Kendimizle ilgileneceğiz.Vom avea grijă de noi înșine.
"Biz her zaman kendimize çok güveniyorduk ve başka da bir seçenek yoktu.Folyamatosan értek el jobb eredményeket, de komoly esélyük sosem volt a feljutásra.
1984’te "Kendimize Geleceğiz" adlı kitabı basıldı.2009-ben vitát váltott ki 1984-es, Jönnek című verse.
"Kendimiz Yazdık Rolümüzü".Rooli on käytännössä kirjoitettu minulle!”
Kendimizi toparladık ve müziğimizi yapmaya devam ettik.Hän oli sekä remixannut että tuottanut itse musiikkia.
Sadece kendimizin, şarkılarımızın ötesine geçmek istiyorum.Ahaa-elämyksiä Laulujen laulun äärellä.
Biz yalnızca Türkler’in ve diğerlerinin saldırılarından kendimizi korumaya çalışıyoruz.”He pelkäävät radikaalien islamistiryhmien ja SRF:n hyökkäyksiä."
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Ystävälliset todistajat vastasivat itseään ja muita koskeviin kysymyksiin.
Bize komşularımızı en az kendimiz kadar sevmemiz emredilir.Toive siitä, että me ihmiset pitäisimme enemmän itsestämme.
Tehlikeye karşı kendimizi koruduk.Me suojasimme itsemme vaaralta.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Χρειάζεται να ξυπνήσουμε, να εκπαιδεύσουμε τους εαυτούς μας και να κάνουμε κάτι γι' αυτό.
Bazen ise kendimizi amansız bir takibin içinde buluyoruz.Ενίοτε συναντάται και σε αλλούβιες αποθέσεις.
Genel seçime kendimizi hazırlayacağız.Προκηρύσσει βουλευτικές εκλογές.
"Biz her zaman kendimize çok güveniyorduk ve başka da bir seçenek yoktu.Συνήθως απέφευγε τους άνδρες και τους επιτίθετο αν δεν είχε άλλη επιλογή.
O yüzden biz de sorumlu hissettik kendimizi.Jeg gør mig selv ansvarlig.
Kendimizi kaybetmiştik.We lose.
Kendimizi Şampiyonlar Ligi'ne hazırlamamız lazım.Vinderen af ligaen kommer med i Champions League.
Alex Ferguson "Doğru olanı denemek ve kendimizi geliştirmek zorunda.Roberto Orci og Alex Kurtzman sagde følgende:It’s really hard for us to sit here and try to justify it.
"Biz her zaman kendimize çok güveniyorduk ve başka da bir seçenek yoktu.De havde stået hinanden nær, og han kom sig aldrig helt over tabet.
Kendimiz için yaptıklarımız bizimle birlikte ölür.Sammen med dem i kærlighed, dør han.
Tehlikeye karşı kendimizi koruduk.Vi beskyttede os selv imod fare.
Bunu kendimiz yapacağız.Vi vil gøre det selv.
Bu sevgiyi kendimiz ve çocuklarımız için korumalıyız."Hvordan skal dere, mine herrer, nå ta hånd om meg og mine barn?»
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Det er dem vi må sørge for, planlegge, arbeide og kjempe for, intet annet.
Bazen ise kendimizi amansız bir takibin içinde buluyoruz.Kan av og til oppholde seg i brakkvann.
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Det er i naturen hun kan søke svar på sine lengsler og spørsmål.
Genel seçime kendimizi hazırlayacağız.Valget skjer ved direkte valg av hele folket.
"Kendimizi bilgiye kapatamayız ve milyonlarca insanın orada zarar gördüğü gerçeğini yoksayamayız."Kami tak dapat menutup sendiri informasi dan menghiraukan fakta bahwa jutaan orang disini mengalaminya.
Genel seçime kendimizi hazırlayacağız.Memperkuat proses pemilihan umum.
Kurtuluşa kendi çabamızla kendimiz ulaşırız.Maaf, kami punya komit (komitmen) sendiri.
"Biz her zaman kendimize çok güveniyorduk ve başka da bir seçenek yoktu.Saya selalu memiliki keyakinan dan percaya diri, tetapi tak pernah tahu saya akan menang.
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.Kita harus memahami cinta, harus mampu mengajarkannya, menciptakannya dan meramalkannya.
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Jadi dicoba untuk menjawab pertanyaan-pertanyaan seperti kebutuhan apa yang dicoba dipuaskan oleh seseorang?
Yegane amacımız haddimizi bildirmek, kendi kendimize hem de!Tujuan yang harus kita capai adalah kita harus mengenal diri kita sebagai pewaris.
Eğer hayatımızın anlamsız ve boşuna olduğunu biliyorsak, kendimizi öldürmeli miyiz?Còn nếu như đời sống không có ý nghĩa và vì thế không có giá trị, liệu chúng ta có nên tự sát không?
Bu sevgiyi kendimiz ve çocuklarımız için korumalıyız."Để đền vì tội lỗi chúng con và toàn thế giới.”
Kendimizi deneme açısından zevkli bir maç olacak.Họ có lối chơi đẹp mắt thiên về tấn công.
Kurtuluşa kendi çabamızla kendimiz ulaşırız.Họ chọn giải pháp tự giải thoát cho mình.
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.Điều này càng gây cho Dụ Tông lòng "tự tin".
Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık.本当にわれは、かれら(の配偶として乙女)を特別に創り、かの女らを(永遠に汚れない)処女にした。
Arkadaşlarımızdan biri sıhhiye olduğu için yaralandığımız zaman onu çağırıp kendimizi iyileştirebiliyoruz.負傷した際、衛生兵を呼べば回復してくれる。
Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.方法を知り、訓練し、経験を積む必要がある。
Bize komşularımızı en az kendimiz kadar sevmemiz emredilir.そして、隣人を自分自身のように愛さなければならない。
Genel seçime kendimizi hazırlayacağız.総合選択制を取り入れている。
O yüzden biz de sorumlu hissettik kendimizi.だからこそ責任もとる。
Bu da kendimize olan özgüvenin artmasını sağlıyor.それが信頼感にもつながった。
Sadece kendimizin, şarkılarımızın ötesine geçmek istiyorum.ただし、自分の持ち歌以外を歌うこともよくある。
Bu sevgiyi kendimiz ve çocuklarımız için korumalıyız."私たちは自分たちを、そして皆を守らないといけない。
O yüzden biz de sorumlu hissettik kendimizi.在此方面,我只对自己负责。
Kendimize ‘artık bırakamayız’ dedik.”四、作是念:『我性昧劣,不能搆集矯亂言詞。
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.我们相信您有权知道各个政府对我们和其他公司提出了什么样的要求。
Sadece kendimizin, şarkılarımızın ötesine geçmek istiyorum.我只想將我的歌帶給更多人。
Kendimiz için yaptıklarımız bizimle birlikte ölür.他们的所作所为都是与我们作对。
Kendimizi deneme açısından zevkli bir maç olacak.是一個鬥智鬥力的遊戲。
Değerli dinleyenler, bunu kendimize hiç unutturmayalım.请千万,千万不要忘记。
Kendimizi şarkı söylemekten çok keyif alan bir metal grubu olarak görüyoruz.他介绍自己是特意来听松华演唱的盘索里爱好者。
Bu bölümde kendimizi Pearl Harbor askerî üssünde bir deniz subayının yanında buluyoruz.太平洋战争時担任駐留拉包尔的海軍中将。
"Kendimiz Yazdık Rolümüzü".“一中各表”是我们自己镶上去的。
Eğer hayatımızın anlamsız ve boşuna olduğunu biliyorsak, kendimizi öldürmeli miyiz?만약 우리가 우리의 삶은 의미가 없고 따라서 무가치하다고 받아들이면, 우리는 죽어야 하는가?
Ama eğer kendimiz olmayacaksak yaptığımız tüm bu şeyi neden yapıyoruz?""다른 모든 이들도 하고 있는데 왜 우리라고 못하겠어?"