Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.Това всъщност ни казва, че може би мислим за самите себе си и за други хора от гледната точка на две личности.
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.מה שזה אומר לנו, זה שאפשר לחשוב עלינו ועל אחרים במונחים של שני "אני".
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.ما يخبرنا به هذا، حقاً، هو أننا ربما نفكر بأنفسنا وبقية الناس بأننا وهم نملك نوعين من النفسيات
Bu aslında bize şunu söylüyor, kendimiz ve diğerleri hakkında düşünürken iki benlikten bahsedebiliriz.考えているらしいとわかります 経験の自己- これは 現在を生き
Bu bize kendimiz hakkında bişeyler öğretir.Het kan over ons zelf onderrichten.
Bu bize kendimiz hakkında bişeyler öğretir.Lahko nas nauči kaj o nas.
Bu bize kendimiz hakkında bişeyler öğretir.Mùže nás uèit o nás samotných.
Bu bize kendimiz hakkında bişeyler öğretir.Ne poate învăţa despre noi.
Bu bize kendimiz hakkında bişeyler öğretir.Nó có thể dạy cho chúng ta về bản thân.
Bu bize kendimiz hakkında bişeyler öğretir.Puede ensenarnos sobre nosotros mismos.
Bu bize kendimiz hakkında bişeyler öğretir.Μπορεί να μας μάθει για τους εαυτούς μας.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Cái vỏ lớn này, hay bất kỳ thứ gì, chúng ta khá tự hào về chính mình
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Ce grand cortex, ou autre, nous sommes plutôt fiers de nous.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Die grote cortex, of zoiets, we zijn nogal trots op onszelf.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Ez a nagy agykéreg, vagy mi; elég büszkék vagyunk magunkra.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.이 커다란 두뇌 같은 것으로, 우리는 스스로를 자랑스럽게 생각합니다.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Lapisan korteks besar, atau apapun, kita cukup bangga akan diri kita sendiri.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Nuestra gran corteza cerebral nos hace sentirnos orgullosos.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.O nosso grande córtex faz-nos sentir muito orgulhosos.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Questa grande corteccia, insomma, siamo abbastanza fieri di noi stessi.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Suntem foarte mândri de acest cortex mare.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.To czyni nas bardzo dumnymi z siebie.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Αυτός ο μεγάλος εγκέφαλος, ή κάτι τελοσπάντων, μας κάνει να είμαστε πολύ περήφανοι για τους εαυτούς μας.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Большая кора головного мозга, вообще мы собой гордимся.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.Този голям мозък, от който така се гордеем.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.קליפת המוח, מה שלא תהיה, אנו מאד גאים בעצמנו.
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.ان هذا الدماغ الكبير .. او نحوه .. هو ما يجعلنا فخورين بأنفسنا ..
Bu büyük beyin yada her ne ise; kendimizle oldukça gurur duyuyoruz.でも、固いものを作り上げたい時、
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.A taky se necháváme unést rétorikou trestu.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Ci siamo fatti prendere la mano dalla retorica della punizione.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Daliśmy się ponieść retoryce kary.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Deixámo-nos empolgar por essa retórica da punição.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.En we zijn doorgedraafd in onze bestraffingsretoriek.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.És elszaladt velünk a büntetés retorikája.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Et nous nous sommes emportés avec la rhétorique de la punition.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.우리가 마약을 처벌하겠다는 허언장담에만 열중한 결과죠.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Och vi gick för långt i våra idéer om straff.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Şi suntem duşi de retorica pedepsei.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Wir haben uns hinreißen lassen von der Rhetorik der Bestrafung.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Y nos dejamos convencer por la retórica del castigo.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.Παρασυρθήκαμε απ' τη ρητορεία της ποινής.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.И нас увлекла эта риторика наказания.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.И се отдалечихме от реториката на наказанието.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.ונסחפנו עם הרטוריקה של הענישה.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.واستمرينا في المبالغة في أنواع العقوبات.
Bu ceza söylemine kendimizi kaptırdık.この国には三振法があります
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Az eszközök legtöbbje leginkább arra fókuszál, hogy milyen úton-módon viszonyulunk önmagunkhoz.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Beaucoup de ces dispositifs ont vraiment tendance à se centrer sur notre lien à nous-mêmes
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.이 장치들 중에 아주 많은 것들이 우리가 우리 자신들과 소통을 하는 방법에 약간 중점을 두고 있어요
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Många av de här prylarna sätter fokus på hur vi förhåller oss till oss själva.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Mnohé z týchto zariadení sú v skutočnosti zamerané na spôsoby, akými komunikujeme so sebou.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Mnoho z mých vynálezů se soustředí na způsoby, jakými se můžeme sblížit sami se sebou.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Muchos de estos dispositivos se centran en las maneras de relacionamos con nosotros mismos.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Muitos destes objectos focam realmente as formas como nos relacionamos connosco.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Multe dintre aceste aparate se concentrează asupra modului cum interacţionăm cu noi înşine.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Nhiều trong số các thiết bị này thực sự hướng đến những phương thức chúng ta liên hệ với chính mình.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Sebagian besar alat-alat ini benar-benar berfokus pada cara kita berhubungan dengan diri sendiri.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.So viele dieser Geräte konzentrieren sich tatsächlich darauf, wie wir mit uns selbst in Beziehung stehen.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Tanti di questi dispositivi in realtà hanno a che fare col tipo di rapporto che abbiamo con noi stessi.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.Wiele z tych urządzeń koncentruje się na sposobie w jaki odnosimy się do siebie.