Kimisi kendinden geçebilmek için dansı, dönmeyi, daireler çizmeyi kullanıyor.自己超越にまい進しています。 でも、階段を通過するのに、宗教心は必要ありません。
Küvetimizde kendinden geçmiş bir adam var!C'e' un'uomo svenuto nella vasca da bagno!
Küvetimizde kendinden geçmiş bir adam var!Ein Typ ist in unserer Badewanne umgekippt!
Küvetimizde kendinden geçmiş bir adam var!Y'a un gars sans connaissance dans notre baignoire !
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.El secreto de la felicidad es: encuentra algo más importante que tú y dedica tu vida a ello.
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.Het geheim van gelukkig zijn is: zoek naar iets dat belangrijker is dan jezelf en wijdt er je leven aan.
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.Klucz do szczęścia: znajdź coś bardziej ważnego niż ty i poświęć temu życie.
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.행복의 비결은 자신보다 더 중요한 뭔가를 찾아내고
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.Skrivnost sreče je: najdi nekaj bolj pomembnega od sebe in temu posveti svoje življenje.
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.Trouvez quelque chose de plus important que vous et dédiez y votre vie.
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.Ключът към щастието е: намери нещо по-важно от теб самия и му посвети живота си.
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.Секрет счастья - найти нечто более важное, чем ты сам, и посвятить этому жизнь.
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.סוד האושר: למצוא משהו שחשוב יותר ממך
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.سر السعادة: أن يبحث الشخص عن أمر أكثر أهمية حتى منه شخصيا..
Mutluluğun sırrı şudur: Kendinden daha mühim bir şey bul, ve hayatını ona ada.それに命を捧げること
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.이미 있는 무엇이든지 오래 전부터 그 이름이 칭한 바 되었으며 사람이 무엇인지도 이미 안 바 되었나니 자기보다 강한 자와 능히 다툴 수 없느니라
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.מה שהיה כבר נקרא שמו ונודע אשר הוא אדם ולא יוכל לדין עם שהתקיף ממנו׃
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.الذي كان فقد دعي باسم منذ زمان وهو معروف انه انسان ولا يستطيع ان يخاصم من هو اقوى منه.
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.先 前 所 有 的 、 早 已 起 了 名 . 並 知 道 何 為 人 . 他 也 不 能 與 那 比 自 己 力 大 的 相 爭
Ne varsa, adı çoktan konmuştur, İnsanın da ne olduğu biliniyor. Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.先前 所有 的 、 早 已 起 了 名 . 並 知道 何為人 . 他 也 不 能 與 那 比 自己 力大 的 相爭
"Object 212" 203 mm silahını kendinden önceki modellerden devralır.Das Objekt 212 besitzt das 203-mm-Geschütz ihrer Vorgänger.
"Object 212" 203 mm silahını kendinden önceki modellerden devralır.La "Object 212" hereda el cañón de 203 mm de sus predecesores.
"Object 212" 203 mm silahını kendinden önceki modellerden devralır.L"Object 212" hérite du canon de 203mm de ses prédécesseurs.
"Object 212" 203 mm silahını kendinden önceki modellerden devralır."Obiekt 212" (obiekt dwieście dwanaście) odziedziczył działo kalibru 203 mm po swoich poprzednikach.
"Object 212" 203 mm silahını kendinden önceki modellerden devralır.Objekt 212 podědil své 203mm dělo po svých předchůdcích.
"Object 261" kendinden önceki modellerden oldukça farklıdır.Das Objekt 261 unterscheidet sich wirklich grundsätzlich von seinen Vorgängermodellen.
"Object 261" kendinden önceki modellerden oldukça farklıdır.El "Object 261" es muy distinto a sus predecesores.
"Object 261" kendinden önceki modellerden oldukça farklıdır.L'"Object 261" est très différent de ses prédécesseurs.
"Object 261" kendinden önceki modellerden oldukça farklıdır."Obiekt 261" (obiekt dwieście sześćdziesiąt jeden) zdecydowanie różni się od swoich poprzedników.
"Object 261" kendinden önceki modellerden oldukça farklıdır.Objekt 261 se od svých předchůdců opravdu hodně liší.
O daha çok kendinden bahsediyor.Bem, ela estava a falar dela.
O daha çok kendinden bahsediyor.C'est d'elle qu'elle parle à mon avis.
O daha çok kendinden bahsediyor.Ő alapvetően magáról beszél.
O daha çok kendinden bahsediyor.Sí, bueno... ella habla de sí misma.
O daha çok kendinden bahsediyor.Vorbeşte despre ea însăşi.
O daha çok kendinden bahsediyor.Ze praat over zichzelf.
O daha çok kendinden bahsediyor.هي تتكلم عن نفسها
O halde eğer kendinden ışık saçan bir ışıktan bahsediyorsa, bu Öz için ancak bir metafor/benzetme olabilir.Entonces, si él habla de luz que irradia por sí misma, entonces sólo puede ser una metáfora para el Ser.
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin.Atunci poți să te îndepărtezi de tine, să te îndepărtezi de acel lucru.
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin.Ezután már el tudsz távolodni magadtól.
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin. Görüyor musun?Alors tu peux t'éloigner de toi-même, t'éloigner de cette chose.
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin. Görüyor musun?Dann kannst du von dir weggehen, von dieser Sache weggehen.
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin. Görüyor musun?Entonces puedes huir de tí mismo, huir de esa cosa, ¿entiendes?
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin. Görüyor musun?Vervolgens kunt u lopen van jezelf, lopen weg van dat ding.
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin. Görüyor musun?Τότε μπορείς να απομακρυνθείς από τον εαυτό σου, να απομακρυνθείς απ' αυτή την κατάσταση.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Allora, Nelson, perche' non ci racconti un po' di te?
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.So, Nelson, erzähl uns doch mal etwas über dich.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Λοιπόν, Νέλσον, πες μας λιγα πράγματα για τον εαυτό σου.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Нельсон, расскажи нам немного о себе.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.あたしは、水瓶座なの
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Magadból 'teremtetted' a személyt, most pedig a személyben élsz.
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Tu hai portato fuori la persona e adesso stai vivendo nella persona.
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Tú produjiste la persona y ahora vives en la persona.
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Vous avez fait sortir de vous la personne et maintenant vous vivez dans la personne.
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Ты породила личность, а теперь живёшь в ней.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.De ez itt nem sikerül neki.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.하지만, 이제 벡은 지쳐갑니다.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.Maar hier verliest hij terrein.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.Nhưng không thể.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.Але тут він втрачає грунт під ногами.