Ana içeriğe geç
Sözlük

kendimiz ile cümle

kendimiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Lo que pienso que estas fotos demuestran es que sí creemos en algo mucho más grande que nosotros mismos.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.O que eu acho que estas imagens demonstram é que nós acreditamos em algo maior do que nós mesmos.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Pokazują też jasno, że wierzymy w coś więcej.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Tôi nghĩ điều mà những bức ảnh này nói lên là chúng ta luôn tin vào một điều gì đó lớn hơn chính bản thân ta.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Αυτό που δείχνουν αυτές οι εικόνες είναι, νομίζω, ότι πιστεύουμε σε κάτι μεγαλύτερο από τους εαυτούς μας.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Това, което показват тези снимки е, че ние вярваме в нещо по-възвишено от нас.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Я полагаю, эти фото демонстрируют следующее: мы действительно верим во что-то большее, чем мы сами.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.מה שאני סבור שהתמונות ממחישות הוא שאנו מאמינים במשהו הגדול מאיתנו.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.ما أعتقد أن هذه الصور تثبته أننا نعتقد في شئ أكبر من أنفسنا.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.我々自身よりも大きな何かの存在を信じること これらの写真が映し出すのは
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.우리가 한 번 누군가를 적으로 규정하고 나면, 그저 자연적으로 우리는 그들의 입장에서 생각하는 데 문제가 생깁니다.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.Odata ce definim o persoana ca fiindu-ne dusman, ne e greu sa ne punem in pielea lui in mod firesc.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.Pokud někoho označíme jako nepřítele, máme pochopitelně problém vžít se do jeho role.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.Quando consideriamo qualcuno un nemico, abbiamo difficoltà a vestire i suoi panni, è naturale.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.Una vez que definimos a alguien como enemigo, nos cuesta ponernos en sus zapatos, y esto es algo natural.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.Une fois que l'on définit quelqu'un en tant qu'ennemi, on a du mal à se mettre dans sa peau, c'est naturel..
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.W momencie gdy określimy kogoś jako wroga, ciężko nam jest postawić się w jego sytuacji. To naturalne.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.Zodra we iemand als een vijand definiëren, hebben we moeite om in zijn schoenen te gaan staan.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.Как только кто-то определён как враг, поставить себя на его место становится очень трудно, и это естественно.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.Щом веднъж определим някого като враг, имаме проблем да се поставим на негово място, естествено.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.ברגע שהגדרנו מישהו כאויב, יש לנו קושי לשים את עצמנו בנעליים שלו, וזה רק טבעי.
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.عندما نحدد شخص على أنه عدو وبطبيعة الحال تكون المشكلة فقط في كيف علينا آن نضع أنفسنا في مكانهم،
Bi kere birini düşman olarak tanımladığımızda doğal olarak kendimizi onların yerine koymakta zorluk çekeriz.相手の立場に立てなくなってしまいます 米国人にとって特に厄介なものを例に挙げると
Bilim, bizim kendi kendimizi yönetmek istedğimizi de gösteriyor.Dan penelitian ini telah menunjukan bahwa kita ingin menjadi pengatur diri sendiri
Bilime, bu şekilde düşünmeye dair çok kısa bir tarihimiz olsa da sürekli kendimize şu soruları soruyoruz:Temos uma história curta de ciência, de pensamento, mas continuamos a fazer estas perguntas:
Bilirsiniz, bazışeyler sadece zaman alır. Kendi kendimize ilerletmemiz kişisel büymelemerimiz.A veces tardas en cultivar tu grandeza personal.
Bilirsiniz, bazışeyler sadece zaman alır. Kendi kendimize ilerletmemiz kişisel büymelemerimiz.Bạn có biết, đôi khi nó chỉ mất một thời gian tu luyện của riêng của một người vĩ đại cá nhân.
Bilirsiniz, bazışeyler sadece zaman alır. Kendi kendimize ilerletmemiz kişisel büymelemerimiz.Câteodată durează mai mult să-ţi cultivi propria măreţie.
Bilirsiniz, bazışeyler sadece zaman alır. Kendi kendimize ilerletmemiz kişisel büymelemerimiz.U weet, soms duurt het slechts een tijdje om een eigen persoonlijke grootsheid te cultiveren.
Bilirsiniz, bazışeyler sadece zaman alır. Kendi kendimize ilerletmemiz kişisel büymelemerimiz.Včasih je potreben čas, da posameznik odkrije svoje odlike.
