Ana içeriğe geç
Sözlük

kendilerini ile cümle

kendilerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.Могат да използват резници. Те могат да правят един вид секс със себе си. Могат сами да се опрашват.
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.יש עוד הרבה דברים אחרים שצמחים יכולים לעשות כדי להתרבות. קחו לדוגמה ייחור; הם מעיין יכולים לעשות סקס עם עצמם;
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.هناك " القطع " يمكنها ان تمارس الجنس مع نفسها .. يمكنها ان تلقح نفسها ..
Aşılama yapabilirsiniz; bir nevi kendileriyle seks yapabilirler; kendi kendilerini dölleyebilirler.自らと交わるようなもので 自分自身を受粉させます でも 他の遺伝子と受粉して
Asla da tutmayacaklar! Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!Dar ei mint, ei nu indeplinesc promisiunile, nu o vor face niciodata...
Asla da tutmayacaklar! Diktatörler kendilerini özgürleştirip, diğer insanları köleleştirir!人々は奴隷にするのだ!
Avcılık geçmişimiz ve insanların kendilerini koruma isteği çok gerilere dayanıyor.Zweite Änderung.
Aynen pek çok hayvanın kendilerini eğittikleri gibi onlarda kendilerini yetişkinliğe hazırlıyorlar.그들은 하루종일 다른 동물들처럼
Aynen pek çok hayvanın kendilerini eğittikleri gibi onlarda kendilerini yetişkinliğe hazırlıyorlar.הן מכשירות את עצמן, כמנהגן של חיות צעירות,
Aynen pek çok hayvanın kendilerini eğittikleri gibi onlarda kendilerini yetişkinliğe hazırlıyorlar.انها تحاول تدريب نفسها كما تقوم الحيوانات الصغيرة
Aynen pek çok hayvanın kendilerini eğittikleri gibi onlarda kendilerini yetişkinliğe hazırlıyorlar.大人になるための 練習をしているのです
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Áno, i sami kňazi, ktorí sa majú blížiť k Hospodinovi, nech sa posvätia, aby sa neoboril na nich Hospodin.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Bahkan imam-imam yang mau mendekati Aku, harus menyucikan diri; kalau tidak, mereka akan Kuhukum.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Dầu những thầy tế lễ đến gần Ðức Giê-hô-va cũng phải giữ mình thánh sạch, kẻo Ngài hại họ chăng.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Dầu những thầy tế_lễ đến gần Ðức_Giê - hô-va cũng phải giữ_mình thánh sạch , kẻo Ngài hại họ chăng .
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Dazu die Priester, die zum HERRN nahen, sollen sich heiligen, daß sie der HERR nicht zerschmettere.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››És a papok is, a kik az Úr eleibe járulnak, szenteljék meg magokat, hogy reájok ne rontson az Úr.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Jämväl prästerna, som få nalkas HERREN, skola helga sig, för att HERREN icke må låta dem drabbas av fördärv.»
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››또 여호와께 가까이 하는 제사장들로 그 몸을 성결히 하게 하라 나 여호와가 그들을 돌격할까 하노라
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Nawet i kapłani, którzy przystępują do Pana, niech się poświęcą, by ich snać nie potracił Pan.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Nýbrž ani sami kněží, kteříž, majíce přistupovati k Hospodinu, posvěcují se, aby se neobořil na ně Hospodin.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Også prestene, de som treder Herren nær, skal hellige sig, forat Herren ikke skal bryte inn blandt dem.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Ora, santifiquem-se também os sacerdotes, que se chegam ao Senhor, para que o Senhor não se lance sobre eles.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Papitkin, jotka saavat lähestyä Herraa, pyhittäkööt itsensä, ettei Herra heitä tuhoaisi."
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Pa tudi duhovniki, ki pristopajo h GOSPODU, naj se posveté, da se GOSPOD ne zažene vanje.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Preoţii, cari se apropie de Domnul, să se sfinţească şi ei, ca nu cumva să -i lovească Domnul cu moartea.``
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Santifíquense también los sacerdotes que se acercan a Jehovah, no sea que Jehovah acometa contra ellos
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››και οι ιερεις δε οι πλησιαζοντες προς τον Κυριον ας αγιασθωσι, δια να μη εξορμηση ο Κυριος επ' αυτους.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››священники же, приближающиеся к Господу, должны освятить себя, чтобы не поразил их Господь.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››Така и свещениците, които се приближават при Господа, нека се осветят, за да не нападне Господ на тях.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››וגם הכהנים הנגשים אל יהוה יתקדשו פן יפרץ בהם יהוה׃
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››وليتقدس ايضا الكهنة الذين يقتربون الى الرب لئلا يبطش بهم الرب.
