Mary parti için kendine bir elbise aldı.Mary bought herself a dress for the party.
Mary kendini Tom'un eski karısı olarak tanıttı.Mary introduced herself as Tom's ex-wife.
Tom eskiden olduğu kadar kendinden emin değil.Tom isn't as confident as he used to be.
Bunun ne kadarını sen kendin yazdın?How much of this did you write yourself?
Kendine zarar vermedin, değil mi?You didn't hurt yourself, did you?
Tom kendini bir battaniye ile sardı.Tom wrapped himself in a blanket.
Mary kendine yeni bir elbise satın aldı.Mary bought herself a new dress.
Bu çantayı kendin mi topladın?Did you pack this bag yourself?
Tom kendini öldürtecek.Tom will get himself killed.
Sami bir Müslüman olarak kendini çok soyutlanmış hissediyordu.As a Muslim, Sami felt very isolated.
Sami odasında kendi kendine kelimeişehadet getirdi.Sami said the shahada all by himself in his room.
Sami Müslümanlarla birlikteyken kendini huzurlu hissediyordu.Sami felt comfortable around Muslims.
Ateşle kendinizi ısıtın.Warm yourself by the fire.
Tom havuzdan çıktı ve kendini kuruladı.Tom got out of the pool and dried himself off.
Tom kendini sakinleştirmek için derin bir nefes aldı.Tom took a deep breath to calm himself.
Bunu neden kendiniz yapıyorsunuz?Why are you doing that by yourself?
Tom kendine güvendiğini hissettiğini söyledi.Tom said he was feeling confident.
Tom daha iyisini yapmaya kendini adamış.Tom is committed to doing better.
O balıkları kendin mi yakaladın?Did you catch that fish yourself?
Tom kendine biraz mısır gevreği döktü.Tom poured himself some cereal.
Tom kendini öldürmek istedi.Tom wanted to kill himself.
Bunu kendiniz yapabilirsiniz.You can do that yourself.
Tom ailesini kurtarmak için kendini feda etti.Tom sacrificed himself to save his family.
Kendinden oldukça utanıyordu.He felt rather ashamed of himself.
Tom'un kendinden başka suçlayacak kimsesi yoktu.Tom had no one to blame but himself.
Kendine bir içki koy.Pour yourself a drink.
Tom kendini iyi hissettiğini söyledi.Tom said that he was feeling fine.
Tom, kendini rahatsız hissettiğini ve ayrılmak istediğini söyledi.Tom said that he felt uncomfortable and wanted to leave.
Tom kendini keriz gibi hissettiğini söyledi.Tom said he felt foolish.
Tom kendini aptal gibi hissettiğini söyledi.Tom said he felt foolish.
Tom kendini yalnız hissettiğini söyledi.Tom said he felt lonely.
Tom kendini korumaya çalıştı.Tom tried to protect himself.
Bunu kendin yapmanı istemiyorum.I don't want you doing that by yourself.
Tom kendini kötü hissettiğini söyledi.Tom said he felt bad.
Tom kendini harika hissettiğini söyledi.Tom said he felt wonderful.
Tom kendini güçsüz hissettiğini söyledi.Tom said he felt powerless.
Tom kendini ihmal edilmiş hissettiğini söyledi.Tom said he felt neglected.
Tom kendini fantastik hissettiğini söyledi.Tom said he felt fantastic.
Tom kendini umutsuz hissettiğini söyledi.Tom said he felt desperate.
Tom kendini çok daha iyi hissediyor gibi görünüyor.Tom seems to be feeling a lot better.
Kendini ihanete uğramış gibi hissettim.I felt like I've been betrayed.
Tom kendine fazla güvenir ama Mary güvenmez.Tom is overconfident, but Mary isn't.
Tom'a kendine daha iyi bakmasını söyledim.I told Tom to take better care of himself.
Tom kendini yapması gereken her şeyi yapmıyormuş gibi hissettiğini söyledi.Tom said that he felt he wasn't doing everything he should've been doing.
Tom kendinden emin ama Mary değil.Tom is confident, but Mary isn't.
Tom kendini cesur hissediyordu.Tom felt brave.
Tom kendinden emin değil ama Mary emin.Tom isn't confident, but Mary is.
Tom kendini berbat hissettiğini söyledi.Tom said he felt terrible.
Tom kendini kovulmuş hissettiğini söyledi.Tom said he felt repulsed.
Tom kendini rahatlamış hissettiğini söyledi.Tom said he felt relieved.
Tom kendini reddedilmiş hissettiğini söyledi.Tom said he felt rejected.
Tom kendini dışlanmış hissettiğini söyledi.Tom said he felt left out.
Tom kendini kafası karışık hissettiğini söyledi.Tom said he felt confused.
Tom kendini ihanete uğramış hissettiğini söyledi.Tom said he felt betrayed.
Tom olanlar için kendini gerçekten kötü hissediyor.Tom feels really bad about what happened.
Yakında kendini daha iyi hissedeceksin.You'll feel better soon.
Tom kendine yeni bir bilgisayar aldı.Tom bought himself a new computer.
Tom'un bu kadar kendini işine adamış olacağını sanmıyorum.I didn't think Tom would be so dedicated.
Sami hala kendini masum bir kurban olarak resmetmekten hoşlanır.Sami still likes to portray himself as an innocent victim.
Sadece rahatla. Kendin ol.Just relax. Be yourself.