Ana içeriğe geç
Sözlük

kendine özgü ile cümle

kendine özgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Kendine özgü tarzı özel bir hayran kitlesi toplamıştır.Provavelmente ela se espalhou por uma necessidade especial própria.
Animasyonun biçmi kendine özgün olduğu için izleyiciler ve eleştirmenler tarafından övülmüştür.É alegre e vale a pena ouvir por conta própria, segundo o crítico.
Borsaların kendine özgü kuralları ve standartları vardır.O Náutico possui estatuto e normas próprios.
Kendine özgü bir tonu ve kasa yapısı vardır.Jack encontra água fresca e um caixão.
Pre-Empresyonizm ile klasik akım arasında kendine özgü bir bağıntı kurmuştu.Ele queria especificamente um clássico Ford pré-guerra.
Bu felsefenin kendine özgü güçlüklerinin kaynağı da yine burasıdır.Na base dessa relação aparecia mais uma vez os próprios fundamentos da filosofia.
Her kahramanın kendine özgü hikâyesi ve özellikleri vardır.Cada defesa possui ideias e particularidades próprias.
Tony Iommi’nin geçirdiği iş kazası Black Sabbath’ın ağır sesini kendine özgü kılmıştır.Amy Poehler fez um ótimo trabalho com sua voz de avó assustadora."
Kendine özgü, "gağon" denen bir geleneği vardır.Ele tem um risada único, "kakaka".
Tokat'ta her ilçenin kendine özgü deseni vardır.E cada palavra na oração possui seu significado preciso.
Bu varlıkların kendine özgü bir tür mü yoksa Maia ırkından mı oldukları bilinmemektedir.Não se pode afirmar que tenha havido ou que haja uma raça latina.
Gürcülerin kendine özgü kültürünü daha belirgin biçimde yemeklerde görmek mümkündür.Huismussen kunnen dan op een meer natuurlijke wijze aan hun voedsel komen.
Bunun yanında kendine özgü dinamiklerini de belirler.Daar stichtte ze hun eigen dynastie.
Ayrıca adanın kendine özgü bir bayrağı da bulunmaktadır.Sindsdien heeft het eiland een eigen vlag.
Kendisini eğiterek ustalık edindi ve kendine özgün bir tarz geliştirdi.Hij bekwaamde zich in deze techniek en ontwikkelde een eigen stijl.
Bu büroda suçları kendine özgü yöntemlerle çözmektedir.Bij deze afdeling lost hij brute moorden op.
Her birinin kendine özgü giyinme ve kuşanma şekli vardır.Iedere groep heeft zijn eigen stijl en klederdracht.
Ae.10 Hansa-Brandenburg dizaynı bir uçağı anımsattığı halde, A.12 şirketin kendine özgü tasarımıdır.De A-12 heeft veel weg van de Hansa-Brandenburg B.I, maar is een eigen ontwerp.
Her kahramanın kendine özgü hikâyesi ve özellikleri vardır.Alle helden hebben hun eigen specialiteiten en vaardigheden.
Marge'ın kendine özgü kovan şeklindeki mavi saçı, en dikkat çekici fiziksel özelliğidir.Het meest zichtbare karakteristieke kenmerk van Blanka is zijn groene kleur.
Mançucanın kendine özgü bir alfabesi vardır.Armeniërs hebben een eigen taal met een eigen alfabet.
Kendine özgü bir alfabeyle yazılıyordu.Er wordt gebruikgemaakt van een enkelhandig alfabet.
Her bölgenin kendine özgü ağzı vardır.Het is niet verwonderlijk dat elke streek zijn eigen dialect heeft.
Her bıçağın kendine özgü bir profili vardır.Elke soort heeft een eigen vulling.
Lana Del Rey, tarzını "kendine özgü gangster Nancy Sinatra" olarak tanımlamıştır.Rey porównała siebie raz do "gangsterskiej Nancy Sinatra".
Kendine özgü bir alfabeyle yazılıyordu.Posiadał on odrębny alfabet.
Kendine özgü icatlarda bulundu ve barometre, higrometre ve termometreler geliştirdi.Zarobkowo zajmował się wyrabianiem termometrów, barometrów oraz wysokościomierzy.
Göl, kendine özgü bir ekosistem oluşturmuştur.To gwarantowało zachowanie stabilnego ekosystemu.
Her sınıf kendine özgü büyü güçlerine sahiptir ve diğer sınıflar bu büyü güçlerini kullanamaz.Każdy czarodziej który wykorzysta wszystkie punkty woli nie może już rzucać czarów.
