Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider."Si siede a guardare il porto e la città sulle sue piccole zampe, e poi va via."
Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider."Stă, privind peste port şi peste oraş, gânditoare, apoi pleacă."
Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider."Ze zit over de haven te turen op klamme billen, en gaat dan verder."
Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider."Αγναντεύει το λιμάνι και την πόλη με αθόρυβες πατημασιές, και μετά φεύγει".
Limana ve kente bakar çömelerek, sonra da gider."Садится и смотрит тихо на гавань и город, а после уходит".
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.A v tých dňoch vstala Mária a ponáhľajúc sa išla na vrchy, do mesta Júdovho.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Dans ce même temps, Marie se leva, et s`en alla en hâte vers les montagnes, dans une ville de Juda.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.En av de närmaste dagarna stod Maria upp och begav sig skyndsamt till en stad i Judeen, uppe i bergsbygden.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.En esos días se levantó María y fue de prisa a una ciudad en la región montañosa de Judá
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Fölkelvén pedig Mária azokban a napokban, nagy sietséggel méne a hegységbe, Júdának városába;
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.In quei giorni Maria si mise in viaggio verso la montagna e raggiunse in fretta una città di Giuda
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.이 때에 마리아가 일어나 빨리 산중에 가서 유대 한 동네에 이르러
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Kort daarop reisde Maria zo vlug zij kon naar het bergland van Judea om Elisabeth te bezoeken.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Maria aber stand auf in den Tagen und ging auf das Gebirge eilends zu der Stadt Juda's
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Maria s'a sculat chiar în zilele acelea, şi a plecat în grabă spre munţi, într'o cetate a lui Iuda.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Men Maria stod op i de dager og skyndte sig til fjellbygdene, til en by i Juda,
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Men Maria stod op i de samme Dage og drog skyndsomt til Bjergegnen til en By i Juda.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Naqueles dias levantou-se Maria, foi apressadamente � região montanhosa, a uma cidade de Judá,
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Niinä päivinä Maria nousi ja kulki kiiruusti vuorimaahan erääseen Juudan kaupunkiin
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Odpravi pa se Marija te dni in gre jadrno v gore, v mesto Judovo,
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Segera sesudah itu, Maria pergi ke sebuah kota di Yudea di daerah pegunungan
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Tedy povstavši Maria v těch dnech, odešla na hory s chvátáním do města Judova.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Tedy wstawszy Maryja w onych dniach, poszła w górną krainę z kwapieniem do miasta Judzkiego.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Trong những ngày đó , Ma-ri chờ dậy , lật_đật đi trong miền núi , đến một thành về xứ Giu-đa ,
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Trong những ngày đó, Ma-ri chờ dậy, lật đật đi trong miền núi, đến một thành về xứ Giu-đa,
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Σηκωθεισα δε η Μαριαμ εν ταις ημεραις ταυταις, υπηγε μετα σπουδης εις την ορεινην εις πολιν Ιουδα,
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Встав же Мария во дни сии, с поспешностью пошла в нагорную страну, в город Иудин,
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.През тия дни Мария стана и отиде бързо към хълмистата страна, в един Юдов град,
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.Уставши ж Мария тими днями, пійшла швидко в підгіррє, у город Юдин;
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.ותקם מרים בימים ההם ותמהר ללכת ההרה אל עיר יהודה׃
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.فقامت مريم في تلك الايام وذهبت بسرعة الى الجبال الى مدينة يهوذا.
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.那 時 候 馬 利 亞 起 身 、 急 忙 往 山 地 裡 去 、 來 到 猶 大 的 一 座 城
O günlerde Meryem kalkıp aceleyle Yahudanın dağlık bölgesindeki bir kente gitti.那 時候 馬利亞 起身 、 急忙 往 山地 裡去 、 來到 猶大 的 一 座 城
Onları kente sokmanın yollarını bulmalıyız. Ben bir yol buldum.Nous devons trouver un moyen de les transporter dans la capitale.
