Her ulusun kendine has avantajları vardır.Mindegyik lehetőségnek meg vannak az előnyei.
Kendi kendine Fransızca öğrendi.Magánúton megtanul franciául.
Yapılan eylemin bireyin kendine ve başkalarına mutlaka bir yararı dokunmalıdır.Olyat cselekedj, ami dicséretre méltó, és amivel jót teszel magadnak és másoknak is!
Lodoiska çok geçmeden kendine gelir.Ezt követően gyorsan lehűtik.
Dövüş zamanlarında Jack Brazzo ismini kendine benimsedi.Ökölvívónak állt és Jack Brazzo néven jó ideig űzte a sportágat.
Mahallede, herkesin kendine ait bir tarlası bulunmaktadır.Igen, a kertvárosban mindenkinek kell egy kellemes otthon.
Onda o, kendi - kendine önemli varlık olmazdı.Így nem tudta kihasználni jelentős létszámfölényét.
Bu yıldızların uzaydaki hızları, Alpha Centauri'nin 10 km/sn'lik kendine özgü hareketi arasındadır.E csillagok mindegyikének sebessége a Proxima Centauri sebességének közelében van (±10 km/s).
Bir nevi maddenin kendine uygulanan kuvvete şiddetle direnç göstermesidir.Erőszak valamely személyre közvetlenül ható olyan fizikai erő kifejtése, amely az ellenállást megtöri.
İkinci bölümde kendine bir gelin seçmiştir.A középdöntőben a II. csoportban szerepelt a válogatott.
Buzulların kendine özgü mavimsi renginin nedeni gökyüzünün de mavi görünmesini açıklayan Rayleigh saçılımıdır.A Rayleigh-szórással magyarázható az ég kék színe is.
Bu yemek haricinde de birçok kendine özgü yemeği vardır.Az előbb említett szabályokon kívül számos, ételre vonatkozó szigorítást is be kell tartania.
İnsanın kendine özgü bireyliğini ve topluma özgü toplumsallığını saptar.Kicsit tágasabban: egy saját szabadság, egy személyes magánvalóság létrehozása.
Her sınıfın kendine ait özellikleri vardır.Mindegyik egységnek megvan a maga sajátossága.
Bu kez eş olarak bir meslekdaş seçmiştir kendine: Dr. İlse Kaul.Ebben az időben lett tagja a Doktorock nevű színtársulatnak.
Zen aynı zamanda paradoksal olarak, kendine özgü zengin bir yazılı literature de geliştirmiştir.Ugyanakkor klasszikus nyugati irodalmat is olvasott, megalapozva gazdag irodalmi képzeletét.
Her bıçağın kendine özgü bir profili vardır.Minden boszorkánynak van saját kése.
Bu sebeple her bitki topluluğunun kendine özgü toprak ve iklim koşullarından söz edilir.Minden növénynek megvannak a saját igényei mind a földdel, mind az éghajlati tényezőkkel szemben.
Kendine bağlı askerlerin isyanı sonrasında, 603 yılında muhtemelen öldürüldü.A szerbek letelepedésére valószínűleg 602 után került sor.
Kendine iyi bak.Vigyázz magadra!
Kendine iyi bak!Vigyázz magadra!
Kendine inan.Higgy magadban.
Kendine inan.Bízzál magadban.
Kendine bakmalısın.Vigyáznod kell magadra.
O bir kez kurban oldu ve bir daha kurban olmayacağına dair kendine yemin etti".Hän oli kerran uhri ja vannoi itselleen ettei enää ikinä olisi.”
Böylece kendine birçok düşman edinir.Tämä tuotti hänelle myös useita vihollisia.
Newton kendi kendine eylemsizlik çerçevelerinin rolünü tanıdı.Newton itse tunnisti inertiaalijärjestelmien merkityksen.
İsviçre Almancasında her lehçenin kendine has kelimeleri vardır.Sveitsinsaksa on Sveitsissä jokapäiväinen puhekieli.
Kendine çok güvenir.Hän on itsevarma.
Kendine Audrey Hepburn'u örnek almaktadır.Sen pääosassa nähtiin Audrey Hepburn.
