Ana içeriğe geç
Sözlük

kendimiz ile cümle

kendimiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Jól érezzünk magunkat ha adunk.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Kita merasa senang jika memberi.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.우리는 줄 때 기분이 좋아집니다.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Ne simțim bine când dăruim.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Nos sentimos bien si damos.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Nous nous sentons bien quand nous donnons.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Sentimo-nos bem quando damos.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Vi får det godt, hvis vi giver.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Vi mår bra om vi ger.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.We voelen ons goed als we geven.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Wir fühlen uns gut, wenn wir geben.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Αισθανόμαστε καλά όταν δίνουμε.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Мы счастливы, если мы дарим.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.Чувстваме се добре ако даваме.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.אנחנו מרגישים טוב אם אנחנו נותנים.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.حيث انك ما ان تُعطي حتى تشعر بالانجاز كما لو انك " أخذت "
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Az első azok a történetek amiket, magunknak mondunk.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Beim ersten geht es um die Geschichten, die wir uns erzählen.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.El primero se trata de las historias que nos contamos.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Het eerste gaat over de verhalen die we onszelf vertellen.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Il primo riguarda le storie che raccontiamo a noi stessi.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.첫번째는 우리 스스로에게 말합니다
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Le premier c'est les histoires que nous nous racontons.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Một là về những câu chuyện chúng ta tự kể với mình.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Pierwsza dotyczy opowieści, które sobie opowiadamy.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Primul este legat de poveștile pe care ni le spunem nouă înșine.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Ten první je o příbězích, které vyprávíme sami sobě.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Yang pertama adalah tentang kisah yang kita ceritakan sendiri.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Το πρώτο έχει να κάνει με τις ιστορίες που λέμε στον εαυτό μας.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Первый касается оправданий, которые мы для себя находим.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.Първата се отнася за истории, които си разказваме.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.הראשונה היא הסיפורים שאנחנו מספרים לעצמנו.
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.النقطة الأولى هى أننا نحقق ما نقنع أنفسنا به
Birincisi, kendimize anlattığımız hikayelerle ilgili.状況に対する自己見解です 私はとても長い間自分に
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Al primo, corriamo davvero dietro a questi sistemi corrotti dei quali ci sentiamo parte.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Auf einer verfolgen wir wirklich diese kaputten Systeme, wovon wir selber ein Teil sind.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.A un niveau, nous nous attaquons vraiment à ces systèmes en panne dont nous faisons nous-même partie.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Az egyik szinten tényleg nekimegyünk ezeknek a romlott rendszereknek, amelyeknek magunk is részei vagyunk.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.En uno, tratamos de arreglar estos sistemas de los que formamos parte.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.첫째는, 우리가 한 부분이기도 한 망가진 제도에 정말로 열중해 보라는 말이기도 하고요.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.La unul, atacăm aceste sisteme defecte din care facem parte.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Một mặt, chúng ta thật sự theo sau những hệ thống nứt nẻ mà chúng ta là một phần của nó.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Na jednej skutočne ideme po týchto pokazených systémoch, ktorých súčasťou sme.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Na jednym, na prawdę przeszliśmy przez rozbity system którego okazujemy się być częścią.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Op één niveau gaan we achter de gebroken systemen aan waar we nu eenmaal deel van uitmaken.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Por um lado, procuramos estes sistemas falidos onde encontramos uma parte de nós.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Tingkatan pertama, kita masuk ke dalam sistem yang rusak ini di mana kita menemukan bagian kita di dalamnya.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.Στο πρώτο, εστιάζουμε πραγματικά στις αδυναμίες του συστήματος του οποίου είμαστε κομμάτι.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.На одному, ми дійсно слідуємо цим зламаним системам частиною яких ми опиняємось.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.На одном уровне мы стремимся добиться чего-то в тех дефектных системах, частью которых являемся.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.От една страна, ние наистина се занимаваме с тези разбити системи, от които сме част.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.באחת, אנחנו מנסים להתמודד עם המערכות המקולקלות הללו בהן אנחנו מוצאים את עצמנו.
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.الاول ان نحسن قدر المستطاع في تلك الانظمة المختلة .. التي نجد انفسنا فيها ..
Birincisinde, kendimizi içinde bulduğumuz o çarpık sistemlerin peşinden gidelim.この破綻したシステムを追求することです。 私たちがその一部となっているシステムを。 でももう一つは、自分の可能性を信じ、
Bir mezuniyet törenini izliyor gibiydim. Kendimizi vekil ebeveynler gibi hissettik.Chúng tôi cảm giác như chúng tôi là cha mẹ đỡ đầu đang chứng kiến một buổi lễ tốt nghiệp vậy.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Ca profesor, a fost pentru prima dată când am auzit cuvintele: "să învățăm singuri" rostite atât de natural.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.C'est la première fois, en tant que professeur, que j'ai entendu "apprende par soi-même" si naturellement.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Da hörte ich als Lehrer zum ersten Mal den Ausdruck "uns selbst etwas beibringen" so beiläufig geäußert.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Era la prima volta da insegnante che sentivo la frase "imparare da soli" detta con tale noncuranza.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Het was voor het eerst in mijn werk als docent dat ik de woorden 'zelf leren' zo terloops hoorde gebruiken.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod