Harika konuşuyorsun. Kendini duymak ister misin?You speak wonderfully. Would you like to hear yourself?
İyi bir gece uykusundan sonra kendini daha iyi hissedeceksin.You'll feel better after a good night's sleep.
Sen kendinden başka hiç kimseyi asla umursamadın.You've never cared about anyone but yourself.
Kendinin için ne söylemek zorundasınız?What do you have to say for yourselves?
Buna kendin için karar vermek zorundasın.You have to decide that for yourself.
Kendin için ne söylemek zorundasın?What do you have to say for yourself?
Tom kendini ihmal edilmiş hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel ignored.
Tom kendini garip hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel awkward.
Tom kendini biraz suçlu hissetmeye başladı.Tom began to feel a little guilty.
Bir şok için kendini hazırla, Tom.Prepare yourself for a shock, Tom.
Yine kendine kendine mi konuşuyorsun?Are you talking to yourself again?
Tom kendini uykulu hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel sleepy.
Tom kendini aç hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel hungry.
Kendinizi benim tutsaklarım olarak düşünün.Consider yourselves my prisoners.
Tom kendini yorgun hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel tired.
Tom kendini mutlu hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel happy.
Tom Mary'yi kendini savunmada öldürdü.Tom killed Mary in self-defense.
Tom'un kendine ait bir bilgisayarı bile yok.Tom doesn't even own a computer.
Kendini polise teslim et.Turn yourself in to the police.
Tom şimdi kendini çok daha iyi hissediyor.Tom is feeling much better now.
Kendiniz gidebilirdiniz.You could've gone by yourself.
Kendine yiyecek bir şey al.Buy yourself something to eat.
Tom kendini güvende hissetmediğini söyledi.Tom said he didn't feel safe.
Tom kendine neyin çarptığını bilmiyordu.Tom didn't know what hit him.
Sen kendini çok rahatlamış hissetmelisin.You must feel very relieved.
Tom kendini pek iyi hissetmiyor.Tom's not feeling very well.
Kendine gel, Tom.Pull yourself together, Tom.
Darbe için kendinizi güçlendirin.Brace yourselves for impact.
Tom sık sık kendi kendine konuşur.Tom often talks to himself.
Tom kendinin tadını çıkarmıyor.Tom isn't enjoying himself.
Tom sırıtmaktan kendini alamadı.Tom couldn't help grinning.
Tom kendini asla affetmedi.Tom never forgave himself.
Tom bugün kendini iyi hissediyor.Tom is feeling good today.
Tom kendini son derece suçlu hissetti.Tom felt extremely guilty.
Tom kendini biraz gergin hissetti.Tom felt a little nervous.
Bunu kendine sakla, Tom.Keep this to yourself, Tom.
Kendini çok berbat hissediyor olmalısın.You must feel horrible.
Tom kendini iyi hissetmiyor.Tom's not feeling well.
Tom çok kendine güvenen değil.Tom isn't so confident.
Tom kendi kendini yetiştirmiş bir adam.Tom is a self-made man.
Tom kendine yardım edemez.Tom can't help himself.
Tom kendini alamıyor.Tom can't help himself.
Tom kendine hâkim olamıyor.Tom can't help himself.
Kendine bir koltuk bul.Find yourselves a seat.
Kendini temizle, Tom.Clean yourself up, Tom.
Tom kendini en kötüsüne hazırlıyor.Tom expects the worst.
Bunu kendine sakla.Keep this to yourself.
Onu kendine sakla.Keep that to yourself.
Kendine bir içki al.Have yourself a drink.
Kendinize bir mola verin.Give yourself a break.
Kendin öyle söyledin.You said so yourself.
Kendine sakla.Keep it to yourself.
Tom kendini riske attı.Tom took a chance.
İstemiyorsan kendini yemeye zorlama.Don't force yourself to eat if you don't want to.
Başka birisini aldattığında, kendini de aldatırsın.When you betray somebody else, you also betray yourself.
Yeni çalışan kendini dondurucuda kilitledi.The new employee locked herself in the freezer.
Sorunu kendiniz çözebileceğinizi düşünüyor musunuz?Do you think you'll be able to solve the problem by yourself?
Tom'un kendinin başa çıkamayacağı herhangi bir problemi yok.Tom doesn't have any problem he can't handle himself.
Sorunlar genelde kendi kendine yok olmazlar.Problems don't usually go away by themselves.
Çoğu problem kendi kendine çözülür.Many problems resolve themselves.