Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Jól érezhetted magad, amikor eladtad.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.요리를 팔면서도 뿌듯했죠.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Man konnte sich also wohl dabei fühlen, ihn zu verkaufen.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Portanto, podia-me sentir bem em vendê-lo.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Så man kunde sälja den med gott samvete.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Takže jste mohli mít dobrý pocit z toho, že ji prodáváte.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Vì vậy các bạn mới có thể cảm thấy vui khi bán em ấy.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Więc można ją było sprzedawać bez wyrzutów sumienia.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Έτσι είχε ήσυχη τη συνείδησή του κανείς όταν το πουλούσε.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Да се чувстваш добре да я продаваш.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.Так что вы могли чувствовать себя уверенно, продавая эту рыбу.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.אז יכולת להרגיש נפלא כשמכרת אותו.
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.مما يجعلك تشعر بصورة جيدة عند بيعها .
Böylece balığı satarken kendinizi iyi hissedebiliyordunuz.数ヶ月の間 僕は
Böylece bir matrisin tersini hesaplamayı bildiğiniz için kendinize güveniniz artacak.당신이 역행렬을 계산하는 것에 대해 확신을 가질 수 있도록 말이지요.
Böylece bir matrisin tersini hesaplamayı bildiğiniz için kendinize güveniniz artacak.Nur damit Ihr wisst, dass es keine Schande ist wenn Ihr diese Umkehrung so berechnet.
Böylece bir matrisin tersini hesaplamayı bildiğiniz için kendinize güveniniz artacak.حتى تكونوا واثقسن من انكم تعلمون انه يمكنكم حساب المعكوس
Böylece bir matrisin tersini hesaplamayı bildiğiniz için kendinize güveniniz artacak.きみが逆行列を計算できると確信できるように。 これは、1 / この数字 掛ける ここ。a 掛ける d
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Altså give I eder selv det Vidnesbyrd, at I ere Sønner af dem, som have ihjelslået Profeterne.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Así dais testimonio contra vosotros mismos de que sois hijos de aquellos que mataron a los profetas
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Assim, vós testemunhais contra vós mesmos que sois filhos daqueles que mataram os profetas.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.A tak sami si vydávate svedoctvo, že ste synovia tých, ktorí povraždili prorokov.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.A tak świadczycie sami przeciwko sobie, że jesteście synowie tych, którzy proroki pozabijali.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ấy đó , các ngươi tự làm_chứng cho mình rằng thật_là con_cháu những người giết các đấng tiên_tri .
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ấy đó, các ngươi tự làm chứng cho mình rằng thật là con cháu những người giết các đấng tiên tri.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.e così testimoniate, contro voi stessi, di essere figli degli uccisori dei profeti
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Így hát magatok ellen tesztek bizonyságot, hogy fiai vagytok azoknak, a kik megölték a prófétákat.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Jadi kalian mengaku sendiri bahwa kalianlah keturunan orang-orang yang membunuh nabi-nabi
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.그러면 너희가 선지자를 죽인 자의 자손 됨을 스스로 증거함이로다
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Prin aceasta mărturisiţi despre voi înşivă că sînteţi fiii celor ce au omorît pe prooroci.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Protož osvědčujete sami proti sobě, že jste synové těch, kteříž proroky zmordovali.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Så gir I da eder selv det vidnesbyrd at I er deres barn som slo profetene ihjel;
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Så vittnen I då om eder själva, att I ären barn av dem som dräpte profeterna.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.So gebt ihr über euch selbst Zeugnis, daß ihr Kinder seid derer, die die Propheten getötet haben.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Tako pričate sami zoper sebe, da ste sinovi teh, ki so morili proroke.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Täyttäkää siis te isäinne mitta.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.U erkent dus dat u zonen bent van hen, die de profeten hebben vermoord.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Vous témoignez ainsi contre vous-mêmes que vous êtes les fils de ceux qui ont tué les prophètes.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Ωστε μαρτυρειτε εις εαυτους οτι εισθε υιοι των φονευσαντων τους προφητας.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Сим же сьвідкуєте самі на себе, що ви сини тих, що вбивали пророків.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.Така щото свидетелствувате против себе си, че сте синове на ония, които избиха пророците.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.таким образом вы сами против себя свидетельствуете, что вы сыновья тех, которые избили пророков;
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.ובכן תעידו על נפשכם כי בנים אתם לרוצחי הנביאים׃
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.فانتم تشهدون على انفسكم انكم ابناء قتلة الانبياء.
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.這 就 是 你 們 自 己 證 明 、 是 殺 害 先 知 者 的 子 孫 了
Böylece, peygamberleri öldürenlerin torunları olduğunuza kendiniz tanıklık ediyorsunuz.這 就 是 你 們 自己 證明 、 是 殺害 先 知者 的 子孫了
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Chaque fois que vous y entrez, vous devez préciser qui vous êtes, et qui sont vos amis.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Elke keer dat je ernaartoe gaat, moet je weer vertellen wie je bent en wie je vrienden zijn.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Jedes Mal wenn man dort hingeht muss man nochmal sagen wer man ist, wer seine Freunde sind.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Jokaiseen kirjauduttaessa on kerrottava kuka olet, ja ketkä ovat ystäviäsi.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.그런데 매번 가입할 때마다 본인이 누구이고 친구들이 누군지를 다시 알려줘야 합니다.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Ogni volta che ci si va, devi dire di nuovo chi sei. e chi sono tutti i amici.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Varje gång du går in, måste du berätta vem du är, och vilka alla dina vänner är.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Κάθε φορά που πηγαίνετε εκεί, πρέπει να του πείτε πάλι ποιος είστε και ποιοι είναι οι φίλοι σας.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Всеки път, когато влезете там, ще трябва да кажете отново, кой сте и кои са вашите приятели.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.Каждый раз, когда вы приходите туда, вы должны сказать, кто вы такой и кто ваши друзья.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.בכל פעם שאתה גולש לשם אתה צריך לומר שוב מי אתה ומיהם חבריך
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.كل مرة تذهب هناك، يتوجب عليك إعلامها بهويتك، ومن هم أصدقائك.
Bu ağlara ne zaman girseniz, kendinizi tekrar tanıtmak zorundasınızdır, ve tabi sizin bütün arkadaşlarınız da.入力します なぜそうする必要があるのでしょう?
Bu ahlakın kaynağıdır. Kendinizi başkasının yerine koyduğunuz hayali bir empati hareketi.Asta este sursa întregii moralități, acest act imaginativ de empatie, să te pui în locul altuia.