Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.우리는 발견했다있는 같은 혼잡한 도로에 도달했다 아침에 스스로.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Mali sme dosiahli rovnakého preplnené dopravné tepnou, v ktorom sme našli sa v dopoludňajších hodinách.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Meillä oli saavuttanut samaa tungosta pääkatu, jossa olimme löytäneet itse aamulla.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Měli jsme dosáhli stejného přeplněné dopravní tepnou, ve kterém jsme našli se v dopoledních hodinách.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Mi elérte ugyanazt a zsúfolt átjárás, ahol találtunk magunkat reggel.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Nous avions atteint l'artère bondée même dans lequel nous avions trouvé nous-mêmes dans la matinée.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Tínhamos chegado da rua mesmo lotado em que tínhamos encontrado nós mesmos no período da manhã.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Vi hade nått samma trånga huvudgata som vi hade hittat oss själva på morgonen.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Vi var nået til samme overfyldte færdselsåre, hvor vi havde fundet os i morgen.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.We hadden tot dezelfde drukke doorgaande weg in die we hadden gevonden ons in de ochtend.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Wir hatten das gleiche bevölkerte Straße, in der wir gefunden hatte erreicht uns in den Morgen.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Είχαμε φτάσει στο ίδιο πολυσύχναστη οδική αρτηρία στην οποία είχαμε βρεθεί τον εαυτό μας το πρωί.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Имахме достигнали същото претъпкан артерия, в която имахме себе си на сутринта.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Ми прийшли до того ж переповненій вулиці, в якому ми знайшли себе вранці.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.Мы пришли к тому же переполненной улице, в котором мы нашли себя по утрам.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.הגענו אל רחוב הומה אדם באותה שבו מצאנו את עצמנו בבוקר.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.قد وصلنا الى شارع مزدحم في نفس الذي كنا قد وجدت أنفسنا في الصباح.
Biz bulduğumuz olduğu aynı kalabalık caddesi ulaştı sabah kendimizi.朝の自分。 私たちのタクシーは棄却し、氏Merryweatherの指導に従い、我々が渡された
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.Chúng tôi cũng có những thứ ở Biosphere 2 để giữ sạch cơ thể. Nhưng chúng không có mùi thơm.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.Claro que teníamos productos dentro de Biosphere 2 para estar limpios. Pero nada que contenga perfume.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.În Biosferă aveam chestii ca să ne menţinem curaţi. Dar nimic cu parfum.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.Klar hatten wir in Biosphäre 2 Sachen, um uns sauber zu halten. Aber nichts mit Geruch.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.바이오스피어 안에도 청결을 유지하기 위한 물질이 있었습니다. 하지만 향수는 아니었죠.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.Lalu di dalam biosfer ada alat untuk menjaga kebersihan kami. Namun tidak ada yang mengandung parfum.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.Nella Biosfera avevamo di che mantenerci puliti. Ma niente che profumasse.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.Nous avions bien des produits pour rester propres à l'intérieur de Biosphere. Mais rien de parfumé.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.V Biosféře jsme měli věci, které nás měly udržet čisté, ale žádná z nich nebyla s vůní.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.W Biosferze mieliśmy środki czystości, ale nie perfumowane.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.We hadden wel dingen in de biosfeer om ons schoon te houden. Maar niets met een geurtje.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.Имахме неща вътре в Биосферата, които да ни поддържат чисти. Но нищо с парфюм.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.Ну, у нас были средства внутри Биосферы чтобы содержать себя в чистоте, но ничего парфюмерного.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.וכל מיני דברים אחרים. עכשיו היו לנו דברים בתוך ביוספירה 2 על מנת לשמור על עצמנו נקיים.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.داخل بيوسفار كان لدينا ما يسمح لنا بالاعتناء بنظافتنا. ولكن لا شيء منها يحتوي عطورا.
Biz de Biyosferde kendimizi temiz tutuyorduk ama parfümlü bir şey kullanmıyorduk.香水の類いは持っていませんでした しかし、こちら側では臭うのです
Biz de kendimize "insan" diyoruz; ama aslında bizler "homosapien"izAlespoň to ale ohraničuje ten obraz, způsobem, jakému rozumíme zejména co se nás, lidí, týče.
Biz de kendimize "insan" diyoruz; ama aslında bizler "homosapien"iz하지만 적어도 그 그림의 틀은 우리가 이해할 수 있는- 특히 우리는 인간이라는 것입니다
Biz de kendimize "insan" diyoruz; ama aslında bizler "homosapien"izNu onze soort, we noemen onszelf mensen, maar we zijn in werkelijkheid Homo sapiens
Biz de kendimize "insan" diyoruz; ama aslında bizler "homosapien"izY lo puede llamar Gorillini...Go-ri-lli-ni Gorillini gorila o G. gorilla, es el nombre real de la especie.
Biz de kendimize "insan" diyoruz; ama aslında bizler "homosapien"izСлед това той
Biz de kendimize "insan" diyoruz; ama aslında bizler "homosapien"izЦе принаймні показує картинку в рамках нашого розуміння, зокрема, розуміння нас самих. Особливо, людей.
Biz de kendimize "insan" diyoruz; ama aslında bizler "homosapien"izبالأخص: نحن، تحديداً البشر. الآن، نوعنا، يمكننا تسمية أنفسنا بشر، ولكننا في الحقيقة جنس بشري
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Also machten wir uns jetzt auf die Suche nach den geringstmöglichen Produktionskosten.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Entonces, emprendimos un camino para intentar hacerlo con el menor costo posible.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Így azon kezdtünk el dolgozni, hogy a lehető legalacsonyabbra vigyük az előállítás költségeit.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Intraprendemmo, quindi, la strada per provare a renderlo il più possibile economico.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.따라서 가능한 최저가로 설계 및 제작하는 방식을 추진했습니다.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Postanowiliśmy spróbować zrobić jak najtańszy.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Şi am pornit pe un drum pentru a încerca să îl facem cât se poate de ieftin.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Traçámos o caminho para conseguir o custo mais baixo possível.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.We zochten naar minimale productiekosten.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Така наистина тръгнахме по пътя да се опитаме да го направим на възможно най-ниска цена.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.Так что мы действительно задумались над способами, как снизить стоимость до максимально возможной.
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.כך שהתחלנו באמת לעבוד בכיוון של הוזלת העלות ככל האפשר
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.فأخذنا في الواقع طريق لمحاولة خفض التكلفة لأقل حد ممكن
Bizde, mümkün olan en düşük maliyetle üretebilmek için kendimize bir yol çizdik.スターリングエンジンの動きを表す 大がかりな数学モデルを作りました
Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz?Dan buat apa pula kami mau menghadapi bahaya setiap saat
Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz?En waarom zouden wij dan nog één uur langer willens en wetens gevaar lopen?
Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz?E perché noi ci esponiamo al pericolo continuamente
Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz?E por que nos expomos também nós a perigos a toda hora?
Biz de neden her saat kendimizi tehlikeye atıyoruz?Et nous, pourquoi sommes-nous à toute heure en péril?