Ana içeriğe geç
Sözlük

kendine ile cümle

kendine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kendine gel! Bütün hafta bir şey yapmadın.Snap out of it! You haven't done a thing all week.
Tom onu kendine sakladı.Tom kept it to himself.
Tom kendine bakamadı.Tom couldn't look after himself.
Hata yapmak için kendine izin ver.Allow yourself to make mistakes.
Tom kendine bir bardak su doldurdu.Tom poured himself a glass of water.
Çeşmenin önünde gitarıyla kendine eşlik eden genç bir kadın vardı.In front of the water fountain, there was a young woman accompanying herself on a guitar.
Tom mutfakta kendine yiyecek bir şey yapıyor.Tom is in the kitchen making himself something to eat.
Tom banyo aynasında kendine baktı.Tom looked at himself in the bathroom mirror.
Tom dikiz aynasında kendine baktı.Tom looked at himself in the rear-view mirror.
Bütün gün aynada kendine bakar.He looks at himself all day in the mirror.
Tom mutfağa gitti ve kendine bir fincan kahve doldurdu.Tom went into the kitchen and poured himself a cup of coffee.
Tom, Mary'yi kendi kendine konuşurken duydu.Tom heard Mary talking to herself.
Onu kendine saklamanı söyledim.I told you to keep that to yourself.
Tom tekrar kendine benziyor.Tom looks like himself again.
Şu andan itibaren fikirlerini kendine saklamanı öneriyorum.I suggest you keep your opinions to yourself from now on.
Tom kendine aynı soruyu soruyor gibi görünüyor.Tom seems to be asking himself that same question.
Kendine yararsız sorular sormayı durdur.Stop asking yourself useless questions.
Kendine yiyecek bir şey almalısın.You should buy yourself something to eat.
Kendine yeni bir kravat almalısın.You should buy yourself a new tie.
Kendine yeni bir bıçak almalısın.You should buy yourself a new knife.
İşte biraz para. Git kendine bir içki satın al.Here's some money. Go buy yourself a drink.
Sadece kendine daha fazla zaman vermek zorundasın.You just have to give yourself more time.
Beklerken kendine yiyecek bir şey al.While you're waiting, get yourself something to eat.
Tom Mary'yi kendine yardım etmesi için işe aldı.Tom hired Mary to help him.
Kendine ait birini almak zorundasın.You'll have to get one of your own.
O kendine karşı çok koruyucu.He's very protective of him.
Tom kendi kendine konuşuyor.Tom is talking to himself.
Tom kendi kendine konuşmaya başladı.Tom started talking to himself.
Tom sadece kendi kendine konuşuyor.Tom is just talking to himself.
Kendine bir gitar al.Get yourself a guitar.
Sanırım Tom kendine söylendiği gibi yapacak.I think Tom will do as he's told.
Tom polise kendine komplo kurulduğunu söyledi.Tom told the police he had been framed.
Tom'un aptalca tavsiyesine uyduğum için kendine kızgınım.I'm mad at myself for following Tom's stupid advice.
Mary'nin kendine saygısı az.Mary has low self-esteem.
Tom'un bir bebek olarak kendine ait çok az sayıda fotoğrafları var.Tom has very few photos of himself as a baby.
O yazdan önce üç kilo kaybedeceğine dair kendi kendine söz verdi.She promised herself she would lose three kilos before the summer.
Kendine yeni bir araba satın aldı.He bought himself a new car.
Ona söylemedim. O kendi kendine öğrendi.I didn't tell her. She found out by herself.
Son günlerde aynada kendine baktın mı?Have you looked at yourself in the mirror recently?
Mary muhtemelen sınıfındaki en utangaç ve kendine en az güvenen bir kızdı.Mary was probably the shiest and least confident girl in her class.
Mary Tom'u kendine karşı sadakatsiz olmakla suçladı.Mary accused Tom of being unfaithful to her.
Aynada kendine bakmaktan hoşlanır mısın?Do you like looking at yourself in the mirror?
O, aynada kendine hayran kaldı.She admired herself in the mirror.
Tom kendine bir bira daha aldı.Tom got himself another beer.
Tom kendine yiyecek bir şey hazırlıyor.Tom is making himself something to eat.
Tom kendine bir kız arkadaş buldu.Tom has found himself a girlfriend.
Tom kendine inanamadığına söylüyor.Tom says he can't trust himself.
Tom kendine bir sandviç yapıyor.Tom is making himself a sandwich.
Tom kendine yalan söylenildiğini biliyor.Tom knows he's been lied to.
Tom kendine yalan söylendiğini biliyor.Tom knows he's being lied to.
Tom kravatını gevşetti ve kendine bir içki doldurdu.Tom loosened his tie and poured himself a drink.
Tom kendine büyük bir kahvaltı hazırladı.Tom made himself a big breakfast.
Tom kendine bir fırt burbon doldurdu.Tom poured himself a shot of bourbon.
Kendine yeni bir bisiklet aldığını görüyorum.I see you got yourself a new bicycle.
Tom kendine bir bardak şarap doldurdu.Tom poured himself a glass of wine.
Kendine inanıncaya kadar Tanrıya inanamazsın.You cannot believe in God until you believe in yourself.
Sen kendine inanıncaya kadar hiç kimse sana inanmayacak.No one will believe in you until you believe in yourself.
Tom kendine ait olmayan bir şeyi götürdü.Tom took something that didn't belong to him.
Neden kendine içecek bir şey almıyorsun?Why don't you get yourself something to drink?
Hey, kendine dikkat et.Hey, watch yourself.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod