Bir ebeveynin sevgisini kendimiz ebeveynler oluncaya kadar asla bilmeyiz.We never know the love of a parent till we become parents ourselves.
Kendimle ilgileniyorum.I'm looking after myself.
Sorunlarımızı kendimiz çözmeye çalışmamız gerekiyor.We're supposed to try to solve our problems by ourselves.
Kendi kendimize bu problemi çözemeyeceğiz.We won't be able to solve this problem on our own.
Ben bu sorunu kendim çözmek zorundayım.I have to solve this problem myself.
Bunu kendim yapmak istiyorum.I want to do this myself.
Ben hatalarım için kendimden nefret ediyorum.I hate myself for my mistakes.
Ben sevdiğim faaliyetlerde kendimi daldırma yeteneğimi hızla kaybediyorum.I am rapidly losing the ability of immersing myself in activities that I love.
Kendimi çok yalnız hissettim.I felt very lonely.
Kendime birkaç tane spiralli defter aldım.I bought myself several spiral-bound notebooks.
Her yıl kendimi farklı bir yerde buluyorum.Every year I find myself at a different location.
Kendimi pazarlamakta iyi değilim.I'm not good at self-promotion.
Biz kendimize 8 metrelik bir seyahat treyleri aldık.We bought ourselves a 27 foot travel trailer.
Kendimi biraz kırgın hissediyorum.I feel a little sore.
Senin görünüşüne sahip olsam sanırım kendimi asarım.If I had your looks, I think I'd hang myself.
Kendime güzel bir ahşap kukla yapmayı düşündüm.I thought of making myself a beautiful wooden marionette.
Kendimi sıkıntı içinde bulduğumda o konuda bir çıkış yolu bulmaya çalışırım.When I find myself in trouble, I try to find a way to get out of it.
Kendimi öldürürsem herkes mutlu olur, değil mi?If I killed myself, everyone would be happy, wouldn't they?
Sabah kahvaltıda kendime patlıcanlı yumurta hazırladım.I've prepared eggplant and egg for my breakfast.
Bugün kendimi çok moralsiz hissediyorum.I feel very low today.
Bugün kendimi çok depresif hissediyorum.I feel very low today.
Şu an kendimi daha iyi hissediyorum ama bu sabah kendimi kötü hissetmiştim.I'm feeling better now, but I sure felt bad this morning.
Gitmem gerekirse kendim giderim.I'll go myself if I need to.
Bugün kendimi bitkin hissediyorum.I feel exhausted today.
Kendimi geliştirmek için her şeyi yapmaya hazırım.I'm prepared to do anything to better myself.
Genellikle daha fazla öğrenmek için kendimi motive olmuş hissediyorum.I often feel motivated to learn more.
Biz bunu kendimiz yapalım.Let's do it ourselves.
Kendimi bir dondurma yiyormuş gibi hissediyorum.I feel like having an ice cream.
Sanıyorum kendim açıklasam iyi olur.I think I should explain myself.
Kendime bir fincan kahve doldurdum.I poured myself a cup of coffee.
Uyuyamadım bu yüzden kendime bir kahve yaptım.I was unable to sleep, so I made myself some coffee.
Kendime güveniyorum.I believe in myself.
Kendime inanıyorum.I believe in myself.
Kendimi tekrar etmeyi sevmem.I don't like repeating myself.
Ben sürekli olarak kendi kendime konuşurum.I constantly talk to myself.
Daima kendi kendime lakırdı ederim.I constantly talk to myself.
Aynada kendime bakmak için banyoya koştum.I ran to the bathroom to look at myself in the mirror.
Hay! Kendimi aldatmıyorum.Oh! I'm not deluding myself!
Ahh! kendime iğne batırdım!Ouch! I've pricked myself!
Ben her şeyi kendim planladım.I planned the whole thing myself.
Kendimizi korumamız gerekiyor.We need to protect ourselves.
Kendimizi neyin içine soktuk?What have we gotten ourselves into?
Kendimizi neye bulaştırdık?What have we gotten ourselves into?
Ne zaman kendimiz için bir şey yaparız?When do we get to do something for ourselves?
Ben her zaman kendi kendime konuşurum.I talk to myself all the time.
Kendimi tekrarlatma.Don't make me repeat myself.
Kendimi tekrarlatma bana.Don't make me repeat myself.
Bana kendimi tekrarlatma.Don't make me repeat myself.
Bu kitabı kendim için satın aldım.I bought this book for myself.
Bunu kendim yaptım.I did this myself.
Kendimize bu soruyu sormalıyız.We must ask ourselves this question.
Kimseye inanmıyorum. Kendime inanmıyorum. Ben umutsuz bir adamım.I believe nobody. I don't believe myself. I'm a hopeless man.
Kendimizle gurur duymalıyız.We should be proud of ourselves.
Kendimi yeterince iyi açıklayamadım sanırım.I couldn't make myself clear enough I guess.
Bazen kendime bir muammayım.Sometimes I am an enigma to myself.
Bazen kendi kendime anlaşılmaz oluyorum.Sometimes I am an enigma to myself.
Mutlu ve kendimle barışık hissediyorum.I feel happy and at peace with myself.
Kendimizi buna nasıl alıştırdık?How did we get ourselves into this?
Oraya erken gittim ve bütün yüzme havuzunu kendime aldım.I got there early and had the whole swimming pool to myself.
Her şeyi kendim için yapmak istiyorum.I like to do everything for myself.