Bence, kendimizi nasıl tanımladığımızı değiştimemiz lazım.Тому я пропоную змінити принцип за яким ми класифікуємось.
Bence, kendimizi nasıl tanımladığımızı değiştimemiz lazım.עשה אותנו מה שאנחנו. לכן הייתי מציע שנשנה את צורת הסתכלותנו על עצמנו.
Bence, kendimizi nasıl tanımladığımızı değiştimemiz lazım.وانا اقترح ان نغير تصنيف انفسنا
Bence, kendimizi nasıl tanımladığımızı değiştimemiz lazım.私たちは雑食動物ですが
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Cred că potenţialul există, dar categoric a eșuat.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Credo che ci sia il potenziale, ma siamo totalmente delusi.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Ich glaube, das Potenzial ist da, aber wir haben uns total hängen lassen.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Jaz mislim, da je potencial tu, a smo sami sebe popolnoma razočarali.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Je crois qu'on y trouve le potentiel. mais nous nous sommes complètement laissés aller.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Jeg tror at potentialet er der, men vi har fuldkommen skuffet os selv.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.우리는 예술을 유용하게 사용할 수 있는 기회를 가지고 있지만 완전히 실패하고 있어요.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Myslím, že možné by to bylo, ale že zatím jsme úplně selhali.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Myslím, že to má potenciál, ale úplne sme to pokazili.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Nu denk ik dat het potentieel er is, maar we hebben onszelf schromelijk tekort gedaan.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Ora eu penso que o potencial está lá, mas deixámo-nos desiludir completamente.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Pienso que el potencial está allí pero nos hemos decepcionado por completo.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Så jag tror att potentialen finns men att vi totalt svikit oss själva här.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Szerintem ebben van lehetőség, de teljesen cserben hagytuk magunkat.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Tôi nghĩ tiềm năng tồn tại, nhưng tự chúng ta đã làm bản thân mình thất vọng.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Πιστεύω πως το δυναμικό υπάρχει, αλλά έχουμε απογοητεύσει τους εαυτούς μας.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.Аз мисля, че потенциалът е налице, но напълно сме разочаровали самите себе си.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.И я думаю, что в этом есть потенциал, но мы и здесь сами себя подводим.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.На мою думку, мистецтво має силу, але ми втратили всі шанси.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.כעת, אני חושב שהפוטנציאל נמצא שם, אבל אנחנו איכזבנו את עצמנו לחלוטין.
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.الان اعتقد ان القوة تكمن هناك لكننا نحبط انفسنا
Bence potansiyeli var, ama kendimizi hayal kırıklığına uğrattık.私達は自らを失望させてきました 失望する理由は
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Cred că cea mai mare adversitate pe care am creat-o este ideea de normalitate.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Eu acho que a maior adversidade que criámos para nós próprios é a ideia de normalidade.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Io credo che la più grande avversità che ci siamo creati è questa idea di normalità
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Je pense que la plus grande adversité que nous ayons créée pour nous-mêmes c'est l'idée de normalité.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.제 생각엔 우리들이 만들어왔던 가장 큰 역경은 정상 이라는 개념인 것 같습니다.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Menurut saya rintangan terbesar yg kita buat sendiri adalah konsep tentang ke-normal-an.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Myslím si, že to největší neštěstí, které jsme si vytvořili je myšlenka normálnosti.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Myslím ,že najväčšia nepriazeň osudu ,ktorú sme si stvorili sami pre seba je táto predstava normálnosti.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Największą z przeciwności, które sami sobie zgotowaliśmy, jest według mnie pojęcie normalności.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Pienso que la mayor adversidad que nos hemos creado es la idea de normalidad.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Tôi nghĩ nghịch cảnh lớn nhất mà chúng ta tự tạo ra cho chính mình là ý nghĩ về sự bình thường.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Volgens mij is de belangrijkste tegenslag die we onszelf hebben gegeven het begrip 'normaliteit'.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Νομίζω ότι η μεγαλύτερη αντιξοότητα που έχουμε δημιουργήσει μόνοι μας είναι αυτή η ιδέα της κανονικότητας.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Думаю, найбільша перешкода, яку ми створили самі для себе,- це концепція нормальності.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Мисля, че най-огромната беда, която сме си създали сами, е тази идея за нормалност.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.אני חושבת שהמצוקה הגדולה ביותר שיצרנו לעצמנו היא מושג הנורמאליות.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.وأظن أن أكبر محنة وضعناها لأنفسنا هي فكرة الطبيعة
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.正常という考えだと思います 正常な人とは誰のことでしょう
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde nokta내 일이 최근에 우선,
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde noktaMôžete hovoriť k nám je to moja vec nedávno pre začiatočníkov druh druhov seba on-line bodov v meste
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde noktaN-au niciun efect. Tot mi-e somn. - Haide.
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde noktaNyligen till att börja med slags typer av oss själva på nätet punkt i staden
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde noktaOglejmo si na tej boju z vami in z mirno in i Verjetno bom videli v avto in tudi
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde noktaВи можете говорити з нами це моя річ останнім часом для початківців роду види себе онлайн Точка в місті
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde noktaВы можете говорить с нами это моя вещь в последнее время для начинающих рода виды себя онлайн Точка в городе
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde noktaانها الشيء بلدي مؤخرا بالنسبة للمبتدئين
Benim bir şey geçenlerde ilk olarak kendimizi, çeşit çeşit çevrimiçi şehir içinde nokta最近、 初心者のための 自分自身の一種の種
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.A mio avviso, queste immagini dimostrano che crediamo in qualcosa che e' più grande di noi stessi.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Azt gondolom, hogy ezek a képek megmutatják, hogy igenis hiszünk valamiben, ami nagyobb, mint saját magunk.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ce que je pense que ces images montrent c'est que nous croyons à quelque chose de plus grand que nous.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Cred că aceste fotografii demonstrează că noi credem în ceva mai mare decât noi.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ich glaube, diese Bilder zeigen, dass wir in der Tat an etwas glauben, das größer ist als wir selbst.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.Ik denk dat deze foto's laten zien dat we in iets groters dan onszelf geloven.
Bense tüm bu fotoğrafların, bizlerin kendimizden daha büyük bir şeylere inandığımızı gösterdiğine inanıyorum.이 사진들이 증명하는 것은 우리가 우리 자신보다 더 큰 무언가를 믿고 있다는 것입니다.