Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Mais en attendant, vous devez vous demander :
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Mas entretanto temos de nos perguntar a nós mesmos:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Men i mellemtiden skal man spørge sig selv:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Men under tiden måste du fråga dig själv:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Mientras tanto, deben preguntarse:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Na druhou stranu si ale zatím představte:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Namun sementara itu Anda harus bertanya :
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Na razie trzeba jednak zapytać:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Nhưng trong lúc đó bạn hãy tự hỏi bản thân:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:No zatiaľ sa musíte samých seba opýtať:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Αλλά πρέπει στο μεταξύ να αναρωτηθείτε:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Не междувременно се запитайте:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:Но в то же время, вы должны спросить себя:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:אבל אתם צריכים לשאול את עצמכם בינתיים:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:لكن يجب عليك أن تسأل نفسك في ذات الوقت:
Ama aynı zamanda kendinize şunu sormalısınız:人と対面する時 協力してもらうとしたら 嘘を見抜く訓練を受けた人と 180キロの嘘発見器を引きずって持ち込もうとしている人
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Aber zu einer Zeit war es ziemlich gwöhnlich sich selbst für einen Macher zu halten.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Ale czasami, dobrze jest pomyśleć o sobie jako o twórcy.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Ale jednou, bylo docela běžné na sebe pomýšlet jako na tvůrce.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Dar mai de mult, era obişnuit să te imaginezi făcând lucruri cu propriile mâini.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.De valamikor meglehetősen mindennapos volt úgy gondolni magunkra mint alkotókra.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.하지만 동시에, 스스로를 만드는 사람으로 생각하는 것은 아주 평범한 것입니다.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Maar er was een tijd dat het gemeengoed was om jezelf als maker te zien.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Mais il y eut une époque où il était assez banal de se considérer comme un créateur.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Ma un tempo, era abbastanza normale pensare a voi stessi come a dei maker.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Namun pada satu titik, cukup lazim untuk berpikir Anda sebagai pencipta.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Nhưng lúc này khá bình thường để nghĩ rằng bạn là nhà chế tạo
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Pero a la vez, era bastante común pensarse uno como hacedor.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Αλλά κάποτε, ήταν πολύ κοινότυπο να σκεφτείς τον εαυτό σου σα δημιουργό.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Но в един момент, беше често срещано да мислиш за себе си като създател.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.Но когда-то это было довольно распространено - считать себя создателем.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.אבל בזמנו, זה היה די מקובל לחשוב על עצמך בתור יוצר.
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.ولكن في نفس الوقت من الملائم جداً ان تصف نفسك بالمخترع \ الصانع
Ama bir noktada, kendinizi bir yapıcı olarak düşünmek olağandır.製造業者が特別なものでなく、 ありふれた人材であった時期がありました。
Ama işleri zorlaştıran siz kendinizsiniz.Dlaczego sami to sobie utrudniacie.
Ama işleri zorlaştıran siz kendinizsiniz.왜, 당신은 자신에 대 한 힘들어 하는 사람입니다.
Ama işleri zorlaştıran siz kendinizsiniz.Nun, ihr macht es euch ja selbst schwer.
Ama işleri zorlaştıran siz kendinizsiniz.Επιτέλους, εσείς κάνετε τα πράγματα δύσκολα για τον εαυτό σας.
Ama işleri zorlaştıran siz kendinizsiniz.لماذا أنت الشخص الذي تجعلها صعبة على نفسك.
Ama işleri zorlaştıran siz kendinizsiniz.白人は過去のように言いなりのままだと思っている。
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Ale pro sebe si říkáte:
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Bạn thầm nghĩ
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Dar te gândești,
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,E vocês não compreendem isto. Mas pensam para vocês mesmos:
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,E voi non capite.
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,하지만 당신 혼자 생각하기를
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Maar je denkt bij jezelf:
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Mais vous vous dites,
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Pero piensan para sí mismos,
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Und Sie verstehen das nicht.
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Αλλά σκέφτεστε:
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Но вы думаете про себя:
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,Но си мислите:
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,אבל אתם חושבים לעצמכם,
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,تُحَدّثك نفسك
Ama kendi kendinize düşünüyorsunuz,「この男の何が問題なのかはよくわからない
Ama kendinizi bir anlığına onun yerine koyun, ...dürüst bir insan olarak.De... ...egy percre képzelje magát a helyébe, ön, mint szavatartó ember.
Ama kendinizi bir anlığına onun yerine koyun, ...dürüst bir insan olarak.Ho... Представьте себя на минуту на его месте, вы, как человек слова...
Ama kendinizi bir anlığına onun yerine koyun, ...dürüst bir insan olarak.Maar... ...bedenk uzelf eens in zijn plaats. U, als man van eer.
Ama kendinizi bir anlığına onun yerine koyun, ...dürüst bir insan olarak.Mais... ...mettez-vous à sa position pour une minute, vous en tant qu'homme de votre parole.