 往 神 人 所 住 的 城 裡 去 了
Saul hizmetkârına, ‹‹İyi, haydi gidelim›› dedi. Böylece Tanrı adamının yaşadığı kente gittiler.掃羅對僕 人 說 、 你 說 的 是 、 我 們 可以 去 . 於是 他 們往 神人 所 住 的 城 裡 去了
"Sis kedi patileri ile gelir. Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider."" 안개가 온다. 작은 고양이 발로 소리없이 웅크리고 앉아 항구와 도시를 굽어보다가 다시 옮겨간다."
"Sis kedi patileri ile gelir. Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider.""הערפל בא על רגלי חתול קטן, הוא יושב מביט על נמל ועיר על ירכיים דוממות, ואז ממשיך."
"Sis kedi patileri ile gelir. Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider.""يأتي الضباب على قدمي قطةٍ صغيرةٍ، ليجلس مراقباً بصمتٍ الميناء و المدينة، ثم يسير"
"Sis kedi patileri ile gelir. Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider."この対比はシンプルです
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.A gdy zstąpili z góry do miasta, rozmawiał z Saulem na dachu.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.A když sešli s hory do města, mluvil s Saulem na vrchní podlaze.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.A keď sišli s výšiny do mesta, hovoril so Saulom na postreší.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Därefter gingo de ned från offerhöjden och in i staden. Sedan samtalade han med Saul uppe på taket.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Derefter gikk de ned fra haugen og inn i byen, og han satt og talte med Saul på taket.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Derpå steg de ned fra Offerhøjen fil Byen, og der blev redt til Saul på Taget.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Ðoạn , chúng đều xuống khỏi nơi cao , vào trong thành ; còn Sa-mu-ên trò_chuyện cùng Sau-lơ trên mái nhà .
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Ðoạn, chúng đều xuống khỏi nơi cao, vào trong thành; còn Sa-mu-ên trò chuyện cùng Sau-lơ trên mái nhà.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Então desceram do alto para a cidade, e falou Samuel com Saul, no eirado.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.És miután lejöttek a hegyrõl a városba, a felházban beszélgetett Saullal.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Ils descendirent du haut lieu à la ville, et Samuel s`entretint avec Saül sur le toit.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.In ko so prišli doli z višave v mesto, je govoril s Savlom na strehi.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.그들이 산당에서 내려 성에 들어가서는 사무엘이 사울과 함께 지붕에서 담화하고
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Na het feest gingen zij terug naar de stad en thuis nam Samuël Saul mee naar het dak om met hem te praten.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.S'au pogorît apoi de pe înălţime în cetate, şi Samuel a stat de vorbă cu Saul pe acoperişul casei.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Scesero poi dall'altura in città; fu allestito un giaciglio per Saul sulla terrazz
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Setelah itu mereka turun dari tempat ibadat itu dan masuk ke kota. Saul diberi tempat tidur di atas rumah
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Und da sie hinabgegangen waren von der Höhe zur Stadt, redete er mit Saul auf dem Dache.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Y cuando habían descendido del lugar alto a la ciudad, él habló con Saúl en la azotea
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.Και αφου κατεβησαν εκ του υψηλου τοπου εις την πολιν, συνωμιλησεν ο Σαμουηλ μετα του Σαουλ επι του δωματος.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.И като слязоха от високото място в града, Самуил се разговори със Саула на къщния покрив.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.И сошли они с высоты в город, и Самуил разговаривал с Саулом на кровле.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod