Ana içeriğe geç
Sözlük

kendine ile cümle

kendine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sarah kendine bir erkek arkadaş bulur ve evden ayrılır.Marie råkar krossa en vas och rymmer därför hemifrån.
Yine her evin kendine yeteek kadar tavuğu bulunmaktadır.De flesta hushållen har frigående höns.
Said Nursi bu dönemde günlük siyasetten uzak kalmayı kendine ilke edinir.Salander bestämmer sig för att göra upp med det förgångna en gång för alla.
Otuz ila 180 gün onunda kendi kendine imha edebilmektedir.Detta ska gälla i 180 dygn efter ikraftträdande.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Нікому й на думку не спадало назвати себе атеїстом».
Aynı zamanda kendine özgü programları ile dikkat çekmektedir.Виступають також із самостійними програмами.
Bu, kendine güvenen Hepburn'ü tedirgin etti, ama iş aramaya devam etti.Це зруйнувало впевненість Хепберн у продовженні кар'єри, але вона продовжувала шукати роботу.
Her boyun kendine has bir damgası ve bir kutsal kuşu vardı.Кожна родина здавала також міток прядива та птицю.
Her DVD çaların kendine özgü bir anahtarı vardır.Також кожен привід DVD-ROM приставки має свій внутрішній ключ.
"Dostlarını kendine yakın tut; düşmanlarını daha yakın..."Тримай друзів близько, а ворогів ще ближче.
Onları kendine göre küçük insanlar olarak görür.Звертатися до народу як до малих дітей.
Kendine has bir kahkahası vardır.Тоді тільки ти маєш право сміятися.
Ne var ki, bu büyüme kendine özgü sorunları da beraberinde getirmiştir.Однак сама ця спроба приведе до росту сукупної плутанини.
Döndükten sonra kendi kendine çalışmaya başlar.Обернувшись, він бачить самого себе.
Böylece kendine birçok düşman edinir.В результаті він надбав багато ворогів.
Kendine has bir hali ve üslubu olan Kazancı Bedih, bundan dolayı yörede "pir" diye çağrılıyordu.Дуже серйозний і самостійний, за що його і прозвали «дядьком».
Kendine çok güvenir.Надзвичайно впевнений у собі.
Fakat o hislerini kendine saklar.І вона, приховує почуття до нього.
Yeni Kuzey Alman Konfederasyonu kendine ait anayasa, bayrak, devlet ve yönetim yapılarına sahipti.Новий Північнонімецький союз мав свою конституцію, прапор, урядові й адміністративні структури.
Ayrıca kendine ait bir yayınevi ve kitabevi vardı.Він також мав своє власне видавництво і книжковий магазин.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.Грати на бас-гітарі Самі навчився самостійно.
Royal Albert Hall Birleşik Krallık'ın en kıymetli ve kendine özgü binalarından birisidir.Королівський Альберт-хол є однією із найбільш упізнаваних будівель у світі.
Her sınıfın kendine ait özellikleri vardır.Кожному класу властиві свої характеристики.
Bu olay aynı zamanda kendine daha fazla güvenmesini de sağladı.Трохи збільшилась і його впевненість у собі.
Malezya, ekonomik açıdan kendi kendine yeterlidir.Мальдіви — економічно відстала країна.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.У дитинстві Хепберн була шибеником, любила називати себе Джиммі і коротко стриглася.
Deklarasyon kabulünden beri 14 ülkenin yasalarında ve uygulamalarında kendine yer bulmuştur.Після цього Декларацію було закріплено у національних законодавствах і державній практиці 14 країн.
Ülke viski üretiminde 5 değişik bölgeye ayrılmış olup her bölgenin kendine has karakteristik tatları vardır.Нью-Йорк настільки великий, що він розділений на п'ять окремих районів, кожен округ має власні права.
Kendisini eğiterek ustalık edindi ve kendine özgün bir tarz geliştirdi.Учень виявляється талановитим, він навіть створює власний стиль!
Bu alanda kendine bir isim yaptı.Саме тут він робить собі ім'я.
Her evin kendine ait bir bahçesi vardır.Кожне домогосподарство має фруктовий сад.
Kendine özen göster!Обов'язково самовдосконалюйтесь!
Bilime ve inanca küfür eder ve yeraltından kendine bir kılavuz gönderilmesi için yalvarır.Він проклинає науку і віру, і просить заступництва пекла.
Çoğunlukla saçmalıyor.Bir bölümde kendine bir vicdan yaratmıştır.Також він часто зазнавав знущань з боку однокласників через свій розум.
Kendi kendine güncelleme hizmeti oluşturulmuştur.Створено власну логістичну службу.
Kendine güven.Набути впевненість у собі.
Yüzbaşı Amerika kendine geldikten sonra bu ekibe katılmış ve zamanla liderleri olmuştur.Спочатку, він часто працював у команді з Капітаном Америкою і навіть став членом Месників.
Her evin kendine ait lağım çukurları vardır.Кожне з крил будинку мало власні сходи.
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?Але чому ми й досі ще тільки шукаємо свого національного героя?
Chandler da kendine yeni bir ev arkadaşı bulur.Хаус купує собі нову гітару.
Günümüzde BBC Radio'da kendine ait olan bir program sunmaktadır.Завтра, так само як і сьогодні, я буду говорити по радіо Лондона.
Leonara'nın kendine ihanet ettiğini sanır.Леонардо зрадив мене.
Kendi kendine hayal kurarken "belki ABD başkanı olurum" dedi.А потім сам собі відповів «Певно то справа рук місцевого Шерифа».
Maçka yerleşkesinde fakültenin kendine ait bir kütüphanesi vardır.У складі інституту є власна бібліотека.
Okulun kendine ait bir marşı vardır.Школа має власний гімн.
Meryem Ana'ya kendine merhamet etmesi için dua etmeye başlar.Марія клянеться йому у вірності.
Yaylı çalgılar orkestrada kendine özgüye sahiptir.Всі засоби виразності зосереджені в оркестрі.
Güçleri kaybolan Gargan ise kendine yeni bir kostüm yaptırır.Одягнувши костюм, Гарган продемонстрував неймовірну силу.
Baştan çıkarmak, kendine saygının bir biçimidir.Піклування про себе сприймає як належне.
Kendine özgü üslûbuyla rejimi eleştiren metinler üretti.Це дозволило йому сформувати незалежну критичну самосвідомість.
Sarah kendine bir erkek arkadaş bulur ve evden ayrılır.Сара відрізає йому пальці і біжить геть з дому.
Hemen her ailenin kendine ait bir cehriliği vardır.Кожна сім'я має власну худобу.
Bu neşeli ve hareketli köpek, başka hiçbir ırkta görülmeyen kendine has bir yürüyüşe sahiptir.Рухається з такою котячою грацією і легкістю, яка не спостерігається в жодного іншого представника родини.
Kendine bakar, süsler.Помишляйте, чєловєци.
Kendine has olan yemekleri ile göze çarpar.Вона безпосередньо бере участь у перетравлюванні їжі.
Her kahramanın kendine özgü hikâyesi ve özellikleri vardır.У кожної героїні своя історія і свій чоловік.
Filmin kendine ait bir olay örgüsü vardır.Конституція має свій власний вступ.
Köyün kendine has lehçesi vardır.Село має власну пристань.
Charles ağabeyini çok sevip sayardı ve onu kendine örnek olarak kabul etmişti.Карл не любив брата і дуже його остерігався, як претендента на престол.
Küçük ve kendine özgü bir tasarımı vardır.Мали вони і самостійне значення.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod