Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerini ile cümle

kendilerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Çünkü her seferinde kendilerini yinelerler.لأن لديها ميلا إلى القيام بما يسمى بالتكرار.
Çünkü her seferinde kendilerini yinelerler.セコイアは自己相似的な形状をしています
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Bởi tất cả công nghệ này đều tự thúc đẩy bản thân nó phát triển.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.È il fatto che tutte queste tecnologie si autoalimentano.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar. Kalkışa geçiyoruz.Технологии развиваются всё быстрее и мы взлетаем.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.왜냐하면 이런 모든 기술들은 스스로 피드백을 하기 때문입니다.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Merthogy mindezek a technológiák önmagukat is gerjesztik.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Omdat al deze technologieën zichzelf versterken.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Parce que toutes ces technologies s'autoalimentent
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Pentru ca toate aceste tehnologii se autodezvolta.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Ponieważ wszystkie te technologie napędzają się same.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Porque todas estas tecnologias estão a alimentar-se de si próprias.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Porque todas estas tecnologías se retroalimentan.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Weil all diese neuen Technologien von heute sich von sich selber ernähren.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Διότι όλες αυτές οι τεχνολογίες αυτοτροφοδοτούνται.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.Защото всички тези технологии се самозахранват.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.כי כל הטכנולוגיות האלו שבות ומזינות את עצמן מעצמן.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.لأن كل تلك التقنيات تتغذى على ذواتها.
Çünkü tüm bu teknolojiler kendi kendilerini besliyorlar.何か新しいことが始まりそうです
Çünkü yük yığınları kendilerini dengelemeye,... ...eşitlemeye eğilimlidirler.Адже заряд намагається розподілитися, зрівнятися.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.A ich propozycja wartości, jak zdali sobie sprawę później, była dość niejasna.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.가치제안 역시 매우 불분명했고요
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.Y su propuesta de valor, como incluso se dieron cuenta después, era poco clara.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.І їхня цінність пропозиції, як вони самі згодом і зрозуміли, була досить не чіткою.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.ومقترح القيمة لديهم لم يكن واضحًا، كما أدركوا ذلك لاحقًا.
Daha sonra kendilerinin de fark ettiği gibi, değer önerileri oldukça belirsizdi.チャネルはWeb販売、展示会、直接販売と
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,A zis, vrând evident să se distanțeze de droguri, dar a zis:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Eles disseram, obviamente tentando dissociar a empresa das drogas:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,그들이 말하기를, 회사는 마약과는 별개가 되도록 분명히 노력해야 하지만,
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Natürlich versuchen sie, sich von Drogen zu distanzieren, sagten aber:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Oczywiście chciał się odciąć od narkotyków, ale powiedział:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Ovviamente, l'azienda ha cercato di dissociarsi dalle droghe ma ha detto:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Samozřejmě se snažil distancovat od drog, ale řekl:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Ze wilden zich duidelijk niet met drugs associëren:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Він пробував відмежувати Проктер енд Ґембл від наркотиків, але сказав:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,Он пытался отгородиться от ситуации с наркотиками, но всё же сказал:
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,הוא אמר, ברור שהם ניסו לנתק את עצמם מהסמים,
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,فقد قال، نائيا بالشركة عن المخدرات على ما يبدو
Dediler ki, tabi kendilerinin de uyuşturucu ile alakalarının olmadığını anlatmaya çalışarak,こう言ったのです 「ひとつ気づいたことがある
Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!¡Ahora dejanos luchar para cumplir esta promesa!
Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!Diktatoren wollen die Freiheit nur für sich, das Volk soll versklavt bleiben.
Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!Diktatorer frigör sig själva genom att förslava folket!
Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!Diktator membebaskan diri tetapi mereka memperbudak orang-orang!
Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!Eles nunca farão. Ditadores liberam eles próprios mas escravizam o povo
Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!Диктаторите освобождават себе си, но заробват народа.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.번역 시스템에서 언어가 스스로 번역할 수 없었던 것이 타도에바에서는 서로 연결되어 있어 가능합니다.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Linguages que nunca estariam juntas em um sistema tradicional podem estar conectadas no Tatoeba.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti. Muhteşem, değil mi?Dar de unde ne luăm propoziţiile şi cum le traducem?
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Sprachen, die einander in einem traditionellen System nie begegnen würden, können in Tatoeba verbunden werden.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Sprog, der aldrig ville have været fundet sammen i et traditionelt system, kan forbindes i Tatoeba.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Talen, die nooit samen zouden zijn opgenomen in een traditioneel systeem, komen elkaar nu tegen op Tatoeba.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Езици, които никога не са се срещали заедно в обичайни системи, могат да бъдат свързани в Tatoeba.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.Языки, которые никогда не нашли бы друг друга в традиционных системах, могут соприкоснуться в Tatoeba,
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.,שפות שלעולם לא היו מוצאות את עצמן ביחד במערכת מסורתית ,יכולות להתחבר בטטואבה
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.اللغات التي لم تتفاعل فيما بينها عبر نشاط لغوي تقليدي بإمكانها أن تحدث ذلك التفاعل في تاتويبا.
Diller kendilerini geleneksel sistemdeki gibi hiç bir arada görmemişti.タトエバでは結びつくことになります。 ね、素敵でしょう?
Doğru, yalnız kendilerini düşünen insanlar var.Det är sant att vissa människor bara tänker på sig själva.
Doğru, yalnız kendilerini düşünen insanlar var.Det er sandt, at visse mennesker kun tænker på sig selv.
Doğru, yalnız kendilerini düşünen insanlar var.Es cierto, hay humanos que solo piensan en sí mismos.
Doğru, yalnız kendilerini düşünen insanlar var.É verdade, há humanos que só pensam neles próprios.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kendilerini ile cümle - Sayfa 49 - kendilerini kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App