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››又 叫 親 近 我 的 祭 司 自 潔 、 恐 怕 我 忽 然 出 來 擊 殺 他 們
Bana yaklaşan kâhinler de kendilerini kutsasınlar, yoksa onları şiddetle cezalandırırım.››又 叫 親近 我 的 祭司 自潔 、 恐怕 我 忽然 出 來擊殺 他 們
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Aceste companii îi îmbogăţesc pe alţii nu din altruism, ci drept cale de a se îmbogăţi pe sine.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Están enriqueciendo a otros, no por altruismo, sino para enriquecerse a ellos mismos.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Ils enrichissent les autres, non pas par altruisme, mais comme moyen de s'enrichir eux-mêmes.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.이타주의자가 아니지만, 그들은 타인에게 이익을 가져다 줌으로서 그들 자신 또한 이익을 얻고 있는 것이죠.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Másokat is gyarapítanak, de nem önzetlenségből, hanem azért, hogy közben ők maguk is gazdagodjanak.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Stanno arricchendo gli altri, non per altruismo, ma per arricchire sé stessi.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Ze verrijken anderen, niet vanwege altruïsme, maar als een manier om zichzelf te verrijken.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Ενισχύουν άλλους, αλλά όχι από αλτρουισμό, αλλά ως ένα μέσο εμπλουτισμού των εαυτών τους.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Обогащение других для них не альтруизм, а путь собственного обогащения.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.Те дават възможност на другите да печелят не от алтруизъм, а като начин да печелят и те самите.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.הם מעשירים אחרים, לא מתוך אלטרואיזם, אלא כדרך להעשיר את עצמם.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.إنهم يقومون بإثراء الآخرين، وليس من باب الإيثار، ولكن كوسيلة لإثراء أنفسهم.
Başkalarını, başkalarını düşündükleri için değil kendilerini de zenginleştirdiği için zenginleştiriyorlar.イーベイは囚人のジレンマを解決して 市場をつくりました
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.가는 베 관을 머리에 쓰며 가는 베 바지를 입고 땀 나게 하는 것으로 허리를 동이지 말 것이며
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.Len-süveg legyen fejökön, és len alsó-nadrág derekukon; ne övezkedjenek izzadásig.
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.Zdobné ovoje ľanové budú na ich hlave a ľanové nohavice budú na ich bedrách; nebudú sa opasovať znojiť sa.
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.Zij moeten linnen tulbanden en broeken dragen, geen kleding waarin zij kunnen zweten.
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.פארי פשתים יהיו על ראשם ומכנסי פשתים יהיו על מתניהם לא יחגרו ביזע׃
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.ولتكن عصائب من كتان على رؤوسهم ولتكن سراويل من كتان على احقائهم. لا يتنطقون بما يعرّق.
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.他 們 頭 上 要 戴 細 麻 布 裹 頭 巾 、 腰 穿 細 麻 布 褲 子 . 不 可 穿 使 身 體 出 汗 的 衣 服
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.他 們頭 上 要 戴細麻布 裹 頭巾 、 腰 穿 細 麻布 褲子 . 不 可穿 使 身體 出汗 的 衣服
Bazen basitçe kendilerini kaynaştırırlar. ama bazı virüslerin kendi zarları vardır. .Czasami może się połączyć -- nie chcę komplikować całej sprawy, ale czasami wirusy mają własne lipidowe błony.
Bazen basitçe kendilerini kaynaştırırlar. ama bazı virüslerin kendi zarları vardır. .어떻게 뚫을지 고민합니다
Bazen basitçe kendilerini kaynaştırırlar. ama bazı virüslerin kendi zarları vardır. .لا اريد ان اعقد الموضوع ولكن في بعض الاحيان تكون الفيروسات لديها غشاء خالص بها
Bazen basitçe kendilerini kaynaştırırlar. ama bazı virüslerin kendi zarları vardır. .問題-- を複雑にするが時々 ウイルスの 独自の小さな膜。 2 番目の場所について話しましょう
Bazen bu fikirler kendilerini gerçekten önemli açılardan düşündürtüyorlar.Às vezes, as ideias antecipam-se ao nosso pensamento de forma importante.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kendilerini ile cümle - Sayfa 34 - kendilerini kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App