Kendine yalan söyleme.Don't lie to yourself.
Tom düşüncesini kendine sakladı.Tom kept his opinion to himself.
Kendi kendine mi konuşuyorsun?Are you talking to yourself?
Biz oldukça kendine güvenendik.We were pretty confident.
Tom kendi kendine olan yaralardan öldü.Tom died from self-inflicted injuries.
Kendine yeterli zaman ver.Give yourself enough time.
Tom onu kendi kendine boyadı.Tom painted it himself.
Tom kendi kendine yardım kitabı okudu.Tom read a self-help book.
Mary kendine güvenen ve bağımsızdır.Mary is confident and independent.
Tuhaf ama kapı kendi kendine açıldı.It's strange, but the door opened on its own.
Artık bir çocuk değilsin, kendine bakabilirsin.You're not a kid anymore, you can take care of yourself.
Tom'un kendine daha iyi bakması gerekecek.Tom is going to have to take better care of himself.
Tom kendine pahalı bir saat aldı.Tom bought himself an expensive watch.
Tom kendine Fransızca öğrettiğini söylüyor.Tom says he taught himself French.
Tom kendine bir bardak viski doldurdu.Tom poured himself a glass of whisky.
Deniz kendi kendine derinleşecek.The sea will turn deep by itself.
Tom kendine yeni bir spor araba aldı.Tom bought himself a new sports car.
O oldukça akıllı ama çok kendine güvenen.He's pretty wise but too self-confident.
Onu kendine örnek alma.Don't follow her example.
Tom tam olarak kendine söylenildiği gibi yaptı.Tom did exactly as he was told.
Eğer kendine saygı gösterirsen öyleyse diğerleri sana saygı gösterir.If you respect yourself, then others will respect you.
Kendi kendine teşhis koyma tehlikeli olabilir.Self-diagnosis can be dangerous.
Neden kendine bunu yapıyorsun?Why are you doing this to yourself?
Ve o kendine bir keskin nişancı diyor!And he calls himself a sniper!
Hiç kendine güvenen değildim.I wasn't confident at all.
Maria kendine yeni bir çamaşır makinesi almak istiyor.Maria wants to buy herself a new washing machine.
Kendine gel, çocuk!Behave yourself, kid!
Neden bunu kendine yapmaya devam ediyorsun?Why do you keep doing this to yourself?
Düşüncelerini kendine sakla.Keep your thoughts to yourself.
Herkim kendine bakmazsa yaşlandıkları gibi kötüye gidecekler.Whoever doesn't take care of themselves will get worse as they age.
Tom kendi kendine gülümsedi.Tom smiled to himself.
Kendine gelmeni istiyorum.I want you to behave yourself.
Tom kendine yeni bir diş fırçası aldı.Tom bought himself a new toothbrush.
Tom gerçekten kendine güvenen bir çocuk.Tom is a really confident kid.
Onun kendine hayrı olmuyor.He couldn't act his way out of a paper bag.
Onun kendine hayrı dokunmuyor.She couldn't act her way out of a paper bag.
Burada kendi kendine iyi olacağından emin misin?Are you sure you'll be alright here by yourself?
Kendine zarar verme.Don't hurt yourself.
Tom kendine bir koltuk buldu.Tom found himself a seat.
"Neden?" O herkesin kendine sorduğu basit soruydu."Why?" That was the simple question everyone was asking themselves.
Tom kendine bir bilet aldı.Tom bought himself a ticket.
Tom kendine bir kazak satın aldı.Tom bought himself a sweater.
Kendi kendine giden arabalar kendileri götürürler.Self-driving cars drive themselves.
Tom kendine bir ev inşa etti.Tom built himself a house.
Tom odasında kendine barikat kurdu.Tom barricaded himself in his room.
Kendine dikkat etmeni istiyorum.I want you to look out for yourself.
Bizler kendine güvenen bir grup adamız.We're a confident group of guys.
Tom tamamen kendi kendine öğrendiğini söyledi.Tom said he's entirely self-taught.
Tom'un kendine acımak için zamanı yoktu.Tom didn't have time for self-pity.
Tom kendine meraklı diyor.Tom calls himself a hobbyist.
Kendine bir şans ver.Take a chance on yourself.
Kendine bir şans tanı.Take a chance on yourself.
Tom Mary'yi kendine özel hissettirdi.Tom made Mary feel special.
Kendine dert etme.Don't trouble yourself.
Nike az önce kendi kendine yapışan ayakkabıları çıkardı.Nike has just released a pair of self-lacing shoes.
Tom'un kendine hiç saygısı yok.Tom has no self-esteem.
Tom kendine değer veren biri değil.Tom has no self-esteem.
Tom sadece kendi kendine gülebildi.Tom could only chuckle.
O kendi kendine mi konuşuyor?Is she talking to herself?
Fadıl, ikizlerin daha agresif ve kendine güveneniydi.Fadil was the more aggressive and assertive of the two twins.