Ana içeriğe geç
Sözlük

kendine ile cümle

kendine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Meryem Ana'ya kendine merhamet etmesi için dua etmeye başlar.Maria si frappone fra i due implorando la pace.
2. sezonun başlarında Wendy, onun kendine aşık olduğunu bildiğini söylemiştir.Nella seconda stagione confessa a James di essere ancora innamorata di lui.
Yazarın adı Umberto Eco'nun Prag Mezarlığı adlı romanında kendine yer bulmuştur.Ed Umberto Eco scrisse il romanzo Il cimitero di Praga.
Kendine seçtiği eş adayı bir subaydır; ama Serpina bu subay nişanlısını sevip sevmediğini iyi bilmemektedir.Lawson si innamora di lei, che - felice - non sa se scegliere il fidanzato o la sua carriera.
Hepsinin kendine ait bir kişiliği dolayısı ile hepsinin kendine ait sevenleri vardı.”Ognuno di noi si è sentito a casa propria, per fare qualcosa di importante."
İşlemci grupları içerisinde her bir çevirici kendine ait diyalekte sahiptir.Nel campo della traduzione operano persone con competenze molto eterogenee.
Ayrıca, kendi kendine sürüş teknolojisi ile ilgili çalışmalarda bulunmaktadır.Esso focalizza la sua attenzione sulla tecnologia dei trasporti.
Yine de kısa sürede kendine özgü özellikleri ortaya çıkmıştır.Ben presto la sua natura maligna si rivela.
Kendine iş aramaktadır fakat, cezaevinden çıktığı için hiç kimse iş vermek istemez.Quando esce dal carcere, però, non trova nessuno che le offra un lavoro.
Burak son derece parlak bir kariyer yarattı kendine.Qui fece una rapida e brillante carriera.
Montparnasse'lı Kiki, özgür ve göçebe yaşamıyla tanınırken hiçbir zaman kendine ait bir mülk edinmedi.Vivendo in quella che si chiama la Mongolia Interna, non hanno mai ritrovato la loro indipendenza.
Her varlığın ka’sı kendine özgüdür.Tutta l'esistenza è espressione del Suo Essere.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.L'imputato stette in silenzio per tutta la durata del processo, limitandosi alcune volte a ridere.
Kendine kocaman bir ordu kurmuştur.Vi mantiene tuttora una base militare.
Şehir hayatının kendine özgü avantajları ve dezavantajları vardır.В городской жизни есть свои преимущества и недостатки.
Kendi kendine yardım en iyi yardımdır.Лучшая помощь — которую оказываешь себе сам.
Aynada kendine bak.Взгляни на себя в зеркало.
Tom'da kendine güven eksikliği var.Тому не хватает уверенности в себе.
Görünen o ki, o yakın zamanda kendine araba satın alacak.Выглядит так, как будто он собирается вскоре купить себе машину.
Kadın kendine bakar.Женщина ухаживает за собой.
Elbiseler aldığında onların nerede yapıldıklarını kendine sorar mısın?Задаёшься ли ты при покупке одежды вопросом, где она была изготовлена?
Kaliningrad hayvanat bahçesinde Amur kaplanı Tanya kendi kendine kar topu yuvarlamayı öğrendi.В калининградском зоопарке амурская тигрица Таня сама научилась катать снежные шары.
Bu kendi kendine kolayca oldu.Это получилось легко, само собой.
Tom kendine boş yere problem yaratmak istemedi.Том не хотел создавать себе лишние проблемы.
Kendine davrandığın gibi başkalarına da öyle davran.Поступай с собой так же, как поступаешь с другими.
Kendine bir muhatap bul.Найди себе собеседника.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Никому и в голову не могло прийти назвать себя атеистом».
Kitapta en önemli söz şudur: "Neden kendine Bulgar demekten utanç duyuyorsun?"Самая известная фраза книги «Отчего ты стыдишься нарекаться болгарином и не читаешь и на своём языке?»
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Эта бизнес-модель привлекла многих институциональных и частных инвесторов.
Şarkı ayrıca paparazzilere kur yaparak onları kendine aşık etme üzerine.Также песня о совращении папарацци, для того, чтобы они полюбили меня.
23 yaşında bir Afrika fili olan Calimero da kendine özgü bir taklit sergilemiştir.Калимеро, африканский слон, которому было 23 года, также проявил уникальную форму мимики.
Yedinci günü Hoshana Rabbah ( Büyük Hoşana) olarak adlandırılır ve kendine özgü rituelleri vardır.Они собираются семь раз в день на хвалу и славословие и возносят свои молитвы за живых и почивших.
Erik Mongrain, 14 yaşında gitarı kendi kendine öğrenmeye başladı.Эрик Монгрейн начал самостоятельное изучение игры на гитаре в возрасте 14 лет.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Каждый говорит о себе.
Her DVD çaların kendine özgü bir anahtarı vardır.Также каждый привод DVD-ROM приставки имеет свой внутренний ключ.
Böylece kendine birçok düşman edinir.Естественно, что он нажил себе множество врагов.
İnsanlar ona kendi kendine erişebilir.А люди сами могут за себя постоять.
Artık kendi kendine konuşmuyor.Больше о себе она ничего не говорила.
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.Незнайка и его друзья поспешили за ним, чтобы превратить его обратно в человека.
Büyürken, Bieber kendi kendine piyano, bateri, gitar ve trompet çalmayı öğrendi.Когда он вырос, Бибер сам научился играть на пианино, барабанах, гитаре и трубе.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Он не боится, что в процессе его будут судить или смеяться над ним.
Genellikle her bir uygulamanın kendine ait bir sunucusu vardır.Обычно у каждой компании есть своя аудитория.
Bu sonucun ispatı için Berry paradoksundaki kendine gönderme (self-referantial) yapısı kullanılır.Доказательство теоремы основано на самореферентной конструкции, использованной в парадоксе Берри.
Her eşyanın kendine göre bir değeri vardır.Каждое существо имеет свою стоимость.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.В детстве Хепбёрн была сорванцом, любила называть себя Джимми и коротко стриглась.
Kendine gülmek, kendine güldürmek, yine de gülünç olmamak.Теперь вы останетесь смеяться — без меня.
Her işlemin kendine has önemi vardır.Каждое действие несёт свой смысл.
Kendine özgü bir yıldız olan HR 2309, küçük ve iyi tanımlanmış bir halka yapısı gösterir.Довольно своеобразна звезда HR 2309 — она имеет небольшую резко очерченную оболочку.
Ayrıca Christina kendini yeni bir görüntüyle halka sundu ve kendine "X-Tina" adını verdi.В это же время Агилера представила обществу новый имидж и стала называть себя X-tina.
Havalimanının kendine ait posta kodu ve ABD Posta Servisi şehir adı ("DFW Airport, TX") vardır.Почта США дала аэропорту собственное обозначение, как населённому пункту, DFW Airport, TX.
Kendine Audrey Hepburn'u örnek almaktadır.Как в свете этого она сыграет Одри Хепбёрн?».
Kendine bakar, süsler.Эспио: Береги себя, Сильвер.
Aynı zamanda ilk 11'de kendine yer bulduğu maçtır.На следующий день он был одиннадцатым в том же месте.
Freeman kendine has düzgün, derin sesiyle ve anlatımdaki becerisi ile tanınır.Также Фримен известен своим характерным спокойным глубоким голосом и мастерством рассказчика.
Böylece, hikâyeye göre, Anastasius yeğenlerinin kendine varis olamayacağına karar kıldı.При этом неясно, смог ли его племянник в самом деле унаследовать Наварино.
Her kasabanın kendine özgü bir ihtiyacı vardır.Каждая община жила самостоятельной жизнью.
Okulun kendine ait bir marşı vardır.У школы есть собственный герб.
Bazen de kendine bu tarz bir karakter oluşturur.Порой кажется, что он гордиться этим характером.
KIU'nin kendine ait silahlı kuvvetleri yoktur.Аруба не имеет собственных регулярных вооружённых сил.
Burayı kendine merkez üssü olarak seçti.Он собирался сделать её своей столицей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod