Kendinize konuşma izni verdiniz.You give yourself permission to talk.
Siz, kendinizden konuşma izni aldınız.You take the permission to talk from yourself.
Şu andaki pencereye sadece kendinizin görebileceği yatay bir çizgi eklerInsert a horizontal line into the current tab that only you can see
Sıralama numarası oluşturulamadı. Lütfen kendiniz değiştirin.Unable to generate sorting number. Please change manually.
Kendinizi Deneyin:Test Yourself:
Kendinizinkini yapın...Make your own...
Kendinize söylüyorsunuz:You say to yourself:
Yazdırma boyutunu aşağıdaki diyalog ile kendiniz belirleyin. Resim sayfaya ortalanmıştır.Set the print size yourself in the dialog below. The image is centered on the paper.
Veran Matiç: Bu tür ödüller elbette her zaman kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.Veran Matic: Of course, these kinds of awards always make you feel good.
Sabah uyandığınızda, kendinizi hâlâ 1993 yılında gibi hissediyorsunuz.One gets the sense, when getting up in the morning, that we are still somewhere in 1993.
Krijezi, "Belgrad'ın bir metropol ve kendinizi bulabileceğiniz bir şehir olduğu tartışılmaz." dedi."Belgrade is indisputably a metropolis and a city where you can find yourself," Krijezi concluded.
SETimes: Yunanistan'da bir girişimci olarak kendinizi nasıl hissediyorsunuz?SETimes: How do you feel as an entrepreneur in Greece?
Kendinizi “çingene” olarak tanıttığınız için hiç eleştiri aldınız mı?Do you ever get criticized for using the word "gypsy" in your title?
Kendinizi Hindistan ve Hint kültürüne yakın hissediyor musunuz?Do you feel a close kinship with India and its culture?
Günlük bazda, kendinizi Priştine ve Belgrad ile hangi konularda ilişki içinde buluyorsunuz?On a day-to-day basis, what issues do you find yourself involved in with Pristina and Belgrade?
Ve kendinizi öldürmeyin.You shall not kill yourselves.
Kendinizi de almayın. cidden.Don't take yourselves too seriously.
Başkaları sizi yaşamaya zorlayabilirse, kendinize sahip değilsiniz ve onlara aitsiniz. [1]If others can force you to live, you do not own yourself and belong to them.[7]
Ayrıca Haskell gibi operatörü kendiniz tanımlayabilirsiniz.Also like Haskell you could define the operator yourself.
Kendinize saygı duyun.Respektiere dich selbst.
Kendinizi ne sanıyorsunuz?Was glauben Sie, wer Sie sind?
Kendinize iyi bakın!Passt gut auf euch auf!
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Ich will für euch und eure Kinder sorgen.
( Statünüzün, gücünüzün ya da güvendiklerinizin kaynağı yine kendinizsiniz. )Uwe Schimank: Handeln und Strukturen.
Kendinize gelin!" diye bağırır ve gider.Wrong princess!“ sagt und geht.
Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın.Sei nicht allein mit deinen finsteren Gedanken.
Genç adam, kendinize iyi bakın.Und das junge Volk mimt fleißig sich selbst.
Kendinizin ve diğer oyuncuların zırhlarını büyülemektir.Sich selbst und andere begeistern.
P314 Kendinizi iyi hissetmezseniz, tıbbi tavsiye/müdahale alınız.P314 Bei Unwohlsein ärztlichen Rat einholen / ärztliche Hilfe hinzuziehen.
Kendinizi kurtarın.Hilf dir selbst...
P312 Kendinizi iyi hissetmezseniz, ZEHİR MERKEZİNİ veya doktoru/hekimi arayın.P312 Bei Unwohlsein Giftinformationszentrum / Arzt / … anrufen.
Kendinize iyi bakın.Pass auf dich auf.
Bunu samimi olarak söylüyorum, kendinize iyi bakın.Ich versuche, ehrlich zu Dir zu sein.
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")Na gut, welches Teil soll ich ausziehen?“).
Daha önce hiç kendinizi rahatsız hissedene kadar çok yediniz mi?Ob es daran lag, dass man schon vorher in Feierlaune war?
Değişebilirsiniz ancak kendinizi kaybetmemelisiniz.Du kannst verdrängen, aber nicht vergessen.
Fakat kendinizi onlara sakın kaptırmayın.Bitte machen Sie sich deshalb keine Sorgen.
Kendinizi işe verin.Consacrez-vous à votre travail.
Kendinize dikkat edin!Faites bien attention !
Kendinizi küçümsemeyin.Ne vous sous-estimez pas.
Kendinizi küçük düşürdünüz.Vous vous êtes abaissés.
Görevleri kendinize ve başkalarına açıkça atayın.Assigner clairement les tâches pour soi-même et les autres.
Fakat kendinizi onlara sakın kaptırmayın.Vous ne les jetez pas autour de vous.
Çünkü sahneyi çekiyorsunuz, kendinizi işinize kaptırmışsınız.Laissez-nous la scène, nous vous laissons la vie.
Kendinizi bilip, düşmanı bilmiyorsanız, kazanacağınız her zafere karşın yenilgiyle de tanışabilirsiniz.Si tu ignores ton ennemi et que tu te connais toi–même, tes chances de perdre et de gagner seront égales.
Kendinize iyi bakın.Prenez soin de vous.
Kendinize bir meslek bulup para kazanmanız gerekecektir.Ils doivent obtenir un travail pour avoir l'argent nécessaire.
Ne kendinizi ne de düşmanı bilmiyorsanız sizin için gireceğiniz her savaşta yenilgi kaçınılmazdır.'Puis il ne t'est fait aucun grief si tu invites chez toi l'une de celles que tu avais écartées.'
Kendinizi kurtarın.Sacrifiez-vous.
“Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.Reste en vie pour les enfants ! ».
Görmüyor musunuz ki sizin bu mutluluk arayışınız, kendinizi mutsuz ve çaresiz hissetmenizin asıl nedenidir?Et comment pouvez-vous l'aider à être heureux et éveillé ?
Kendinizi çıkarmak mümkün olacak mı?.")Serais-tu capable d'en faire autant ? »).
Uzaklaşın benden ve koruyun kendinizi Zerdüşt’e karşı.Ayez recours à moi, mettez-vous sous ma protection.
İnsanları bilhassa kendiniz etkileyebileceğiniz şeylerle çalışmayı seviyorum".Vous encouragez les gens en voyant ce qui est bon en eux ».
Bir dili iyi öğrenmek istiyorsanız, onu kendiniz öğrenin.Si usted quiere aprender bien una lengua, estúdiela por su cuenta.
Bana inanmıyorsanız, gidin ve kendiniz görün.Si no me cree, vaya y véalo por sí mismo.
Kendinizi hasta hissediyor musunuz?¿Os sentís mal?
Onu kendiniz mi yaptınız?¿Lo hicisteis por vosotros mismos?
Beş yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?¿Dónde os veis en cinco años?
Evde kendinizi güvende hissediyor musunuz?¿Se siente seguro en casa?