Bunu kendimiz yapmamız gerek.We need to do this ourselves.
Bir tabak Pad Thai yedikten sonra kendimi şişmiş hissediyorum.I feel bloated after eating a plate of Pad Thai.
Kendimizi nasıl savunabiliriz?How can we defend ourselves?
Sanırım Tom'la kendim konuşmam gerek.I think I should talk to Tom myself.
Eve varınca kendimi güvende hissettim.I felt safe as soon as I got home.
Kendim orada olamam, bu nedenle Tom'u sana yardım etmeye göndereceğim.I can't be there myself, so I'll send Tom to help you.
Kendime biraz şarap koydum.I poured myself some wine.
Kendime bir fincan kahve yaptım.I made myself a cup of coffee.
Kendimden keyif almak istiyorum.I want to enjoy myself.
Onu şimdi kendim yapabilirim.I can do that by myself now.
Şimdi onu kendim yapabilirim.I can now do that by myself.
Onu kendim yapmayı deneyebilirim.I could try doing that myself.
En çok okuldayken kendimi mutlu hissediyorum.I feel happiest when I'm at school.
Okuldayken kendimi en mutlu hissediyorum.I feel the happiest when I'm at school.
Kendim yapmaya karar verdim.I've decided I'll do that by myself.
Karar verdim, kendim yapacağım.I've decided I'll do that by myself.
Onların hepsini kendim yaptım.I did that all myself.
Yine kendime zarar verdim.I've hurt myself again.
Kendimi tekrar yaraladım.I've injured myself again.
Kendi başıma olduğum için kendimi biraz yalnız hissettim.Since I was all by myself, I felt a bit lonely.
Kendimi bir hayli şanslı hissettim.I felt rather lucky.
Her şeyi kendim yaptım.I did everything myself.
Kendimi oldukça hayal kırıklığına uğramış hissediyorum.I feel quite frustrated.
Kendimi iyi hissetmediğimi Tom'a kim söyledi?Who told Tom I wasn't feeling well?
Doktorun yazmış olduğu ilacı aldıktan sonra kendimi daha iyi hissettim.I felt better after taking the medicine the doctor had prescribed.
Kendim tekrarlamayacağım.I'm not going to repeat myself.
İnsanlardan ve kendimden de korkuyorum.I am afraid of people and myself too.
Kendimizi korumalıyız.We must protect ourselves.
Tom'a kendimi iyi hissettiğimi söyle.Tell Tom that I feel OK.
O gülümsediği zaman kendimi eriyor gibi hissediyorum.When she smiles, I feel like melting.
O gülümsediğinde kendimi eriyor gibi hissediyorum.When she smiles, I feel like melting.
O kendi yoluna gitti, ben de kendiminkine gittim.He went his way, and I went mine.
Kendime gülmemek elimde değildi.I couldn't help but laugh to myself.
Kendime gülmekten alıkoyamadım kendimi.I couldn't help but laugh to myself.
Kendimi Fransızca olarak ifade etmem zor.It's difficult for me to express myself in French.
Tom burada olduğunda kendimi daha güvende hissediyorum.I feel safer when Tom is here.
Bugün kendimi hiç farklı hissetmiyorum.I don't feel any different today.
Ben bazen kendimin en kötü düşmanıyım.I'm my own worst enemy sometimes.
Hastaneye kendim gitmek zorundaydım.I had to drive myself to the hospital.
Gidip akşam yemeğinden önce kendimi temizlemeliyim.I need to go get myself cleaned up before dinner.
Kendime mükemmel şekilde bakabiliyorum.I'm perfectly capable of looking after myself.
Tom'un vaktinde burada olup olmayacağını merak etmekten kendimi alamıyorum.I can't help wondering if Tom will get here on time.
Bunu kendim mi yapacağım?Am I supposed to do this by myself?
Alışverişe genellikle kendim çıkarım.I usually go shopping by myself.
Bu konuda kendimi geliştirmek istiyorum.I want to get better at doing this.
Kendime bir sandviç yapıyorum. Sen de bir tane ister misin?I'm making myself a sandwich. Do you want one, too?
Kendime bir sandviç yapıyorum. Senim için de bir tane yapmamı ister misin?I'm making myself a sandwich. Would you like me to make one for you, too?
Kendimi sorguluyorum.I question myself.
Kendime yeni bir çift gözlük almam gerek.I need to get myself a new pair of glasses.
Bütün o kararları kendim verdim.I made all those decisions myself.
Kendimi yaşlı bir adam gibi hissediyorum.I feel like an old man.
Kendim hakkında konuşmak istemedim.I didn't want to talk about myself.
Kendimize bakabiliriz.We can take care of ourselves.
Oraya kendim gitmem gerekmeyecek.I won't have to go there by myself.
Özür dilerim, az önce kendi kendime konuşuyordum.Sorry, I was just talking to myself.
Kendimi rahatsız hissettim ve ayrılmak istedim ama kaldım.I felt uncomfortable and wanted to leave, but I stayed.
Tom'un esprilerine gülmekten kendimizi alamadık.We couldn't help laughing at Tom's jokes.
Seni sevmekten kendimi hiç alamadım.I could never stop loving you.
Kendimi evli düşünemiyorum hiç.I can't see myself ever getting married.
Kendimi evlenmiş olarak hiç hayal edemiyorum.I can't see myself ever getting married.