Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Ära arva, et sa millekski kõlbad.
Bunu samimi olarak söylüyorum, kendinize iyi bakın.Vaata mind ja mõtle enese peale.
Kendinize şunu sorabilirsiniz: "Neden ben?Levinud mõtted selles etapis on: "Miks mina?
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")Kas ma saan enne seda teid aidata?").
Görmüyor musunuz ki sizin bu mutluluk arayışınız, kendinizi mutsuz ve çaresiz hissetmenizin asıl nedenidir?Mis on meie kalduvuses armastada iseennast nii piinlikku ja õnnetut?
Acaba çarpma işleminin kendi içinde bu özellikleri nasıl bulabiliriz, diye kendi kendinize soruyorsunuz. -수학을 연구하는 고대 수학자가 되봅시다 음수와 양수의 곱이
Acaba çarpma işleminin kendi içinde bu özellikleri nasıl bulabiliriz, diye kendi kendinize soruyorsunuz. -あなたは,古代の数学の哲学者で 正の数と負の数のかけ算がこれまで作ってきた 数学と全て一貫することを結論しました.
Afrika sahiline, bir bota yüklemek istiyorsanız, bunu kendiniz yapmak zorundaydınız.Afrikan rannikolle, laivaan, mikäli halusit ne pois Saharan keskeltä.
Afrika sahiline, bir bota yüklemek istiyorsanız, bunu kendiniz yapmak zorundaydınız.중앙에서 밖으로 나가고자 한다면 여러분은, 직접 보트를 타고 아프리카 해안으로 뼈를 수송해야 합니다.
Afrika sahiline, bir bota yüklemek istiyorsanız, bunu kendiniz yapmak zorundaydınız.לחוף של אפריקה,
Afrika sahiline, bir bota yüklemek istiyorsanız, bunu kendiniz yapmak zorundaydınız.إلى ساحل افريقيا إلى القوارب, اما إذا أردت نقلها من وسط الصحراء الكبرى
Afrika sahiline, bir bota yüklemek istiyorsanız, bunu kendiniz yapmak zorundaydınız.サハラの真ん中から運び出そうとすれば 約3千キロの道のりです
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.Ale rozumné odpovedaly a riekly: Aby snáď nebolo pre nás i pre vás málo, iďte radšej k predavačom a kúpte si!
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.슬기 있는 자들이 대답하여 가로되 우리와 너희의 쓰기에 다 부족할까 하노니 차라리 파는 자들에게 가서 너희 쓸 것을 사라 하니
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.А мудрые отвечали: чтобы не случилось недостатка и у нас и у вас, пойдите лучше к продающим и купите себе.
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.Відказали ж розумні, говорячи: Щоб не стало нам і вам; а йдіть лучче до тих, що продають, та. й купіть собі.
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.ותענינה החכמות לאמר לא כן פן יחסר לנו ולכן כי אם לכנה אל המוכרים וקנינה לכן׃
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.فاجابت الحكيمات قائلات لعله لا يكفي لنا ولكنّ بل اذهبن الى الباعة وابتعن لكنّ.
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.聰 明 的 回 答 說 、 恐 怕 不 彀 你 我 用 的 . 不 如 你 們 自 己 到 賣 油 的 那 裡 去 買 罷
‹‹Akıllılar, ‹Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın› dediler.聰明 的 回答 說 、 恐怕 不 彀 你 我 用 的 . 不如 你 們自己 到 賣油 的 那 裡去買罷
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)De vloeiende beelden en omgevingsgeluiden dragen er samen toe bij dat je jezelf volledig verliest onder water.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)Grafica fluidă şi sunetele ambientale se combină pentru a vă ajuta să vă cufundaţi complet în apă.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)부드러운 그래픽과 잔잔한 음향이 모아져 사용자는 완전히 물속으로 빠져들 수 있습니다.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)La fluidité de l'image et les bruits d'ambiance se mélangent pour vous perdre complètement sous l'eau.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)La grafica fluida e l'audio ambientale si uniscono e fanno sì che ci si perda completamente sott'acqua.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)Płynna grafika i nastrojowe dźwięki łączą się, żeby pomóc całkowicie zatracić się pod wodą.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)В сочетании, живая графика и звуковое окружение помогают вам полностью погрузиться в воду.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)Плавната графика и околните звуци се комбинират, за да ти помогнат напълно да се изгубиш под вода.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)הגרפיקה הזורמת והקולות הסביבתיים משולבים כדי לאפשר לכם לאבד את עצמכם לגמרי מתחת למים.
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)إن الرسوم الانسيابية والأصوات المحيطة تتحد لتساعدك على أن تنسى نفسك تحت الماء.)
Akışkan grafikler ve çevre sesleri birleşip kendinizi suyun altında kaybetmenizi sağlıyor.)まるで水中にいるかのような感覚を与えてくれます"
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.A-klinikalle ei tarvita lähetettä, vaan ajan voi varata itse.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.Du behöver ingen remiss till A-kliniken, utan kan själv boka en tid.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.No es necesario pedir un volante para acudir a un centro A-klinikka, puede pedir cita uno mismo.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.Для посещения А-клиники направление не требуется, вы можете записаться туда самостоятельно.
A-klinik için sevke ihtiyaç yoktur, kendiniz randevu alabilirsiniz.ليست هناك حاجة إلى تحويلة للذهاب إلى العيادة A، ولكن من الممكن أن يحجز الشخص الموعد بنفسه.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Als mit den Klugen rede ich; richtet ihr, was ich sage.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Como a sensatos os hablo; juzgad vosotros lo que digo
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Falo como a entendidos; julgai vós mesmos o que digo.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jag säger detta till eder såsom till förståndiga människor; själva mån I döma om det som jag säger.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jako mądrym mówię; rozsądźcie wy, co mówię.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jako rozumným hovorím. Vy sami posúďte, čo vravím.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jakožto opatrným mluvím. Vy suďte, co pravím.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jeg taler som til forstandige; dømmer selv, hvad jeg siger.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Jeg taler til eder som til forstandige; døm selv det jeg sier!
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Je parle comme à des hommes intelligents; jugez vous-mêmes de ce que je dis.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Kakor pametnim govorim; razsodite vi, kar pravim.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.나는 지혜 있는 자들에게 말함과 같이 하노니 너희는 내 이르는 말을 스스로 판단하라
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Minä puhun niinkuin ymmärtäväisille; arvostelkaa itse, mitä minä sanon.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Mint okosokhoz szólok, ítéljétek meg ti, a mit mondok.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Parlo come a persone intelligenti; giudicate voi stessi quello che dico
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Tôi nói với anh em cũng như nói với kẻ thông minh; chính anh em hãy suy xét điều tôi nói.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Tôi nói với anh_em cũng_như nói với kẻ thông_minh ; chính anh_em hãy suy_xét điều tôi nói .
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.U bent verstandige mensen; beoordeel zelf of ik gelijk heb.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Vă vorbesc ca unor oameni cu judecată: judecaţi voi singuri ce spun.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Λεγω ως προς φρονιμους κρινατε σεις τουτο το οποιον λεγω
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Всичко е позволено, но не всичко е полезно; всичко е позволено, но не всичко е назидателно.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Я говорю вам как рассудительным; сами рассудите о том, чтоговорю.
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.Яко мудрим глаголю; судіть, що я глаголю:
Aklı başında insanlarla konuşur gibi konuşuyorum. Söylediklerimi kendiniz tartın.כמו אל נבונים מדבר אנכי ושפטו אתם את אשר אמר׃