Ana içeriğe geç
Sözlük

kendinde ile cümle

kendinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin. Görüyor musun?Entonces puedes huir de tí mismo, huir de esa cosa, ¿entiendes?
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin. Görüyor musun?Vervolgens kunt u lopen van jezelf, lopen weg van dat ding.
O zaman kendinden uzaklaşabilirsin. O şeyden uzaklaşabilirsin. Görüyor musun?Τότε μπορείς να απομακρυνθείς από τον εαυτό σου, να απομακρυνθείς απ' αυτή την κατάσταση.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Allora, Nelson, perche' non ci racconti un po' di te?
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.So, Nelson, erzähl uns doch mal etwas über dich.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Λοιπόν, Νέλσον, πες μας λιγα πράγματα για τον εαυτό σου.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.Нельсон, расскажи нам немного о себе.
Pekala, Nelson, neden bize biraz kendinden bahsetmiyorsun.あたしは、水瓶座なの
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Był to zupełny szkielet, a mimo to miał dość odwagi i woli, by iść naprzód.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Era praticamente um esqueleto, mas conseguiu reunir coragem e vontade para se mover.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Era uno scheletro vivente, ma comunque riusciva a trovare il coraggio e la volontà di muoversi.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Era un schelet, în adevăratul sens al cuvântului, şi cu toate acestea, îşi adună toate puterile ca să meargă.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Era virtualmente un esqueleto, y sin embargo aún podía reunir el coraje y la voluntad para moverse.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Er war nur noch ein Skelett, doch er brachte immer noch den Mut und den Willen auf, sich zu bewegen.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Hän oli pelkkää luuta ja nahkaa. Sittenkin hän pystyi keräämään rohkeutensa ja tahtonsa liikkua.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.그러나 그는 여전히 용기를 불러 일으키고 움직이려는 의지를 가지고 있습니다.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Már szinte csak egy csontváz volt, de így is összeszedte minden akaraterejét, hogy mozogni tudjon.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Беше виртуален скелет, и въпреки това, той все още събираше куража и желанието да мърда.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.Он был скелетом, хотя он все ещё мог призвать своё мужество и желание двигаться.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.ובכל זאת הצליח לגייס די אומץ וכוח-רצון כדי לזוז.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.إلا أنه لا يزال يتمالك الشجاعة والإرادة للمضي.
Sanal bir iskeletti ancak yine de hareket edecek cesareti ve isteği kendinde toplayabiliyordu.彼は諦めていないし、もし彼のような人が諦めないのなら
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Magadból 'teremtetted' a személyt, most pedig a személyben élsz.
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Tu hai portato fuori la persona e adesso stai vivendo nella persona.
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Tú produjiste la persona y ahora vives en la persona.
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Vous avez fait sortir de vous la personne et maintenant vous vivez dans la personne.
Sen bu kişiliği kendinden çıkardın ve şimdi bu kişiliğin içinde yaşıyorsun.Ты породила личность, а теперь живёшь в ней.
Sen kendinde değilsin.Du er helt ude af dig selv.
Sen kendinde değilsin.Du tappar kontrollen.
Sen kendinde değilsin.Está completamente fuera de sí mismo.
Sen kendinde değilsin.Je bent jezelf niet.
Sen kendinde değilsin.Kau benar-benar hilang kendali.
Sen kendinde değilsin.Ki vagy borulva.
Sen kendinde değilsin. Silahını bana ver..אתה לגמרי מחורפן .תן את הנשק שלך
Sen kendinde değilsin. Silahını bana ver.أنت تفقد صوابك . أعطني ! المسدس
Sen kendinde değilsin.Είσαι εκτός εαυτού!
Sen kendinde değilsin.Вие сте напълно от себе си.
Sen kendinde değilsin.Не си на себе си.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.De ez itt nem sikerül neki.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.하지만, 이제 벡은 지쳐갑니다.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.Maar hier verliest hij terrein.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.Nhưng không thể.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.Але тут він втрачає грунт під ногами.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.אבל הוא לא מצליח.
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.حسناً ..ولكنه الآن تخور قواه
Tamam. Burda da kendinden geçiyor.エネルギーが切れかかっています
Tam kendini boğulmuş hissederken,... ...bakmışsın kendindesin.Когда ты чувствуешь, что идешь ко дну, ты оказываешься на твердой земле.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Ak je Bôh oslávený v ňom, aj Bôh jeho oslávi sám v sebe, a hneď ho oslávi.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.A poněvadž Bůh oslaven jest v něm, i Bůh oslaví jej sám v sobě, a to hned oslaví jej.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.A ponieważ Bóg uwielbiony jest w nim, tedy go też Bóg uwielbi sam w sobie, i wnetże uwielbi go.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Če je Bog oslavljen v njem, ga tudi Bog oslavi v sebi, in precej ga oslavi.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Dacă Dumnezeu a fost proslăvit în El, şi Dumnezeu Îl va proslăvi în El însuş, şi -L va proslăvi îndată.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Dersom Gud er herliggjort i ham, skal Gud også herliggøre ham i sig, og han skal snart herliggøre ham.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Ðức Chúa Trời cũng sẽ làm cho Con người vinh hiển nơi chính mình Ngài, và Ngài sẽ kíp làm cho vinh hiển.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Ðức_Chúa_Trời cũng sẽ làm cho Con_người vinh_hiển nơi chính mình Ngài , và Ngài sẽ kíp làm cho vinh_hiển .
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Er Gud herliggjort i ham, så skal også Gud herliggjøre ham i sig, og han skal snart herliggjøre ham.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Ha megdicsõítteték õ benne az Isten, az Isten is megdicsõíti õt õ magában, és ezennel megdicsõíti õt.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Ist Gott verklärt in ihm, so wird ihn auch Gott verklären in sich selbst und wird ihn bald verklären.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Jos Jumala on kirkastettu hänessä, niin kirkastaa myös Jumala hänet itsessään ja kirkastaa hänet pian.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.만일 하나님이 저로 인하여 영광을 얻으셨으면 하나님도 자기로 인하여 저에게 영광을 주시리니 곧 주시리라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kendinde ile cümle - Sayfa 28 - kendinde kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App