Onları kente sokmanın yollarını bulmalıyız.Ta phải tìm cách đưa nó vào thành.
Onları kente sokmanın yollarını bulmalıyız.Tenemos que encontrar la manera de introducirlas en al capital.
Onları kente sokmanın yollarını bulmalıyız.Мы должны найти способ провезти их в столицу.
Onları kente sokmanın yollarını bulmalıyız.Трябва да намерим начин, да ги внесем в столицата.
O zaman Yahudiyede bulunanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, kırdakiler kente dönmesin.그 때에 유대에 있는 자들은 산으로 도망할지며 성내에 있는 자들은 나갈지며 촌에 있는 자들은 그리로 들어가지 말지어다
O zaman Yahudiyede bulunanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, kırdakiler kente dönmesin.אז ינוסו אנשי יהודה אל ההרים ואשר הם בתוכה יצאו ואשר הם בפרזות אל יבואו בה׃
O zaman Yahudiyede bulunanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, kırdakiler kente dönmesin.حينئذ ليهرب الذين في اليهودية الى الجبال. والذين في وسطها فليفروا خارجا. والذين في الكور فلا يدخلوها.
O zaman Yahudiyede bulunanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, kırdakiler kente dönmesin.那 時 、 在 猶 太 的 、 應 當 逃 到 山 上 . 在 城 裡 的 、 應 當 出 來 . 在 鄉 下 的 、 不 要 進 城
O zaman Yahudiyede bulunanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, kırdakiler kente dönmesin.那時 、 在 猶 太 的 、 應當 逃到 山上 . 在 城裡 的 、 應當 出來 . 在 鄉下 的 、 不 要 進城
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.És a les elõsietett és elõtört Gibea ellen, és a les bevonult, és leölte az egész várost fegyvernek élivel.
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.In zasedniki so hiteli in naskočili Gibeo in so se namerili na mesto in vse pobili z ostrino meča.
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.복병이 급히 나와 기브아에 돌입하고 나아가며 칼날로 온 성읍을 쳤음이더라
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.Men nu brøt bakholdet op i hast og falt inn i Gibea, og bakholdet drog frem og slo hele byen med sverdets egg.
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.Những binh đã phục , lật_đật xông hãm Ghi-bê - a , đi tới lấy gươm giết hết_thảy cả người_ở thành .
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.Những binh đã phục, lật đật xông hãm Ghi-bê-a, đi tới lấy gươm giết hết thảy cả người ở thành.
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.og Bagholdet kastede sig i en Fart over Gibea og drog frem og huggede hele Byens Befolkning ned med Sværdet.
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.Zálohy pak pospíšily a obořily se na Gabaa, a rozvláčně troubivše zálohy, zbily všecko město ostrostí meče.
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.Засада же поспешила и устремилась к Гиве, и вступила и поразила весь город мечом.
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.והארב החישו ויפשטו אל הגבעה וימשך הארב ויך את כל העיר לפי חרב׃
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.فاسرع الكمين واقتحموا جبعة وزحف الكمين وضرب المدينة كلها بحد السيف.
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.伏 兵 急 忙 闖 進 基 比 亞 、 用 刀 殺 死 全 城 的 人
Pusudakiler ansızın Givaya saldırdılar. Bütün kente dağılarak halkı kılıçtan geçirdiler.伏兵 急忙 闖進 基 比亞 、 用刀 殺 死 全城 的 人
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.A ty tedy vstaň, idi do svojho domu; keď vkročia tvoje nohy do mesta, zomrie dieťa.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.A ty wstawszy idź do domu twego a gdy wchodzić będziesz do miasta, tedy umrze dziecię.
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.En cuanto a ti, levántate y vete a tu casa. Cuando tus pies entren en la ciudad, el niño morirá
‹‹Sana gelince, kalk, evine dön. Kente ayak basar basmaz çocuk ölecek.Et toi, lève-toi, va dans ta maison. Dès que tes pieds entreront dans la ville, l`enfant mourra.