Ana içeriğe geç
Sözlük

kendimiz ile cümle

kendimiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Opettajana se on ensimmäinen kerta, kun kuulin sanat "opettaa itsellemme" sanottuna niin huolettomasti.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.To bolo po prvýkrát, čo som ako učiteľ počul povedať slová "učiť sa navzájom" tak prirodzene.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Untuk pertama kalinya, sebagai guru, saya mendengar kata "belajar sendiri" diucapkan secara kasual.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Wówczas po raz pierwszy usłyszałem, by ktoś tak beztrosko mówił o samodzielnym uczeniu się.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Ως δάσκαλος,είναι η πρώτη φορά που άκουσα τη φράση να "μάθουμε μόνοι μας" να λέγεται τόσο ανέμελα.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Тогава за пръв път в ролята си на учител чух "сами да се учим" да звучи толкова естествено.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Я уперше за весь час роботи вчителем почув, щоб хтось так недбало вимовив фразу "самотужки вивчити".
Bir şeyler yanlış giderse, kendimizi bir şekilde koruyacağımızı düşünüyordum.Du vet, jag trodde vi var tvungna att ha någon form av sätt att skydda oss själva, skulle bli något fel.
Bir şeyler yanlış giderse, kendimizi bir şekilde koruyacağımızı düşünüyordum.Gondoltam, hogy valahogy majd... meg kell védenünk magunkat, ha valami balul üt ki.
Bir şeyler yanlış giderse, kendimizi bir şekilde koruyacağımızı düşünüyordum.Víte, pomyslel si, že musíme mít něco, jako se ochránit, kdyby se něco pokazilo.
Bir şeyler yanlış giderse, kendimizi bir şekilde koruyacağımızı düşünüyordum.Weet je, ik dacht dat we... een soort van verdediging moesten hebben... als er iets mis moest gaan.
Bir şeyler yanlış giderse, kendimizi bir şekilde koruyacağımızı düşünüyordum.Wiesz, chciałem mieć coś, jakieś zabezpieczenie, jeśli cokolwiek by poszło nie tak.
Bir şeyler yanlış giderse, kendimizi bir şekilde koruyacağımızı düşünüyordum.Ξέρεις, πίστευα ότι έπρεπε να έχουμε κάποιο τρόπο να προστατευτούμε, άμα πήγαινε κάτι στραβά.
Bir şeyler yanlış giderse, kendimizi bir şekilde koruyacağımızı düşünüyordum.Знате, мислио сам да морамо имати нешто што би нас заштитило у случају... да нешто крене наопако.
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Az új fejezet azzal kezdődik, hogy először is feltesszük magunknak ezt a legalapvetőbb kérdést:
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Che inizia col porsi una domanda fondamentale: Che inizia col porsi una domanda fondamentale:
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Das nächste Kapitel beginnt damit, dass wir uns zuallererst diese grundlegende Frage stellen:
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;El siguiente capítulo comienza primero, con preguntarnos esta pregunta fundamental,
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Het volgende hoofdstuk begint allereerst met onszelf deze fundamentele vraag te vragen:
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;다음 단계는 먼저 우리 자신에게 이러한 기본적인 질문을 묻는 것에서 시작합니다,
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;La începutul capitolului trebuie, înainte de toate, să ne punem o intrebare, o întrebare fundamentală,
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Le chapitre suivant commence surtout par cette question fondamentale que nous devons nous poser
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Następny rozdział należy przede wszystkim zacząć tym fundamentalnym pytaniem,
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Κι αυτό αρχίζει με ένα βασικό ερώτημα:
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Следващата глава започва първо с това да попитаме себе си този основен въпрос,
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;Следующая глава начинается с вопроса, которые мы должны задать самим себе, самого главного вопроса:
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;הפרק הבא מתחיל, בראש ובראשונה -- בשאלה בסיסית שנשאל את עצמנו,
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;الفصل التالي يبدأ أولا وقبل كل شيء ، بسؤال أنفسنا هذه السؤال الأساسي ،
Bir sonraki bölüm, öncelikle, kendimize bu önemli soruyu... ...sorarak başlıyor;この基本的問題を問うことから始まります 「アフリカの誰を支援したいのか?」
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Acontece quando nos convencemos de que uma mentira é a verdade.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Amikor meggyőzzük magunkat, hogy a hazugság az igazság.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Atunci ne convingem singuri că o minciună este, de fapt, adevărul.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.C'est là que nous nous persuadons que le mensonge est la vérité.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Das ist, wenn wir uns selbst überzeugen, das eine Lüge die Wahrheit ist.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Dat zijn wij die onszelf ervan overtuigen dat een leugen waar is.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Đó là khi chúng ta tự thuyết phục mình rằng một sự lừa dối là sự thật.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.È quando ci convinciamo che una bugia sia la verità.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.그리고는 거짓이 진실이라고 우리가 우리 자신을 확신시키지요.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Pri ňom presvedčíme samých seba, že lož je pravdou.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Que es cuando nos convencemos de que una mentira es verdad.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To je, ko prepričamo sami sebe, da je laž resnica.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To se stává, když přesvědčíme sami sebe, že lež je pravdou.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To wtedy, gdy przekonujemy siebie, że kłamstwo jest prawdą.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Αυτό συμβαίνει όταν πείθουμε τον εαυτό μας πως ένα ψέμα είναι η αλήθεια.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Това, е когато ние се убедим, че лъжата е истина.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Це коли ми переконуємо себе, що брехня є правдою.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Это когда мы убеждаем себя, что ложь — это правда.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.זה קורה כאשר אנחנו משכנעים את עצמנו ששקר הוא אמת.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.هو ما يحصل حين نقنع أنفسنا بأن كذبة هي الحقيقة.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.哩個就我地另自己相信 果啲大話其實係真嘅
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.思い込むのです ときには両者を区別するのが難しいこともあります
Bir yandan hızlandık ama öte yandan kendimizi hapsettik.Am dezvoltat viteza, dar ne-am inchis in noi.
Bir yandan hızlandık ama öte yandan kendimizi hapsettik.Desenvolvemos velocidade, mas nos fechamos em:
Bir yandan hızlandık ama öte yandan kendimizi hapsettik.Wir haben die Geschwindigkeit entwickelt aber innerlich sind wir stehen geblieben.
Bir yandan hızlandık ama öte yandan kendimizi hapsettik.Развихме скорост, но се затворихме в себе си.
Bir yandan hızlandık ama öte yandan kendimizi hapsettik.豊富にモノを作る機械が、 欠乏を生み出した。
Biyosfer 2'yi tasarladığımız 1980'li yıllara dönersek, kendimize bazı basit sorular sormamız gerekir.바이오스피어2를 디자인했던 80년대 중반으로 돌아가보면, 우리는 스스로에게 매우 근본적인 질문 몇가지를 해야했습니다.
Biyosfer 2'yi tasarladığımız 1980'li yıllara dönersek, kendimize bazı basit sorular sormamız gerekir.Když jsme v polovině 80. let navrhovali Biosféru 2, museli jsme si položit několik velmi základních otázek.
Biyosfer 2'yi tasarladığımız 1980'li yıllara dönersek, kendimize bazı basit sorular sormamız gerekir.Negli anni '80, quando si progettava la Biosfera 2 abbiamo dovuto porci alcune domande essenziali.
Biyosfer 2'yi tasarladığımız 1980'li yıllara dönersek, kendimize bazı basit sorular sormamız gerekir.Pe la mijlocul anilor '80, când proiectam Biosfera 2, a trebuit să ne punem nişte întrebări fundamentale.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod