Tom'un kendine güveni yüksektir.Tom's confidence is high.
Tom kendine tekrar zarar vermeyecek.Tom won't hurt himself again.
Tom, bulaşık yıkadığı zaman kendi kendine bir melodi mırıldandı.Tom hummed a tune to himself as he did the washing up.
Kendine bir takma ad veremezsin.You can't give yourself a nickname.
Tom kendine yardımcı oldu.Tom helped himself.
Tom kendine olan güvenini kaybetti.Tom lost confidence in himself.
Tom kendine bakmak için çok cılız.Tom is too weak to look after himself.
Kendine yardım edemezsin.You can't help yourself.
Sadece kendine bak.Just look at yourself.
Tom kendine bir araba satın alamaz.Tom can't buy himself a car.
Aynada kendine nasıl bakıyorsun?How do you look at yourself in the mirror?
Kendine ne yaptın?What have you done to yourself?
Kendine yardımcı olamazsın, değil mi, Tom?You can't help yourself, can you, Tom?
Tom taşınmak ve kendine ait bir yer bulmak istiyor.Tom wants to move out and find a place of his own.
Tom kendine bir bardak daha doldurdu.Tom poured himself another glass.
Dikkat çekmek için kendine bir şey yapma.Don't do anything to attract attention to yourself.
Neden arka planında Boston manzarası olan kendine ait bazı resimler çekmiyorsun?Why don't you take some pictures of yourself with scenery of Boston in the background?
Tom kendine bir fincan çay doldurdu.Tom poured himself a cup of tea.
Tom kendine çabucak bir sandviç yaptı.Tom quickly made himself a sandwich.
Güle güle! kendine iyi bak!Bye! Take care!
Kendine güvenmelisin.You should rely on yourself.
Tom kendine kapının yanında bir koltuk buldu.Tom found himself a seat near the door.
Tom kendine bir mektup yazdı.Tom wrote a letter to himself.
Tom kendine büyük bir tabak dondurma ikram etti.Tom treated himself to a large dish of ice cream.
Tom onu asla tekrar yapmayacağına dair kendine söz verdi.Tom promised himself he'd never do that again.
Tom her gün otuz dakika Fransızca çalışacağına dair kendine söz verdi.Tom promised himself he would study French for thirty minutes every day.
Tom kendine biraz viski doldurdu.Tom poured himself some whiskey.
Tom kendine bir tabak daha dondurma aldı.Tom helped himself to another dish of ice cream.
Tom'un kendine çok güveni var.Tom has a lot of confidence in himself.
Tom kendine birkaç yumurta kızarttı.Tom fried himself some eggs.
Tom sırrı kendine saklayamadı.Tom couldn't keep the secret to himself.
Tom Mary'nin mektubunu okurken kendi kendine kıkırdadı.Tom chuckled to himself as he read Mary's letter.
Tom kendine bir smokin aldı.Tom bought himself a tuxedo.
Tom kendine bir spor araba aldı.Tom bought himself a sports car.
Tom kendine bir köpek aldı.Tom bought himself a dog.
Tom her zaman kendine öncelik tanır.Tom always puts himself first.
Tom'un aynada kendine baktığını gördüm.I saw Tom looking at himself in the mirror.
Dan kendine benzin fışkırttı ve kendini yakmakla tehdit etti.Dan sprayed gasoline on himself and threatened to set himself on fire.
Dan kendi kendine konuşurken, mutfakta oturuyordu.Dan was sitting in the kitchen, talking to himself.
Neden Tom onu kendine yapıyor?Why does Tom do that to himself?
Tom kendi kendine kayak yapmayı öğrendi.Tom taught himself how to ski.
Sık sık kendi kendine konuşur musun?Do you often talk to yourself?
Kendine nasıl destek oldun?How did you support yourself?
Tom kendine yeni bir saksafon aldı.Tom bought himself a new saxophone.
Tom kendine bir mikroskop satın aldı.Tom bought himself a microscope.
Tom kendine yardım edecek birini istiyor.Tom wants somebody to help him.
Tom Mary'nin kendine gelmesini istedi.Tom asked Mary to behave herself.
Tom kendine geldi mi?Did Tom ever regain consciousness?
Kendine bir fincan kahve almaya git.Go get yourself a cup of coffee.
Git kendine bir fincan kahve al.Go get yourself a cup of coffee.
Bazı insanlar kendine zarar vermeyi teselli edici buluyor.Some people find self-harm comforting.
Kendine zarar verme genellikle cinnetin bir göstergesi olarak kabul edilir.Self-harm is often regarded as an indicator of insanity.
Tom böylesine çekingen bir adam. O oldukça kendine güvensiz gibi görünüyor.Tom is such a diffident man. He seems to have quite low self-esteem.
Tom kendine bakmada oldukça yeteneklidir.Tom is quite capable of looking after himself.
Eşim kendine çok fazla para harcıyor.My wife spends too much money on herself.
Tom kendine çok güvenendi.Tom was overconfident.
Tom çok kendine has.Tom is very idiosyncratic.
Tom kendine bir viski daha doldurdu.Tom poured himself another scotch.
Tom kendine bir viski daha döktü.Tom poured himself another scotch.
O kendine bakan çocuğu seviyor.He likes the boy looking at him.