Ana içeriğe geç
Sözlük

kendine ile cümle

kendine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Cassador" ve "Organ Gun" (top) adlı, kendine özgü birimleri vardır.«Тико» (мужской род) и «тика» (женский род) — самоназвание костариканцев.
Kendine güven.Верьте в себя.
Her sınıfın kendine ait özellikleri vardır.Каждому классу присущи свои черты.
İleride belki kendine uygun olarak hayatını birleştirebileceği bir başka Sandrina bulabileceğini düşünür.В Маркусе Хейди находит нового человека, которому она может передоверить свою жизнь.
Ayrıca albümde Polat'ın sözü ve müziği kendine ait olan "Delikanlı Kız" şarkısı da yer aldı.Для альбома также был записан дуэт с Павлом Волей на его песню «Мальчик».
Bölgenin Türkleşmesinde rol oynayan bu unsurlar, bölgenin kendine has lehçesini de oluşturmuşlardır.Членам этой конфессии, скрывавшимся от преследований, выпало сыграть решающую роль в освоении региона.
Ninetta ona babasının kendine verdiği babasının evinden gelmiş gümüş kaşığı satar.В ответ Тэйто даёт ей куклу, которую сделал для неё.
Orada kendine koyu kırmızı parlayan ve çok az ışık veren bir güneş yaratmıştır.Река соединена протоками с озёрами Гытгыкай и Мрак, и более мелкими.
Klibin bazı sahnelerini kendine ait Sebastian Beach'te çekildi.Лорд Астор разрешил нам плескаться в его мраморном бассейне.
Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler.Кроме того, он сделал всё возможное для основания своей собственной династии.
Yine de kısa sürede kendine özgü özellikleri ortaya çıkmıştır.Но, в довольно скором времени, появились и собственные кадры.
Kendine kocaman bir ordu kurmuştur.Его сопровождала огромная армия.
Böylece kendine bağlı büyük bir ordu elde etti.Поэтому у него набралась солидная армия.
Bu amphoralara panathenik amphora denmektedir ve kendine özgü bir kap formu bulunmaktadır.Дельфин нашёл скрывавшуюся Амфитриту и стал созвездием.
Döneminin uluslararası alanda ünlü güreşçilerini kendine özgü kafakol oyunuyla yendi.На международных соревнованиях Зубков сразу проявил себя как выдающийся борец.
Fakat aniden görülmeyen bir saldırgan, Guy'ı kendine doğru çeker ve trenin dışına atar.Однако какое-то существо, не дав ему сделать этого, утаскивает его под поезд.
Ekip, karakteri daha çok kendine özgün ve karmaşık bir karakter olarak yansıtmak istediler.Возвращение призвано показать этого персонажа как более жёсткого.
Her bağlantının sadece kendine ait bir kimlik bilgisi vardır.Каждый сорт может иметь только одно общепризнанное имя.
Kendi kendine yetebilirlik için çok çaba sarfetse de Kuzey Kore diğer ülkelerden ekonomik yardım almıştır.على الرغم من تطلعاتها للاكتفاء الذاتي، كوريا الشمالية اعتمدت على المساعدة الاقتصادية من البلدان الأخرى.
Şu an kayıtlı 208 FIFA üyesinin her birinin kendine has bir kodu vardır.هنالك حاليا 208 عضو في الفيفا، كل بلد مع الرمز الخاص به.
Bu, kendine güvenen Hepburn'ü tedirgin etti, ama iş aramaya devam etti.هذا ما أدى بهيبورن إلى زعزعة استقرار ثقتها بنفسها، ولكنها استمرت في البحث عن عمل.
Bana benden haber ver; kendinden kendine git derler; bunun manası nedir?قال: لا تُقْرِئْهُ مِنِّي السَّلامَ، فَقُلْتُ لَهُ: لِمَ ؟ قال: لأَنَّهُ قال: الْقُرْآنُ مَخْلُوقٌ.
Hisana, Rukia’yı hem kendine hem de ona bakmaya devam edemediği için bebekken terk etmişti.تركت هيسانا روكيا عندما كانت لا تزال طفلة لأنها لم تستطع العناية بنفسها والعناية بها.
Fakat, Arap-İsrail savaşlarının tırmanışa geçmesiyle Avrupa antisemitizmi modern edebiyatta kendine yer buldu.ومع ذلك، مع صعود الصراع العربي الإسرائيلي، بدأت معاداة السامية الأوروبية تحظى بالقبول في الأدب الحديث.
Bas gitar çalmayı kendi kendine öğrenmiştir.علم نفسه عزف الغيتار الإيقاعي.
Ayrıca İngiltere de kendine has bir tarzı olan Greenwich' zırhını üretmiştir.كما أنتجت إنجلترا دروعًا في غرينيتش، بشكل فريد من نوعه خاصة بها.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.كانت هيبورن الابنة "مسترجلة"، وأحبت أن تُسمى باسم جيمي، وقصت شعرها مثل الأولاد.
Lodoiska çok geçmeden kendine gelir.الخروج من البرد في أقرب وقت ممكن.
1985 Marshall kendine bulaştırdığı enfeksiyonla ilgili sonuçları yayınlar.1985 مارشال ينشر النتائج التي استخلصها من حقنه لِنفسه بِالبكتيريا.