Son yıllarda anlatı tadında yazdığı gezi kitapları çok kendine özgü ve önemli bulunmaktadır.Książki szachowe wydawane przez niego w kolejnych latach były bardzo popularne i tłumaczone na wiele języków.
Her karakterin kendine özgü istatistikleri ve donanımı vardır.Każda postać posiada punkty statystyk oraz ekwipunek.
Etrafı yüksek dağlar ile çevrili olduğu için ilçenin kendine özgü bir iklimi vardır.Terrängen runt Çürüklüktəpə Dağı är huvudsakligen bergig, men den allra närmaste omgivningen är kuperad.
Ayrıca adanın kendine özgü bir bayrağı da bulunmaktadır.De har t.o.m. en egen flagga.
Ayrıca her ajansın kendine özgü yasal kişiliği mevcuttur.Var och en av dem utgjorde fortfarande en egen juridisk person.
Kendine özgü bir dili vardır.De hade ett eget språk.
Kendine özgü bir alfabeyle yazılıyordu.Språket skrivs med ett eget alfabet.
Royal Albert Hall Birleşik Krallık'ın en kıymetli ve kendine özgü binalarından birisidir.Och Royal Albert Hall är ett väldigt ikoniskt och speciellt ställe.
Ağaçsakalı'nın kendine özgü neredeyse boyunsuz başı yüksek ve gövdesi kadar kalındı.Svansen var ungefär lika lång som huvud och bål tillsammans.
Glyptodontların her birinin kendine özgü osteoderm desen ve kabuk tipi vardır.Varje art av glyptodont hade ett unikt osteodermt mönster och en unik typ av skal.
Genel olarak her halkın kendine özgü bir kültür yapısı vardır.I den meningen är varje nationell kultur unik.
Mançucanın kendine özgü bir alfabesi vardır.Språket har ett eget alfabet.
Göl, kendine özgü bir ekosistem oluşturmuştur.Nationalparken kännetecknas av ett unikt ekosystem.
Zen aynı zamanda paradoksal olarak, kendine özgü zengin bir yazılı literature de geliştirmiştir.Howard ägnade sig vid sidan om detta åt en mångsidig och rikhaltig vetenskaplig författarverksamhet.
Aynı zamanda kendine özgü programları ile dikkat çekmektedir.Виступають також із самостійними програмами.
Her DVD çaların kendine özgü bir anahtarı vardır.Також кожен привід DVD-ROM приставки має свій внутрішній ключ.
Ne var ki, bu büyüme kendine özgü sorunları da beraberinde getirmiştir.Однак сама ця спроба приведе до росту сукупної плутанини.
Royal Albert Hall Birleşik Krallık'ın en kıymetli ve kendine özgü binalarından birisidir.Королівський Альберт-хол є однією із найбільш упізнаваних будівель у світі.
Kendisini eğiterek ustalık edindi ve kendine özgün bir tarz geliştirdi.Учень виявляється талановитим, він навіть створює власний стиль!
Kendine özgü üslûbuyla rejimi eleştiren metinler üretti.Це дозволило йому сформувати незалежну критичну самосвідомість.
Her kahramanın kendine özgü hikâyesi ve özellikleri vardır.У кожної героїні своя історія і свій чоловік.
Küçük ve kendine özgü bir tasarımı vardır.Мали вони і самостійне значення.
Tokat'ta her ilçenin kendine özgü deseni vardır.І кожен віруючий вніс у неї щось своє.
Kendine özgü Sekizgen bir forma sahiptir.Має вісім персональних виставок.
Lana Del Rey, tarzını "kendine özgü gangster Nancy Sinatra" olarak tanımlamıştır.Del Rey byla taky jednou popsána jako "Gangsterská Nancy Sinatra".
Zen aynı zamanda paradoksal olarak, kendine özgü zengin bir yazılı literature de geliştirmiştir.Tito jej inspirovali i v jeho bohaté literární činnosti.
Göl, kendine özgü bir ekosistem oluşturmuştur.Dno toků vytváří specifický ekosystém.
Ayrıca her ajansın kendine özgü yasal kişiliği mevcuttur.Každá agentura má vlastní právní subjektivitu.
Ayrıca adanın kendine özgü bir bayrağı da bulunmaktadır.Tento celek má i svou vlajku.
Aynı zamanda kendine özgü görsel unsurlar barındırırlar.Samozřejmostí je i nepřetržitá fyzická ostraha.
Her kahramanın kendine özgü hikâyesi ve özellikleri vardır.Každá z jednotlivých zemí má svoji vlastní zvláštní historii a charakter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod