Ana içeriğe geç
Sözlük

kendinde ile cümle

kendinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.se Deus é glorificado nele, também Deus o glorificará em si mesmo, e logo o há de glorificar.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Se Dio è stato glorificato in lui, anche Dio lo glorificherà da parte sua e lo glorificherà subito
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Si Dieu a été glorifié en lui, Dieu aussi le glorifiera en lui-même, et il le glorifiera bientôt.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Si Dios es glorificado en él, también Dios le glorificará en sí mismo. Y pronto le glorificará
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Εαν ο Θεος εδοξασθη εν αυτω, και ο Θεος θελει δοξασει αυτον εν εαυτω και ευθυς θελει δοξασει αυτον.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Если Бог прославился в Нем, то и Бог прославит Его в Себе, и вскоре прославит Его.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.и никой, който е жив и вярва в Мене, няма да умре до века. Вярваш ли това?
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.Коли Бог прославив ся в Йому, то Бог прославить і Його в собі, і скоро прославить Його.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.אם האלהים נתפאר בו גם האלהים הוא יפארהו בעצמו ובמהרה יפארהו׃
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.ان كان الله قد تمجد فيه فان الله سيمجده في ذاته ويمجده سريعا.
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.神 要 因 自 己 榮 耀 人 子 、 並 且 要 快 快 的 榮 耀 他
Tanrı Onda yüceltildiğine göre, Tanrı da Onu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.神要 因 自己 榮耀 人子 、 並且 要 快快 的 榮耀他
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.A toto jejich spojení otevírá prostor pro výjimečné sebetranscendentní zážitky.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.En dat bijeenkomen opent de mogelijkheid van buitengewone zelftranscendente ervaringen.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.E quando la gente si ritrova insieme sono possibili straordinarie esperienze di autotrascendenza.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.Essa união das pessoas torna possíveis experiências extraordinárias de auto-transcendência.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.Et que les réunir rend possible d'extraordinaires expériences d'autotranscendance.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.전쟁을 통한 단합은 특별한 자기초월 경험의 가능성을 열어줍니다.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.Şi această apropiere deschide posibilitatea unei experienţe extraordinare de transcedenţă.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.To zbliżenie otwiera możliwość przeżycia niezwykłej autotranscendencji.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.Und dieses Zusammenbringen eröffnet die Möglichkeit außerordentlicher, selbsttranszendenter Erfahrungen.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.Và việc đưa con người lại gần nhau như vậy mở ra cơ hội có được những trải nghiệm chuyển hóa tinh thần.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.Y que el unirlas abre la posibilidad de experiencias autotrascendentes extraordinarias.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.Και αυτή η ένωση δίνει τη δυνατότητα για εξαιρετικές εμπειρίες αυτο-υπέρβασης.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.И че сближаването им отваря възможността за необикновени над-его преживявания.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.И это сплочение открывает им возможность испытать немыслимый опыт эго-транцендентности.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.והקרבה הזו מאפשרת חוויות יוצאות דופן של התעלות.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.وأن جمعهم مع بعض يفتح احتمال تجارب للسمو بالذات خارقة للعادة.
Ve bu bir araya geliş sıradışı kendinden geçme deneyimlerini mümkün kılıyor.自己超越の体験の可能性を開きます。 皆さんにグレン・グレイによる本からの
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.A on chodieval von s nami, mladšími chlapcami.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.A on se s námi mladšími kluky potloukal.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.Dan dia bergaul dengan anak-anak yang lebih muda seperti kita.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.E ele dava-se com estes miúdos mais novos.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.E lui andava in giro con tutti questi ragazzini più piccoli di lui.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.En hij hing rond met ons, de jongere kerels.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.És ő folyton velünk, fiatalabbakkal lógott.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.Et il traînait avec nous les plus jeunes.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.I on spędzał czas z nami wszystkim młodszymi od niego koleżkami.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.하지만 쟈니는 자기 또래보다 어린 우리들과 어울렸습니다.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.Och han umgicks med oss yngre killar.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.Şi el îşi petrecea timpul cu noi, băieţii mai tineri.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.Und er hing mit uns jüngeren Kerlen rum.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.Và cậu này chơi với chúng tôi, những đứa nhỏ tuổi hơn.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.Y él pasaba el rato con nosotros.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.Και έκανε παρέα με όλους εμάς τους μικρότερους.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.И он гулял с нами, младшими ребятами.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.И той се движеше с всички нас по-младите момчета.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.І він гуляв з нами, молодшими хлопчаками.
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.והוא נהג להסתובב איתנו, החבר'ה הצעירים
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.وكان يصاحب كل أؤلئك الأصغر سناً منه .
Ve hep bizimle, kendinden daha küçüklerle takılırdı.ジョニーは不良だったので
Ve kendinde konuşma gücünü bulduğunda, umduğundan fazlasını taşıdığını keşfetti.Joe가 '감히' 말을 꺼냈을 때, 그는 스스로의 내면을 훨씬 잘 알게 됐습니다.
Ve kendinde konuşma gücünü bulduğunda, umduğundan fazlasını taşıdığını keşfetti.וכאשר הוא העז לדבר, הוא גילה בתוכו הרבה יותר
Ve kendinde konuşma gücünü bulduğunda, umduğundan fazlasını taşıdığını keşfetti.وعندما تجرأ على الكلام، اكتشف أكثر من ذلك بكثير داخل نفسه
Ve kendinde konuşma gücünü bulduğunda, umduğundan fazlasını taşıdığını keşfetti.自分の中にあるものや システムに貢献できることが 想像していたよりもずっと大きいことに気付いたのです
Ve roketler, anlık yangın asmak için, kendinden tahrikli patladıAnd raketteja puhalsi itse ajaa, Lopeta niiden hetkellinen tulipalo
Ve roketler, anlık yangın asmak için, kendinden tahrikli patladıA rakety foukal vlastní pohon, vyvěsit svůj momentální požáru
Ve roketler, anlık yangın asmak için, kendinden tahrikli patladıA rakety fúkal vlastný pohon, vyvesiť svoj momentálny požiaru
Ve roketler, anlık yangın asmak için, kendinden tahrikli patladıDan roket meledakkan diri didorong, Untuk sesaat mereka terkatung-katung
Ve roketler, anlık yangın asmak için, kendinden tahrikli patladıE foguetes explodiu auto-dirigido, Para desligar o fogo momentâneo
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod