Eşitlerine saygı duyar, kendinden güçsüzlerde ise korku yaratır.أن المار عليهم يحسبهم أيقاظًا، وأن الكلب نائم وكأنه يحرسهم، فإذا مر عليهم أحد خاف وفرّ منهم.
Noktalı virgül kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır ve sonraki sözcükle arasına bir boşluk konur.توضع الفاصلة مباشرة بعد الكلمة التي تسبقها وتفصلها عن الكلمة التي تليها منطقة فراغ.
Kendinden evvelkilerden farklı olarak bu çeviri özgün malzemeyi sansürlememiştir.أيا كان، هذا لا يبطل التعاويذ الملقية قبلا.
Kendinden nefret etmek.كره الذات.
Kendinden küçük balıkları avlar.كما يتناول بعض الأسماك الصغيرة.
Her elemanının kendinden öncekilerin çarpımının bir fazlasına eşit olduğu sayı dizisidir.بحيث أن كل عدد هو ضعف العدد الذي سبقه.
Jessie nin kendinden 5 ve 7 yaş büyük 2 kız kardeşi bulunmaktadır.Jessie tem duas irmãs, que são cinco e sete anos mais velhas que ela.
Kee kendinden yedi yaş büyüktü ve sekiz yaşında bir oğlu vardı.Kee era sete anos mais velha e tinha um filho de oito anos de idade.
Housako'nun kendinden üç yaş büyük bir kız kardeşi vardır.Housako tem uma irmã, que é três anos mais velha do que ela.
Normal şartlar altında bile bazı T hücreleri ve antikorlar kendinden-olan peptidlerle tepkimeye girerler.Em circunstâncias normais, muitos dos linfócitos T e anticorpos reagem com peptídeos próprios.
Ailesi ve 3 kardeşiyle (bir tanesi kendinden büyük olmak üzere) yaşıyordu.Ele também dividiu suas terras igualmente entre ele e os pobres por três vezes.
"Niçin başka güneş başka toprak ararsın, yurdundan kaçmakla kendinden kaçar mısın?"Por que paga o preço perdendo sua terra?"
SHA-2, kendinden önce gelen SHA-1’den önemli farklılıklar içermektedir.SHA-2 inclui mudanças significativas de seu antecessor, SHA-1.
Bu yolla kişi, nesnelere, kendinde olmayan özellikler verir.Essa pessoa especial que nos proverá aquilo que falta em nossas vidas.
Kendinden küçük Jude adında bir erkek kardeşi de olan Linde kardeşinden dört yaş büyüktür.Linde também tem um irmão mais novo chamado Jude, quatro anos mais novo.
Daha çok küçük olmasına rağmen kendinden büyük sporcularla karşılaşmaya alışmıştı.Desde pequeno, sempre se destacou, mesmo jogando com atletas mais velhos.
Kendinden büyük Germanicus ve Livilla adlarında iki kardeşi vardı.Teve dois irmãos maiores, Germânico e Lívila.
Kendinden önceki olimpiyat şampiyonu Hayes Alan Jenkins'in küçük kardeşidir.Ele é irmão do também campeão olímpico Hayes Alan Jenkins.
Ayrıca kendinden önceki iki imparator gibi o da Augustus adını da aldı.Também adotou o título "Augusto", como fizeram os dois imperadores anteriores ao chegar ao trono.
Kendinden nefret etmek.Enganar-se a si mesma.
Bizler sadece nesnelerin görünüşlerini bilebiliriz, kendinde ne olduklarını bilemeyiz."Nós olhamos para elas, e nem mesmo sabemos o que elas significam.
Bu araç kendinden önceki BTR-80 modelinden daha geniş ve üzerinde BMP-2ye ait taret bulunmaktadır.É uma versão maior e aprimorada do BTR-80, com uma torre do BMP-2 acoplada.
Bu düşünceler sırasında kendinden geçip derince bir uykuya dalar.E quando ele está adormecido ele se recarrega durante o sono.
Cascina Savaşı; Michelangelo'nun kayıp olan kendinden bahsettiren bir sanat çalışmasıdır.A Batalha de Cascina é uma ilustração perdida do artista italiano Michelangelo.
Bunun nedeni ise başkalarının kendinden daha üstün olarak ve kendilerini daha değersiz görmeleridir.Para outros significados, veja Lúcifer (desambiguação).
Bulduklarından ötürü kendinden geçmesine rağmen, Mike'a söylememeyi seçer.Embora completamente perturbada pela descoberta, ela não menciona isso para Mike.
Eşitlerine saygı duyar, kendinden güçsüzlerde ise korku yaratır.En Zijn barmhartigheid is van geslacht tot geslacht over degenen, die Hem vrezen.
Ünlü dedektif Sherlock Holmes'un kendinden yedi yaş büyük ağabeyidir.Hij is de zeven jaar oudere broer van Sherlock Holmes.
Tasavvuf; Allah’ın, seni sende öldürüp, Kendinde ebediyen diri kılmasıdır.De soera maakt duidelijk dat God je niet verlaat; de wees heeft hij gevonden en onderdak gegeven.
Uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir.Hij formeerde toen het Kalmar Ochestra met medestudenten en dirigeerde dit dikwijls.
Dans ederek kendinden geçer.Men leert zichzelf dansen.
Ay tıpkı Dünya gibi, kendinden ışık vermez.De maan geeft zelf geen licht.
Aslen kendinden önceki Megadeth bateristi Chuck Behler'ın teknisyenliğini yapmaktaydı.So What! aandacht van toenmalig drummer Chuck Behler.
Okulda kendinden çok emindir.Hij is redelijk populair op school.
Her eğri kendinden yüksek olan eğriyi çevreler.Iedere dwarstak van de wandbeenderen is van boven bezien op zich recht.
Kartal şamana kendinden geçerek yaptığı yolculukta eşlik eder.De vlieg vergezelt Mider waar hij gaat.
Genellikle alçak, sakin ve kendinden emin bir şekilde konuşur.Meestal is hij zeer kalm en welbespraakt.
Kendinden emin bir ödül avcısı.Burke: Een demonische premiejager.
Bu dersler kişinin kendindeki değerleri anlamak için sunulan bilgilerdir.Pas dan leren cliënten dat dit ook voor hen zelf geldt.
Ayrıca kendinden doğan nehri olmayan yeryüzünün en büyük beşinci gölüdür.Dit maakt haar tot de vijfde langste rivier ter wereld zonder stuwdammen.
SHA-2, kendinden önce gelen SHA-1’den önemli farklılıklar içermektedir.De tweede organisatie waar Super-1 mee te maken krijgt.
Katalan sayılarının her biri, kendinden önceki terimlere bağlıdır.Deze drie categorieën zijn ieder lineair afhankelijk van de voorgaande niveaus van het proces.
Kendinden çok şey istiyorsun.Je eist te veel van jezelf.
Kee kendinden yedi yaş büyüktü ve sekiz yaşında bir oğlu vardı.Kee była 7 lat starsza od Vincenta i miała 8-letniego syna.
Kendinden sonra gelecek imparator hakkında pek düşünmemişti.Ani na krok nie odstępował jej przyszły cesarz.
Moretz'in kendinden büyük 4 abisi vardır; Brandon, Trevor, Colin ve Ethan.Chloë ma czterech starszych braci: Brandona, Trevora, Colina i Ethana.
SHA-2, kendinden önce gelen SHA-1’den önemli farklılıklar içermektedir.SHA-2 zawiera szereg zmian odróżniających go od poprzednika SHA-1.
Kendinden emin bir ödül avcısı.Jest łowcą nagród.
Kendinden bir şey kalmaz.Nie zachodzą na siebie.
Öznede değil, kendinde var olan.Swój to, nie obcy!.
Ünlü dedektif Sherlock Holmes'un kendinden yedi yaş büyük ağabeyidir.Starszy o siedem lat brat genialnego detektywa Sherlocka Holmesa.
Okulda kendinden çok emindir.Jest popularny w szkole.
Jenkins'in kendinden küçük bir erkek kardeşi vardır.Jerkins ma młodszego brata.
Jessie nin kendinden 5 ve 7 yaş büyük 2 kız kardeşi bulunmaktadır.Ma dwie siostry, od pięciu do siedmiu lat starsze od niej.
Ocak 1818'de Caspar David Friedrich, kendinden yirmi yaş küçük olan Christiane Caroline Bommer ile evlendi.W styczniu 1818, ku zaskoczeniu przyjaciół, ożenił się z 25-letnią Christianą Caroliną Bommer.
Kendinden küçük bütün kardeşlerine o bakmaktadır.Troszczy się o swoje młodsze rodzeństwo.
Heliosferin hemen hemen tüm maddesi Güneş'in kendinden yayılır.W Heliopolis religia koncentrowała się wokół słońca.
Onları kendinden kopmayacak şekilde bağlamayı başardı ve hiçbir zaman ihanete uğramadı.Jemu powierzam swoje kłopoty i nigdy się nie zawiodłem.
Burada öznenin, kendinden ayrı gördüğü bir başkasına gereksinim vardır.Dziś staję się odpowiedzialny za kogoś innego, niż tylko za siebie.
Elif kendinde değildir.APT nie jest programem samym w sobie.