Bilirsiniz, bazışeyler sadece zaman alır. Kendi kendimize ilerletmemiz kişisel büymelemerimiz.Vlastnì to nìkdy trvá jen chvíli vypìstovat vlastní osobní velikost.
Bilirsiniz, bazışeyler sadece zaman alır. Kendi kendimize ilerletmemiz kişisel büymelemerimiz.Μερικές φορές θέλει λίγο μέχρι να ενεργοποιήσεις την μεγαλειότητα κάποιου.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Ci hanno permesso di costruire cose più grandi di noi, edifici, ponti, un mattone alla volta.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.De gjorde det möjligt att bygga byggnader som var större än oss själva, hus, broar, ett block i taget.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.De gjorde os i stand til at lave ting, som var større end os, bygninger, broer, én blok ad gangen.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Gradnja objektov, večjih od nas: zgradb, mostov... je postala resničnost, 'kamen na kamen'.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.우리는 이들을 하나씩 하나씩 쌓아 올려서 건물, 교량과 같은 우리보다 더 큰 건축물들을 지을 수 있지요.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Ne-au permis să clădim lucruri mai mari decât noi, clădiri, poduri, cărămidă cu cărămidă.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Permitiram-nos construir coisas maiores que nós, edifícios, pontes, um tijolo de cada vez.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Pozwalały na tworzenie wielkich konstrukcji, budynków, mostów, cegła po cegle.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Umožnili nám stavať veci, ktoré boli väčšie ako my, budovy, mosty, jednou tehlou naraz.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Umožnily nám stavět věci větší než jsme sami, budovy, mosty, cihlu po cihle.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.We konden er dingen groter dan onszelf mee bouwen, gebouwen, bruggen, blok per blok.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Μας επέτρεψαν να κατασκευάσουμε κτίσματα μεγαλύτερα από εμάς, κτίρια, γέφυρες, τούβλο - τούβλο.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Вони дали нам змогу будувати речі, більші від нас самих, споруди, мости, блок за блоком.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Они позволили нам создать вещи, которые больше нас: здания, мосты, блок за блоком.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.Те ни позволиха да изградим неща, които са по-големи от нас, сгради, мостове, блокче по блокче.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.הם איפשרו לנו לבנות דברים שהיו גדולים מאיתנו, בניינים, גשרים, לבנה אחת אחרי השניה.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.أتاحت لنا بناء أشياء أكبر منا، بنايات، أبراج، آجرة واحدة كل مرة.
Binalar, köprüler gibi kendimizden büyük şeyler yapmamıza tuğlalarla izin verdiler.建物や橋のように大きなものを 作れるのです そうしてコンクリートブロックは
Bir anlamda resme baktığımızda kendimizi evimizdeymiş gibi hissetmemizi istemiş.V jistém smyslu nás zve, abychom se cítili jako doma.
Bir anlamda resme baktığımızda kendimizi evimizdeymiş gibi hissetmemizi istemiş.Він ніби закликає нас почуватись як вдома.
Bir anlamda resme baktığımızda kendimizi evimizdeymiş gibi hissetmemizi istemiş.То ни кани да се чувстваме като у дома си.
Bir başlangıç için kendimizi kaybettiğimiz bütün o zamanları düşünebiliriz.Đầu tiên, chúng ta hãy nghĩ về những thời điểm chúng ta quên đi chính bản thân mình.
Bir başlangıç için kendimizi kaybettiğimiz bütün o zamanları düşünebiliriz.El lehet kezdeni azzal, hogy végiggondolunk minden olyan alkalmat, amikor elveszítjük önmagunkat.
Bir başlangıç için kendimizi kaybettiğimiz bütün o zamanları düşünebiliriz.Für den Anfang, können wir immer dann daran denken, wenn wir uns selbst verlieren.
Bir başlangıç için kendimizi kaybettiğimiz bütün o zamanları düşünebiliriz.시작을 위해서, 우리는 우리가 우리 스스로를 잃을때의 전부를 생각할 수 있습니다.
Bir başlangıç için kendimizi kaybettiğimiz bütün o zamanları düşünebiliriz.Na początek, pomyślmy o chwilach, gdy zatracamy się.
Bir başlangıç için kendimizi kaybettiğimiz bütün o zamanları düşünebiliriz.Om te beginnen kunnen we denken aan de keren dat we onszelf verliezen.
Bir başlangıç için kendimizi kaybettiğimiz bütün o zamanları düşünebiliriz.o岩開始的時,我地可以咁唸 當我地可以忘我的時。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod