Çünkü biz İngiliz ve biz kendimiz kontrol edebiliriz.Porque somos británicos y nos controlamos.
Çünkü biz İngiliz ve biz kendimiz kontrol edebiliriz.Protože jsme Britové a ovládáme se.
Çünkü biz İngiliz ve biz kendimiz kontrol edebiliriz.Επειδή είμαστε "γγλοι και έχουμε τον έλεγχο του εαυτού μας.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Bo my jesteśmy istotami samoreplikującymi się.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.우리가 자기 복제자이기 때문입니다.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Mert mi képesek vagyunk a szaporodásra.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Omdat wij zelfreplicerend zijn.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Parce que nous nous reproduisons.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Pentru că ne înmulţim.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Perché noi siamo autoreplicanti.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Porque nosotros nos auto-replicamos.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Protože kopírujeme sami sebe.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Weil wir uns selbst replizieren.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Διότι είμαστε αυτοαναπαραγώμενοι.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Защото ние сме саморепликиращи се.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.Потому что мы - само-реплицирующиеся существа.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.מפני שאנו משכפלים את עצמנו.
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.لأنهم معادو التخليق ذاتياً
Çünkü biz kendi kendimize çoğalabiliyoruz.私たちは子供を産みます
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Bởi vì nó mệt mỏi và chúng ta cảm thấy mệt mỏi.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Omdat we moe worden.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Parce que c'est fatiguant et on sent la fatigue.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Pentru că e obositor și ne simțim epuizați.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Perché è stancante e ne sentiamo la fatica.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Porque es agotador.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Weil es anstrengend ist und wir uns ermüdet fühlen.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Потому что ночная работа нас изнуряет.
Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Тому що праця втомлює нас, ми відчуваємо втому.
Daha çok bilene kadar ki nasihatleri kendimize saklamalıyız.우리의 협의가 이루어지기 전까지는 말이지요.
Daha çok bilene kadar ki nasihatleri kendimize saklamalıyız.שאנחנו פשוט צריכים לשמור את זה לעצמנו עד שנדע יותר.
Daha çok bilene kadar ki nasihatleri kendimize saklamalıyız.حتى نكون متأكدين منها
Daha çok bilene kadar ki nasihatleri kendimize saklamalıyız.しかし それはナンセンスです
Darth Vader'ýn yüređini deđiţtirmek için, önce kendimizinkini deđiţtirmeliyiz...E quando ci arrivano, gli strisciano da dietro e poi lo colpiscono in volto con una torta alla crema vegana.
Darth Vader'ýn yüređini deđiţtirmek için, önce kendimizinkini deđiţtirmeliyiz...Iar când ajung acolo, se furișează în spatele lui și apoi îl lovesc cu o prăjitură vegană.
Darth Vader'ýn yüređini deđiţtirmek için, önce kendimizinkini deđiţtirmeliyiz...채식 파이를 집어 던집니다. 그러나 이 장면은 당시에 작업하고 있던
Değil mi? Böylece, kendimize davranıldığından daha farklı muhamele edilmesinin gerektiğini düşünüyoruz..Takže s nimi chceme naložit jinak, než jak chceme aby bylo nakládáno s námi.
Değil mi? Böylece, kendimize davranıldığından daha farklı muhamele edilmesinin gerektiğini düşünüyoruz..We denken dat we hen anders moeten behandelen dan we zelf zouden willen worden behandeld.
Değişim mümkün, eğer biz kendimizi değiştirirsek.השינוי אפשרי אם נשנה בעצמנו.
Demek istediğim, kendimize bakarsak, ya da yaşam öyle bir şey ki onu görünce anlayabilirsiniz.Chci říct, pokud se podíváme na sebe, nebo život jako na jednu z věcí, kterou poznáte to, když ji vidíte...
Demek istediğim, kendimize bakarsak, ya da yaşam öyle bir şey ki onu görünce anlayabilirsiniz.Jeśli popatrzycie na siebie, życie jest jedną z tych rzeczy, które rozpoznajemy, kiedy zobaczymy.
Demek istediğim, kendimize bakarsak, ya da yaşam öyle bir şey ki onu görünce anlayabilirsiniz.완전히 흔들어 버렸습니다 우리 스스로나 다른 생명체를 보면 생물이 무엇인지 가늠할 수 있습니다
Demek istediğim, kendimize bakarsak, ya da yaşam öyle bir şey ki onu görünce anlayabilirsiniz.Коли ми дивимося на самих себе або на інші форми життя, які знаємо, тоді ми це розрізняємо.
Demek istediğim, kendimize bakarsak, ya da yaşam öyle bir şey ki onu görünce anlayabilirsiniz.משום שהם מתשתשים את הגבול בין החיי והדומם, והשאלה של מהם חיים.
Demek istediğim, kendimize bakarsak, ya da yaşam öyle bir şey ki onu görünce anlayabilirsiniz.ما هي الحياة؟ اعني اننا لو ننظر الى انفسنا
Demek istediğim, kendimize bakarsak, ya da yaşam öyle bir şey ki onu görünce anlayabilirsiniz.それらの事はそれを見るとき、それを知っています。 何かを見る場合、それが誕生、成長、それは
Derler ki, "Darth Vader'ý deđiţtirmek istiyorsak önce kendimiz deđiţimin kendisi olmalýyýz...그들은 베이더 뒤로 몰래 다가가서
Derler ki, "Darth Vader'ý deđiţtirmek istiyorsak önce kendimiz deđiţimin kendisi olmalýyýz...Y cuando están adentro, se ponen detrás de él, y le pegan en la cara con un pastel de crema vegan.
Derler ki, "Darth Vader'ý deđiţtirmek istiyorsak önce kendimiz deđiţimin kendisi olmalýyýz...И когда они туда попадают, они незаметно подкрадываются к нему и ударяют его веганским кремовым пирогом.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.A digitális világ gondoskodik arról, hogy végtelenül elfoglaltnak érezzük magunkat.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.De digitale wereld zweert samen om ons het gevoel te geven dat we eeuwig druk bezig zijn.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.Den digitala världen får oss att känna oss ständigt upptagna.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.Die digitalisierte Welt hat sich verschworen, um uns ständig und immerfort in Atem zu halten.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.Dunia digital ini bersekongkol untuk membuat kita merasa selamanya sibuk, terus-menerus sibuk.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.El mundo digital conspira para hacernos sentir eternamente ocupados, permanentemente ocupados.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.Il mondo digitale cospira per farci sentire eternamente e perpetuamente occupati.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.디지털 세상은 우리가 영원히 바쁜 것처럼, 끊임없이 바쁜 것처럼 느끼게 합니다.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.Le monde numérique s'arrange toujours pour nous donner l'impression d'être débordés en permanence.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.Lumea digitală conspiră să ne facă să ne simțim veşnic ocupați, mereu ocupați.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.Przez świat cyfrowy czujemy się wiecznie zajęci.
Dijital dünya bize kendimizi daima meşgul, ebediyen meşgul olarak hissetmemiz için planlanmış.Thế giới số âm mưu khiến chúng ta cảm thấy thường xuyên bận rộn, không ngừng bận rộn.