Kendine çok güvenir.لا بد من الثقة بالنفس.
Futbol, on birer oyuncudan oluşan iki takım arasında, kendine özgü küresel bir topla oynanan takım sporudur.كرة القدم هي رياضة جماعية تُلعب بين فريقين يتكون كل منهما من أحد عشر لاعباً بكرة مُكوَّرة.
Gazneli Mahmut, 999 yılında Garcistan hâkimine elçi göndererek kendine itaat etmesini istedi.قام محمود الغزنوي بإرسال سفير إلى حاكم كارجيستان في عام 999، وطلب منه أن ينضم إلى الدولة الغزنوية.
1976 yılında Hüseyni'nin babası Paris'te kendine bir iş bulmuştur ve bütün ailesini bu şehre taşımıştır.في عام 1976، حصل والده على وظيفة في باريس، فرنسا وانتقلت العائلة إلى هناك.
Bir oyunda, kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşmadır.وفي رواية يتحدث الناس فيه بخير .
Kendine Giant-Man (Dev-Adam) ismini verir.يسمي نفسه بالرجل جي "G-Man".
Onda o, kendi - kendine önemli varlık olmazdı.لم يحسب لنفسه شيئاً ولا نفسه ثمينة عنده..
Davranış terapisi: Amacı çocuklara yeniden dil, kendine bakma ve sosyal beceriler kazandırmaktır.العلاج السلوكي هدفه هو تعليم الطفل اللغة مجدداً وتعلم العناية الشخصية والمهارات الاجتماعية.
Kendi kendine temizlenen, dünyada ticari alanda ilk başarılı çelik sabanı geliştiren kişi.قاد الفريق الذي قام بأول عملية زراعة كلى ناجحة في العالم.
Büyük kardeşi Zack Shada tarafından oyunculuğa ilhamı olmuştur, kendi kendine oyunculuğa başlamıştır.وكان مصدر إلهامه للتمثيل أخاه الأكبر زاك شادا وهو الذي كان قد بدأ التمثيل بنفسه.
Sürekli olarak çevresindeki bir kadını, o bölüm boyunca kendine aşık etmeye çalışır.مؤامرات تدور حوله عادة محاولة للحصول على المرأة التي كان قد استهدف في جميع أنحاء الحلقة أن تقع في الحب معه.
Adam, kadının üzerine eteğini veya örtüsünü uzatırsa, kadını kendine almış demektir.مع العلم بأن ابقاء هذه الادوات أو الثياب لفترة طويلة يسبب الشقيقة.
Argante'yi kendine sadakasizlikle itham eder ve ondan intikam alacağına yemin verir.يرفض جلجامش، وتغضب لذلك عشتار، وتتعهد بالأنتقام منه.
Kendine has bir kahkahası vardır.10.يضحك مع نفسه.
Her eşyanın kendine göre bir değeri vardır.وكل رقم له قيمة.
Ayrıca her ajansın kendine özgü yasal kişiliği mevcuttur.كل وكالة لها هويتها الشرعية.
Kendine has bir kokusu vardır.له ارتباط بالعطر.
Kendi kendine yeterli bir ekonomiye sahip değildir.الشيء المهم بالنسبة لنا هو أن يكون لدينا اقتصاد يكفينا.
Düşünmek, ruhun kendi kendine konuşmasıdır.اليأس عايدة يتحدث عن نفسه.
Kendine bir sopa yapmıştır.اصنع لنفسك ماركة.
Neden hâlâ hükmümüze uymayı reddediyorsun ve kendine bir kral diyorsun?لماذا لا تسمع صوتك، تدعوني عدوك ؟!
Derenin kendine özgü zengin hayvan (fauna) ve bitki (flora) alemi vardır.من النبات والحيوان، ما اجتمعت فيه الذكورة والأنوثة، فإن فيه خنوثة، والخنثى اسم لنبتة البروق.
Daha sayamadığımız yörenin kendine has yemekleridir.فالطعام الذي دخل في جوف الذبابة لم يعد نفسه الطعام الذي سلبته.
Yine de kısa sürede kendine özgü özellikleri ortaya çıkmıştır.مع ذلك، حقق بسرعة هوية خاصة به.
Fahişeliğiyle ulusları, büyüleriyle halkları kendine tutsak etti."كان أهل الذمة أحرار في اختيار مساكنهم وأعمالهم التي يكسبون بها رزقهم.
Her bilgi yapılacak tahminde kendine yer edinmelidir.باب الدليل على وجوب قيامه بنفسه.
Her karakterin kendine has bazı özel yetenekleri vardır.وكل زربية لها خصوصيات معينة.
Sen kendine yardım et, Allah da sana yardım edecektir.ساعد نفسك و سيساعدك الله.
Kendine güven başarının anahtarıdır.الثقة بالنفس مفتاح النجاح.
Common - Elam Ferguson, dünyada kendine bir yer bulmaya çalışan eski bir köle.Common é Elam Ferguson, um escravo liberto que está tentando encontrar seu espaço no mundo.
Simpsonlar sık sık özgöndergesel (kendi kendine değinen) mizaha da başvurmaktadır.The Simpsons também influencia, frequentemente, o humor auto-refêrencial.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod