Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerini ile cümle

kendilerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Aceştia sunt cei care cred că n-au ureche muzicală.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Bao gồm những người tự cho mình là mù nhạc.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Ceux qui pensent ne pas avoir l'oreille musicale.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Das sind diejenigen, die denken, sie hätten kein musikalische Gehör.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Det er de mennesker, der tror, de er tonedøve.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Estas são pessoas que acreditam que não têm ouvido para a música.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır. İnanılmaz sayıda insan ton sağırı olduğu düşünür.אלה שחושבים שהם חירשי-צלילים.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.그리고 스스로를 음치라고 생각하는 그룹입니다.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Ľudí, ktorí si myslia, že nemajú hudobný sluch.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Mereka adalah orang-orang yang merasa diri mereka tuli-nada.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Ők úgy gondolják, hogy botfülük van.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Queste persone pensano di non avere orecchio musicale.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Son los que creen que no tienen sentido musical.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.To ludzie, którzy sądzą, że nie mają słuchu.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Αυτοί οι άνθρωποι πιστεύουν πως δεν έχουν μουσικό αυτί.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Това са хората, които смятат, че нямат слух.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.Ці люди вважають, що їм ведмідь на вухо наступив.
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.هؤلاء الذين يظنون أنهم لايملكون " أُذناً موسيقية "
Bu insanlar kendilerini ton sağırı sananlardır.びっくりするくらいの人が自分を音痴だと思っています
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Asta e o metodă bazată pe o temă în care au autonomia tuturor deciziilor.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Deze methode is op taken gebaseerd. Ze hebben de autonomie om alle beslissingen zelf te nemen.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.É um método baseado numa tarefa, em que eles têm a autonomia para tomar todas as decisões por si próprios.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Je založená na úlohách a majú v nej slobodu robiť všetky rozhodnutia sami.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.이 방법에서는 무용수들 자신이 스스로 모든 결정을 할 수 있는 자율성이 있지요.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.Είναι μια μέθοδος βασισμένη σε αποστολές, όπου έχουν την αυτονομία να πάρουν όλες τις αποφάσεις μόνοι τους.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.כשיש להם אוטונומיה לקבל את כל ההחלטות שלהם בעצמם.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.حيث أنها تتمتع بتحكم ذاتي لعمل جميع القرارات بأنفسهم.
Bu ise kendi kararlarını kendilerinin verebildiği, göreve dayalı bir yöntem.ダンサーが自主的に何をするか決めるものです ここではちょっと
Bu kadınların pek çok defa kendilerini içinde tuttukları bir dizi inanç ve düşüncenin karşısında durmaktır.이것은 깊이 뿌리박힌 일련의 믿음들과 추측들 우리 여성들이 매우 종종 우리 자신을 옭아매던 것에 반대하는 것입니다.
Bu kadınların pek çok defa kendilerini içinde tuttukları bir dizi inanç ve düşüncenin karşısında durmaktır.זהו מאבק מול אוסף של אמונות והנחות המושרשות עמוק שאנו כנשים, פעמים רבות מדי, מחזיקות גם בעצמנו.
Bu kadınların pek çok defa kendilerini içinde tuttukları bir dizi inanç ve düşüncenin karşısında durmaktır.أنها موجهة ضد مجموعة شديدة التماسك من المعتقدات و الأفتراضات و التي حتى نحن النساء, في حالات كثيرة نتمسك بها.
Bu kadınların pek çok defa kendilerini içinde tuttukları bir dizi inanç ve düşüncenin karşısında durmaktır.価値観や偏見についてで、私達女性も その例外ではありません そして恐らくフェミニズムの最大の美点は
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.A felhők eltűntek, szélcsend volt, és megjelent a medve.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.As nuvens desapareceram, o vento acalmou-se, e até o urso apareceu.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Awannya hilang, anginnya tenang, dan bahkan beruangnya muncul.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Các đám mây tản ra, trời thì lặng gió, và các con gấu đã xuất hiện.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Chmury się uniosły, wiatr ustał, i nawet miśki się pokazały.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.De wolken trokken weg, de wind ging liggen en zelfs de beer kwam tevoorschijn.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Die Wolkendecke hob sich, der Wind war still, und sogar die Bären ließen sich sehen.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.El cielo se despejó, el viento se calmó, incluso los osos aparecieron.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.구름은 걷히고, 바람은 잔잔했습니다. 심지어 곰들까지 모습을 드러낸거죠.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Le nuvole si sono sollevate, il vento era calato, e persino gli orsi si sono fatti vedere.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Les nuages se sont dissipés, le vent était calme, même l'ours s'était montré.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Mraky se rozplynuly, vítr přestal foukat, a dokonce se ukázali i medvědi.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Norii se ridicaseră, vântul era liniștit, și urșii s-au arătat.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Η συννεφιά διαλύθηκε, ο αέρας σταμάτησε, κι ακόμη και η αρκούδα εμφανίστηκε.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Облака поднялись, ветер затих, и даже медведи показались.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.Облакът се вдигна, вятърът се утеши, и дори мечката се появи.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.הענן התרומם, הרוח פסקה, ואפילו הדובים הופיעו.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.انقشع السحاب، والرياح كانت ساكنة، وحتى الدببة ظهرت.
Bulutlar gitmiş, rüzgar durgundu, hatta ayılar kendilerini gösteriyorlardı.クマが姿を見せたのです その奇跡の瞬間を 捉えることができました
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Das hat die Mathematiker fast verrückt gemacht, genau wie Sie saßen sie da und waren verblüfft.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Dit dreef de wiskundigen bijna tot waanzin omdat ze zich net als jullie in het ootje genomen voelden.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Esto casi vuelve locos a los matemáticos porque, como ustedes, están allí sentados sintiéndose engañados.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Ez majdnem megőrjítette a matematikusokat, mert - mint ti - ők is ott ültek, és átverve érezték magukat.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Isto quase pôs os matemáticos malucos porque, como vós, sentem-se enganados. Pensam:
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.이건 수학자들을 거의 미치게 했죠. 여러분처럼 그들은 당혹스런 기분으로 앉아있으니까요.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Matematike je to privedlo skoraj na rob pameti, saj so ga, tako kot vi, le zmedeno opazovali.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.Questo porta i matematici alla pazzia perché, come voi, stanno seduti lì sentendosi ingannati.
Bu matematikçilere neredeyse kafayı yedirdi, çünkü, sizin gibi, onlar da kendilerini kandırılmış hissettiler.To niemal doprowadziło matematyków do szaleństwa, ponieważ, jak wy, siedzieli przed tym obrazkiem skołowani.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kendilerini ile cümle - Sayfa 43 - kendilerini kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App