Kendilerini çok izin yoktu içeri geri geldi dinlenme ve hemen geri geliyor.They had not allowed themselves very much rest and were coming back right away.
Nasıl bu pansiyonerler kendilerini şeyler ve ben ölüyorum. "How these lodgers stuff themselves, and I am dying."
Kendilerinin oturuyormuş araba tamamen sıcak yuttu. güneş.The car in which they were sitting by themselves was totally engulfed by the warm sun.
Insanlar kolera vardı ama hiçbir şey de kendilerini hatırladı görünüyordu.When people had the cholera it seemed that they remembered nothing but themselves.
Istasyonu, küçük bir kimse idi, fakat kendilerini dışarı alıyor gibi görünüyordu tren.The station was a small one and nobody but themselves seemed to be getting out of the train.
Onlar bırakılır mı gül oldukça ölür kendilerini? "diye cesaret.Do roses quite die when they are left to themselves?" she ventured.
Kendilerini bu oyuna kaptırmışlar ve bu da çok hoşuma gidiyor.They're in it for the hell of it, and I like that.
İşte Afrikalıların kendilerini yönetemeyeceklerinin bir kanıtı daha.Here is another proof that the African is not capable of governing himself.
İnsanların bununla ilgilenme nedeni işte kendilerini ifade ettiklerini düşünmeyişleridir.Why, we found, people were interested in this, is that at work they don't feel very expressed.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.The cloud lifted, the wind was still, and even the bear showed up.
Acıtması, çünkü bu adamlar kendilerini gerçekten çok ciddiye alıyorlar.Because these guys really are taking themselves too seriously.
Bazıları kendilerini işe verir, ve kendilerini oyaladığı için müteşekkirdir.Some people will bury themselves in work, grateful for the distraction.
- Bunlara bakıp kendilerinin nasıl etkileneceğini biliyorlar.They know the direct connections to their own...
Yani görünüşe göre bütün Dünyadaki insanlar kendilerini zaten biliyorlar.So the world seems to be knowing themselves already, the people.
Ama insanlar kendilerini her zaman o kanalda farzediyorlar.But they think they are in Sushumna!
Kendilerini muz yerken hayal eden aynı kişiler bir hafta sonra çikolata yerler.The same people that imagined themselves eating the bananas ended up eating chocolates a week later.
Ve sonuç olarak bazı insanlar kendilerini bu alanda görmeye başladılar.And what happens is that people, they start to see themselves in this space.
Taşlar kendilerini flinging.Stones flinging themselves.
Mutfakta erkeklerin kendilerini tutarak ve boş hava ile mücadele bulundu.The men in the kitchen found themselves clutching at and struggling with empty air.
Pazarda kendilerini ne kadar farklılaştırmışlar?How different are their products or their brands?
Savunma amaçlı olarak onlar da kendilerini sıkça patent almak zorunda hissederler.They very frequently feel obligated to get patent themselves for defensive purposes.
Bu, patent trollerinin kendilerinin kullandığı bir taktik.Now this is a tactic that patent trolls are supposed to use on people to get their way.
Yaşamlarının devamı için kendi kendilerini onarırlar.And they can repair themselves for longevity.
Onlara kendilerini maskelemeyi öğretiyoruz, çünkü Nijeryalı deyişiyle, "sert adam" olmaları gerek!We teach them to mask their true selves, because they have to be, in Nigerian speak, "hard man!"
Kendilerini susturan kadınlara dönüşüyorlar.They grow up to be women who silence themselves.
Kendilerini karikatürize etmek için korkunç surat ifadeleri takınıyorlardı.They were making scary faces to play the caricature of themselves.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Because all of these technologies are feeding back on themselves.
Yani kendi kendilerini inşa eden programlanabilir malzemeleri kastediyorum.But I mean programmable materials that build themselves.
"Eğer Pirate Bay suçlu bulunursa, kendilerini kurban etmiş olmayacaklar mı?""If the Pirate Bay gets convicted, won't they become martyrs?"
Empatinin, anlayışın ve arkadaşlığın ışığı, bir kez daha kendilerini yalnız bulana kadar.The light of empathy, understanding and friendship, only to once again find themselves alone.
Bu maymunlar kendilerini maymun olarak görmüyorlarNow these monkeys don't think of themselves as monkeys
Kendilerini hayvan olarak bile düşünmüyorlarThey don't even think of themselves as animals
Sizi ve beni kendilerini kopyalayacak makineler olarak kullanıyorlar, biz onların mim makineleriyiz.They're using you and me as their propagating, copying machinery, and we are the meme machines.
Yaşam biçimleri, kendilerini lödürecek şeyler üretebilirler.Actually, life forms produce things that kill themselves.
Bu hücreler sekiz yılda bir kendilerini yeniliyorlar.Those cells turn themselves over once every eight years.
Ve şimdi bu süreç içinde üçüncü ve son adım Kurulum için araçlar kendilerini varAnd now the third and final step in the process is to set up the tools themselves
Kendilerini kopyalamaya başladılar.They begin to self-replicate.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.I'd imagine pretty bitter and demoralized.
İnsanların kendilerini sınır dışı etmesini önermedi.He didn\'92t call for self-deportation.\
Avcılık geçmişimiz ve insanların kendilerini koruma isteği çok gerilere dayanıyor.Second Amendment.
Fakat bu yolcuğunun uzunluğunun kendilerinin yiyecek ve su kaynaklarını zorlayacağını biliyorlardı.But they knew that the sheer length of this journey would stretch their supplies of food and water.
"Bu virüsler Dna'larını bir bakteriye aktararak kendilerinin kopyalarını yapmaktadırlar.""These viruses make copies of themselves by slipping their DNA into a bacterium."
Ve bunu yapmalarının sebebi de kendilerinin böyle okullarda eğitim almış olmalarından değildir.And the reason they carry on studying is not because they went to a school like this.
Bu olayda, karmaşık üç boyutlu yapıların kendilerini kopyalamaları yapılmıştır.In this case, he's done self-replication of a complex 3D structure.
Yani krallar rahiplerin yerini aldı, ki onlar da kendilerini rahip ilan ettiler.So the priests were overtaken by kings, who soon declared themselves priests.
Bu demek oluyor ki, onlar -- kendi çiçeklerinin içindeki polen kendilerini dölleyemez.That means they can't -- the pollen in their bloom can't fertilize themselves.
Sorunu çözmek için bir tür kendilerini iptal etme sistemleri vardır.They sort of cancel themselves out to solve the problem.
Bunlar kızların kendilerinin hiç görmeden bize verdikleri resimler.These are pictures the girls themselves never saw, but they gave to us
10 mil, 100 mil, 1,000 mil sonra, Kendilerini pis, tehlikeli, küçük düşürücü işte buldular.Ten miles, 100 miles, 1,000 miles later, they find themselves in dirty, dangerous, demeaning work.
Ve sanki bir yerden sonra gözleriniz, kendilerini görmeye çalışıyorlarmış gibi oluyor.And it's like your eyes start straining to see themselves.
İmkansız tabii ki, gözlerinizin kendilerini görmesi, ama deniyor gibiler.It's impossible, of course, for your eyes to see themselves, but they seem to be trying.
Kulaklarımızın kendilerini duyması -- tamamen imkansız; olay da bu.Or ears being able to hear themselves -- it's just impossible. That's the thing.
Işığı yemek bulmak, eş bulmak, avcılara karşı kendilerini korumak için kullanıyorlar.They use it for finding food, for attracting mates, for defending against predators.
Ve onların kendilerini bilmediği ortaya çıktı.And it turned out that they don't know themselves.
Kendilerini böyle şeylere nasıl gömerler bilmem.Why slather themselves in it?
Nihayetinde kendilerini toprağa kadar zincirliyorlarYou can see them gradually adding themselves to the structure.
Kendilerini prenses sanıyorlar.They think they're princesses.
Onların amacı, kendilerini daha büyük bir şirket yapmaktır.But you know, their objectives are not to make you a large company.
Bu RNA moleküllerinin bir kısmı kendilerini kopyalayabiliyordu.Some of these R.N.A. molecules could self-replicate.
Ahtapotları ve kendilerini nasıl kamufle ettiklerini araştıran Roger Hanlon diye bir arkadaşım var.I have a friend, Roger Hanlon, who studies octopuses, how they can camouflage themselves.