Günde kaç kaç kez aynada kendinize bakarsınız?How many times a day do you look at yourself in the mirror?
Kendinize iyi bakın.Take good care of yourself.
Yapmanız gereken tek şey kendinize bakmaktır.All you have to do is to take care of yourself.
Kendini dizginlemeyi öğrenmelisin.You should learn to restrain yourself.
Kendini tanıtmalıydın.You should have introduced yourself.
Kendinizi kontrol etmelisiniz.You must control yourself.
Kendini yargılamalısın.You must judge for yourself.
Kendini daha fazla savunmaya çalışsan iyi olur.You'd better try to assert yourself more.
Sen şimdi kendini geçindirecek kadar yaşlısın.You are now old enough to support yourself.
Bu kıza kendini tanıtmalıydın.You should have introduced yourself to the girl.
Senin yaşında kendini geçindirmelisin.At your age you ought to support yourself.
Kendiniz de gidebilirsiniz.You may as well go yourself.
Öğretmenle kendiniz konuşmalısınız.You should talk to the teacher yourself.
Kendini kötü hissediyor musun?Are you feeling under the weather?
Kendinizi hasta hissediyor musunuz?Are you feeling sick?
Kendini yorma.Take it easy.
Ateş yanarken kendinizi ısıtın.Warm yourself while the fire burns.
Kendini sıcaklığın ani değişimlerine göre ayarlamak zordur.It is difficult to adapt oneself to sudden changes of temperature.
Prenses ona gülmekten kendini alamadı.The princess couldn't help laughing at him.
Uzanın ve kendinizi rahatlatın.Lie down and make yourself comfortable.
Lütfen kendinizi ifade etmekten çekinmeyin.Please feel free to express yourself.
Kendinize bir içki alın.Help yourself to a drink.
Genel anlamda, tarih kendini tekrar eder.Generally speaking, history repeats itself.
Bütün gün kendinizi eve kapamak sağlığınız için iyi değildir.It is not good for your health to shut yourself in all day.
Sıkı çalışma ve kendini adama sana başarıyı getirecektir.Hard work and dedication will bring you success.
Kendini bir doktora muayene ettirmelisin.You should have a doctor check you out.
Başkan Lincoln kendi kendini yetiştirmiş bir insandı.President Lincoln was what we call a self-made man.
Mary kendini tüm pencereleri kapalı odaya kapattı.Mary shut herself up in the room, with all the windows closed.
Mary'nin konuşacak hiç kimsesi yok fakat o kendini yalnız hissetmiyor.Mary has nobody to talk with, but she doesn't feel lonely.
Yönetici başarısızlık için kendini suçladı.The manager blamed himself for the failure.
Öncelikle, kendinizi tanımalısınız.To begin with, you must know yourself.
O kötü bir gün için kendini sigortalattı.He insured himself for a rainy day.
Sadece kendini benim yerime koy.Just put yourself in my shoes.
Henry kendini geçindirmek için yeterince yaşlıdır.Henry is old enough to support himself.
Betty kendini yatağa attı.Betty laid herself on the bed.
Bay Ford'a kendini yetiştirmiş insan denilir.Mr Ford is what is called a self-made man.
Kendini gülünç duruma düşürmeyi bırak. Herkes sana gülüyor.Stop making a fool of yourself. Everyone is laughing at you.
Kendini adama.Don't commit yourself.
Onun kendini niçin öldürdüğü hâlâ bir sır.Why he killed himself is still a mystery.
Tom uyandığında kendini garip bir odada buldu.Tom awoke to find himself in a strange room.
Tom kendini nasıl ifade edeceğini bilemiyordu.Tom was at a loss how to express himself.
Tom kendini incitti.Tom hurt himself.
Tom yaptığı her şeyde kendini beğenir.Tom enjoys himself at everything he does.
Tom o kadar zeki ki sınıfta kendini gösteriyor.Tom is so intelligent that he stands out in class.
Tom bir beyzbol oyuncusu olarak kendini mahvetti.Tom burned himself out as a baseball player.
Lütfen ateşte kendini ısıt.Please warm yourself at the fire.
Lütfen bana kendinizden söz edin Bay Anthony.Tell me about yourself, please, Sir Anthony.
Elinizden geldiği kadar kendinizi açık biçimde ifade edin.Express yourself as clearly as you can.
Annesi kızına onu kendinin yapmasını söyledi.The mother told her daughter to do it herself.
Bunu yaparsan kendini alay konusu edersin.If you do that, you're going to subject yourself to ridicule.
Divana otur ve kendini rahat hisset.Sit on the sofa and feel at ease.
Savaş tutuklusu kendini büyük bir onurla taşıdı.The prisoner of war bore himself with great dignity.
Sırrı kendinize saklayın.Keep the secret to yourself.
Hırsız kendini polis olarak gizlemiş.The thief disguised himself as a policeman.
Hırsız yaşlı bir kadın olarak kendini gizledi.The thief disguised himself as an old lady.
Adam kendini savunmak için yalvardı.The man pleaded self-defence.
Dedektif kendini yaşlı bir beyefendi olarak kamufle etti.The detective disguised himself as an old gentleman.
Çocuk yardım için çığlık attı ama kendini duyuramadı.The boy screamed for help, but couldn't make himself heard.
Küçük çocuk babasının kollarında kendini güvende hissetti.The little boy felt secure in his father's arms.
Genç doktor kendini yoksul ve hastalara yardım etmeye adadı.The young doctor devoted himself to helping the poor and sick.