Tom kendine neyin çarptığını bilmiyordu.Tom didn't know what hit him.
Kendine gel, Tom.Pull yourself together, Tom.
Tom sık sık kendi kendine konuşur.Tom often talks to himself.
Bunu kendine sakla, Tom.Keep this to yourself, Tom.
Tom çok kendine güvenen değil.Tom isn't so confident.
Tom kendine yardım edemez.Tom can't help himself.
Tom kendine hâkim olamıyor.Tom can't help himself.
Kendine bir koltuk bul.Find yourselves a seat.
Bunu kendine sakla.Keep this to yourself.
Onu kendine sakla.Keep that to yourself.
Kendine bir içki al.Have yourself a drink.
Kendine sakla.Keep it to yourself.
Sorunlar genelde kendi kendine yok olmazlar.Problems don't usually go away by themselves.
Çoğu problem kendi kendine çözülür.Many problems resolve themselves.
Bir büyük girişimin ana elemanı kendine güvendir.Self-confidence is the principal element of any great endeavor.
O kendine bir mektup yazdı.She wrote a letter to herself.
Tom cezveyi aldı ve kendine bir fincan kahve doldurdu.Tom picked up the coffee pot and poured himself a cup of coffee.
Kendine bakmak için yeterince yaşlısın.You're old enough to take care of yourself.
Tom'un kendine araba sürmeyi öğretecek birine ihtiyacı var.Tom needs someone to teach him to drive.
Tom kendine sessizce güldü.Tom chuckled quietly to himself.
Kendine daha çok güvenin olmalı.You should have more faith in yourself.
Tom kendine bakmak için yeterince yaşlıdır.Tom is old enough to take care of himself.
Tom kendine bir fincan sıcak çikolata yaptı ama onu içecek zamanı yoktu.Tom made himself a cup of hot chocolate, but didn't have time to drink it.
Dikkatli ol. Bir tornavida ile kendine zarar verebilirsin.Be careful. You might hurt yourself with a screwdriver.
Kendine çok kötü davranıyorsun.You're being too hard on yourself.
O kendi kendine kavga etti.He quarreled with his own self.
Elbiseler aldığında onların nerede yapıldıklarını kendine sorar mısın?When you buy clothes, do you ask yourself where they were made?
Tom kendine bir sandviç yaptı.Tom made himself a sandwich.
Tom kendine güvenmiyor.Tom lacks confidence.
Tom şişeyi Mary'den aldı ve kendine bir içki doldurdu.Tom took the bottle from Mary and poured himself a drink.
Kendi kendine meme muayenesi artık doktorlar tarafından tavsiye edilmemektedir.Breast self-examinations are no longer recommended by doctors.
Kendine biraz zaman tanı.Give yourself some time.
Bunu iyi yapamadı, kendine vurmaya başladı.Unable to do this well, he started hitting himself.
Onun hakkında kendine bu kadar yüklenme.Don't beat yourself up about it.
Tom kendine bir kokteyl hazırladı.Tom fixed himself a cocktail.
Huzursuz vicdan kendine ihanet eder.An uneasy conscience betrays itself.
Eğer kendi kendine yetmeyi vergiye tâbi yapmış olsalar, tüm ekonomik sorunlar çözülürdü.All economic problems would be solved, if they made complacency taxable.
Birçok kişi kendine saygı azlığından muzdarip.Many people suffer from low self-esteem.
Tom'un bulaşıkları yıkarken kendi kendine şarkı mırıldandığını duydum.I heard Tom humming to himself while he washed dishes.
Tom'un çok parası olsa muhtemelen kendine pahalı bir araba alır.If Tom had a lot of money, he'd probably buy himself an expensive car.
Bundan daha kendine özgü olmak zorundasın.You have to be more specific than that.
Tom kendine bir fincan kahve aldı.Tom bought himself a cup of coffee.
Tom Noel için kendine yeni bir gitar aldı.Tom bought himself a new guitar for Christmas.
Tom aynada kendine bakmaya devam etti.Tom continued to stare at himself in the mirror.
Tom kendine dikkat çekmek istemiyordu.Tom didn't want to call attention to himself.
Tom kendine bir asistan tuttu.Tom hired himself an assistant.
Tom kendine daha iyi bakmalı.Tom needs to take better care of himself.
Tom Mary'nin odanın karşısından kendine baktığını fark etti.Tom noticed that Mary was staring at him from across the room.
Tom yalnız olduğunda sık sık kendi kendine konuşur.Tom often talks to himself when he's alone.
Tom şişeyi aldı ve kendine bir içki doldurdu.Tom picked up the bottle and poured himself a drink.
Tom kendine bir bardak portakal suyu koyuyor.Tom pours himself a glass of orange juice.
Tom kendine dua ediyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be praying to himself.
Tom bir şişe şarap açtı ve kendine bir bardak doldurdu.Tom uncorked a bottle of wine and poured himself a glass.
Tom kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu.Tom was mumbling something to himself.
Tom kendi kendine mırıldanıyordu.Tom was mumbling to himself.
Ne sıklıkta aynada kendine bakarsın?How often do you look at yourself in the mirror?
Aynada kendine bakmak ister misin?Do you like to look at yourself in the mirror?
Tom kendine nasıl bakacağını bilir.Tom knows how to take care of himself.
Ne sıklıkta bir aynada kendine bakarsın?How often do you look at yourself in a mirror?
En son ne zaman bir aynada kendine baktın?When was the last time you looked at yourself in a mirror?