Polis kızlara, o arabanın kendilerinin olup olmadığını sordu.The policeman asked the girls if that car was theirs.
Kendilerininkini getirdiler.They brought theirs.
Çocuklar kendilerinin kurduğu yeni ağaç evlerinde oynamayı severler.The children love playing in their new tree house, which they built themselves.
Onlar kendilerinin haklarını biliyorlar.They know their rights.
37. paragrafta da "Yahudiler kendi masraflarıyla, Müslümanlarda kendilerininkiyle.Paragraph 37 has it that 'To the Jews their own expenses and to the Muslims theirs.
İlk gelen gruplar kendilerinin tüm yiyeceklerini yetiştireceklerini bilmiyorlardı.But they were not remote at all to the men who first made and enjoyed the tales".
Bireyler kendilerinin sahipleridir.Men shall become lovers of their own selves.
İran Yahudileri kendilerinin Ester'in soyundan geldiğine inanır.Iranian Jews and Mountain Jews consider themselves descendants of Esther.
Onlar, kendilerinin geleceğidir.Yet their destinies were secure.
Ham camı kendilerinin üretip üretmediği de bilinmiyor.It is unclear whether or not they manufactured window glass.
Bu altın madalya kendilerinin ilk Grand Prix altın madalyasıydı.The bronze medal was their first Grand Prix medal.
Panetta, bu söylenenlerin doğru olmadığını ve kendilerinin de bunu bildiğini sözlerine ekledi.To make him truthful he's got to say those things, and they are nasty things.
Karaylar ise kendilerinin Hazar kökenli olduklarını düşünmektedirler.The Dwarves believed the abyss to be a bottomless pit.
En son aşamada ise kendilerinin tasarladıkları kaykay parklarını geliştirdiler.They maintained their deities which they brought from their homelands.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler."Tələbələri ad günündə Azər Zeynalova dəri kürsü hədiyyə ediblər".
Fotoğraf makinelerini alarak kendilerinin fotoğraflarını çeken bazı hayvan örnekleri vardır.There are examples of some animals actually taking the cameras and snapping pictures of themselves.
Ön gözler eşit aralıklı; ortadakiler kendilerinin birinin çapından daha fazla birbirlerinden ayrı.Surely a giant for his eyes are situated at a higher level than those of the dwarf.
The Revival da kendilerinin masum olduğunu söylemişti.The Tribune had said he was guilty.
Ayrıca bir Tümen de kendilerinin göndermeleri için Fransızları ikna edeceğini ilave ediyordu.We make another turn to see if any of the French fighters will have the courage to take off.
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.The car in which they were sitting by themselves was totally engulfed by the warm sun.
- Bunlara bakıp kendilerinin nasıl etkileneceğini biliyorlar.They know the direct connections to their own...
Bu, patent trollerinin kendilerinin kullandığı bir taktik.Now this is a tactic that patent trolls are supposed to use on people to get their way.
Fakat bu yolcuğunun uzunluğunun kendilerinin yiyecek ve su kaynaklarını zorlayacağını biliyorlardı.But they knew that the sheer length of this journey would stretch their supplies of food and water.
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""These viruses make copies of themselves by slipping their DNA into a bacterium."
Ve bunu yapmalarının sebebi de kendilerinin böyle okullarda eğitim almış olmalarından değildir.And the reason they carry on studying is not because they went to a school like this.
Bunlar kızların kendilerinin hiç görmeden bize verdikleri resimler.These are pictures the girls themselves never saw, but they gave to us
Reaktivite" kitabından alınmış ve ben bu çözümü kendilerinin izni ile yapıyorum.Reactivity book, and I'm doing this with their permission.
Gıdaya ihtiyaç duyan kişilerin aslında kendilerinin yaşamlarını değiştirecek toplam bir dönüşüm.Total transformation that can actually transform the very lives that need the food.
Ve gerçekten de biz kendilerinin elçisi olabiliriz.And really, we can be our own ambassadors.
Bu projeler kendi içlerinden kendilerinin çıkarılmasını sağlıyor.Doing projects like this is bringing them out of themselves.
Sizin onlarda gördüğünüz -- ama kendilerinin göremediği bir şey daha var.There's something else about them that you see -- they don't see themselves.
Ben onların kendilerinin bu denyimi yaratmalarını istiyorum.I actually want them to create those experiences.
Şefler foie gras'yı satın alır ve kendilerinin yaparlar.Chefs take foie gras and they make it their own.
Ve sadece mitokondri gibi, kendilerinin ve kendi DNA'sına sahip kendi ribozomlar.Եվ միտքոնդրիումի նման նրանք ունեն իրենց ԴՆԹ-ն և իրենց ռիբոսոմները
Igbo, kendi tanrılarını kendilerinin yarattığını söylerdi.The Igbo used to say that they built their own gods.
İnsanların bankayı kendilerinin yönettiklerine inanmaları gerekir.The people must believe that they run the bank.
Bu yüzden virüsler hücreye, kendilerinin yabancı madde olmadığına ikna etmeliler. .So the virus has to somehow convince the cell that it's a non-foreign particle.
Yalnızca kendilerinin değil komşularının kakalarını da vücutlarına alıyorlardı.Not only that, but they were ingesting their neighbors' shit.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.And their value proposition, as even they realized later, was pretty unclear.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.It is a meretricious fandango of imported systems, which the elites themselves don't understand.
Münafıklara, acı bir azabın kendilerinin olacağını müjdele!Give tidings to the hypocrites that painful is their doom.
Kendilerinin her yıl bir iki defa sınandıklarını görmüyorlar mı?Do they not know that they are tried every year once or twice?
Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur.They have no knowledge of this, as their fathers did not have.
Bu Kur'an, İsrail oğullarına, kendilerinin ayrılığa düştükleri şeylerin birçoğunu anlatmaktadır.Indeed this Qur'an explains to the children of Israel much of what they are at variance.
Onlar, sen kendilerinin yanına çıkıncaya kadar bekleselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu.If they had waited for you to come out it would have been better for them.
Yoksa kendilerinin ortakları mı var?Or have they any partners?
Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir.Theirs the reward for what they did, as yours will be for what you do.
Bu konuda ne kendilerinin, ne atalarının hiçbir bilgisi yoktur.They have no knowledge of this, as their fathers did not have.
Bilin ki, kendilerinin uğradığı uğursuzluk Allah katındandır, fakat çoğu bunu bilmezler.But surely the omen was with God, yet most of them did not understand.
Allah'ın çocuk edindiğine dair ne kendilerinin ve ne de babalarının bir bilgisi vardır.They have no knowledge of this, as their fathers did not have.
Hayır, tanrıları kendilerinin ibadetlerini inkar edecekler ve onlara düşman olacaklardır.Never. They will deny their devotion and become their adversaries.
Onları kendilerinin buyruğuna verdik; bindikleri de, etini yedikleri de vardır.Whom We made subservient to them so that some of them they ride and some they eat?
Gökleri ve yeri yaratan, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olmaz mı?How can He who created the heavens and the earth not be able to create others like them?
Yoksa, kendilerinin gizli veya açık konuşmalarını duymayız mı sanırlar?Or do they think We do not hear their secrecies and stealthy consultations?
Allah böylece insanlara kendilerinin misallerini anlatır.That is how God gives men precepts of wisdom.
O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür.The day they will be burnt in the Fire,
Yoksa, gaybın bilgisi kendilerinin katında da onlar mı yazıyorlar?Or do they have knowledge of the unknown which they copy down?
Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır.Never so. We have created them from what they know.
Ne göklerle yerin yaratılışına tanık ettik onları, ne kendilerinin yaratılışına.I did not call them to witness the creation of the heavens and the earth, nor their own creation.
Kazandıkları kendilerinindir. Sizin kazandıklarınız da sizin olacaktır.Theirs the reward for what they did, as yours will be for what you do.