Zombileri kendine çeker.Sikiävätkö hyttyset itsestään.
En göze çarpan, kendine özgü davranışsal ve fiziksel uyarlamalar, doğal seçilimin sonuçlarıdır.Näkyvimpiä ovat tietyt käytökselliset ja fyysiset adaptaatiot, jotka ovat luonnonvalinnan lopputuloksia.
Kendine münhasır smacı ise "Tomahawk" idi.Hänen oman donkkinsa nimi oli ”Tomahawk”.
Kendi kendine söylenir.Itseään kysyvä kello.
2014'te ikinci stüdyo albümü Reason to Stay'i kendi kendine yayınladı.Vuonna 2014 hän julkaisi itse toisen studioalbuminsa nimeltä Reason to Stay.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Tämä liikemalli veti puoleensa monia sijoittajia niin yksityisistä kuin instituutioistakin.
Asıl para birimi uluslararası düzeyde tanınmadığı için kendine ait bir ISO 4217 kodu da yoktur.Sillä ei ole omaa ISO 4217 -standardin valuuttakoodia.
"Beşiktaş kendine geliyor".Itse hiominen tapahtuu seuraavasti.
Kendine özgü bir dili vardır.Heillä on oma kieli.
İnsanlar ona kendi kendine erişebilir.Samalla voi löytää jotain itsestään.
2007 yılında kendine ait özel klinik açtı.Hän myös perusti oman klinikkansa 1993.
Pluga, kendine bir eş yaratır ve ondan çocukları olur.Raala juo itsekin ja tekee lapsen torpantytön kanssa.
Mozart'ın kendine ait tarzı klasik müziğin tamamının gelişimine paraleldir.Mozartin oma kehitys heijastelee klassismin tyylin kehitystä varsin läheisesti.
Mallorca Adasına kendine bağlı birliklerle çıktı fakat yenilince geri çekildi.Pettynyt Mauri lähti saarelta mutta palasi pian.
Genellikle her bir uygulamanın kendine ait bir sunucusu vardır.Yleensä jokaisella pakalla on oma teema.
Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir.Malesia on energiantuotannossaan lähes omavarainen.
Öldürme, sonunda Ron'un "The Truth" Killings gibi kendine atıfta bulunarak kendi adını kullanmaya başladı.Hän paini aiemmin TNA:ssa nimellä Ron" The Truth" Killings.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Kaikki ovat yhtyeen itsensä tekemiä.
Artık kendi kendine konuşmuyor.Michael ei ole enää oma itsensä.
Pre-Empresyonizm ile klasik akım arasında kendine özgü bir bağıntı kurmuştu.Perinteinen pubivierailu jäi hänen omasta tahdostaan väliin.
Jose bir defa daha Carmen'e kendine geri dönmesi için yalvarır.Don José seuraa häntä, mutta lausuu mennessään Carmenille uhkauksen vielä palata.
Her evin kendine ait bir bahçesi vardır.Lähes jokaisessa talossa on oma kaivo.
Her sınıfın kendine ait özellikleri vardır.Kullakin luokalla on omat erikoiskykynsä.
Göl, kendine özgü bir ekosistem oluşturmuştur.Kanava muodostaa oman erityisen ekosysteeminsä.
Her bir kampüs kendine ait kütüphane birimlerine sahiptir.Jokaisella SFU:n kampuksella on oma kirjasto.
Mahallenin kendine ait bir halk kütüphanesi vardır.Kunnassa on oma kirjasto.
Hoşkadem kendine bir varis seçmemişti.Haikala ei saanut yhtään valitsijamiestä.
Kendine has gelenek ve yemekleri mevcuttur.Luumäellä on omat käsityö- ja ruokaperinteensä.
Şampiyona lideri Robert Kubica kendine ancak 5. sırada yer buldu.Samassa turnauksessa hänen veljensä Robert sijoittui viidenneksi.
43 yaşındaki eski izci hocası saldırgan, bir kurşun da kendine sıkarak yaşamına son verdi.Tutkimuksissa selvisi että 43-vuotias Koivukoski oli ampunut itsensä.