Bununla birlikte, kendilerini yalnızca astrofiziği incelemeye vermiş araştırmacılar da yok değildir.Većina istraživanja nisu radili poznavatelji same astrologije.
Kendilerini pembe giyimleriyle belli ederler.Poznati su po plavoj odjeći.
Arsenal taraftarları, kendilerini Gooners olarak tanımlamaktadırlar.Fanúšikovia Arsenalu sami seba nazývajú "Gooners".
Daha önce, araştırmacılar kendilerini "doğal filozoflar" olarak adlandırıyorlardı.Vedci sa predtým nazývali „prírodní filozofi“ alebo „muži vedy“.
Buduqlular ise kendilerini "budad" adlandırıyorlar.Sami seba nazývajú: My sme Borg.
Haltercilerin ilgili daldaki en iyi kaldırışlarının toplamı kendilerinin final skorunu belirledi.Celkový počet bodov jazdcov pozostáva z jeho najlepších výsledkov.
İnsanlar ‘offline’dan daha çok ‘online’ ortamdaki forumlarda kendilerini daha eşit hissediyor olabilir.Koncepcia času je výrazne odlišná od väčšiny ostatných online aj offline hier.
Esas Angels and Snake olarak bilinen grup, 1975'in sonunda kendilerini Blondie olarak yeniden adlandırdılar.Pôvodne vystupovala skupina pod názvom Angel and the Snake, neskôr v auguste 1974 sa premenovala na Blondie.
Bireyler bu çerçeve içinde kendilerini evlerinde hissederler.Jednotlivé rodiny zostávajú aj v týchto stádach pohromade.
Bu tüccar aileler kendilerini İngiliz soylularından saydıkları için Büyük Britanya Kralı'na sadıktılar.Obchodníci považovali samých seba za anglickú šľachtu, a preto boli lojálni kráľovi.
Gelen dalga fonksiyonu çifti kendi kendilerini sıfırlayacaklardır.Inkubáciu znášky robia striedavo obaja partneri.
Ama Avrupa'da bulunan pek çok soylu ve hükümdar kendilerini hala Kudüs Kralı olarak ilan etmislerdir.Niektorí európski monarchovia a šľachtici nosia titul Jeruzalemský kráľ až do súčasnosti.
Ayrıca kendilerini korumaları için arkadaşlarına düello eğitimi verir.Podľa jeho vlastných slov preto, aby chránil svojich študentov.
İnsanlar kendilerini köle olarak satabilirlerdi.V skutočnosti ju kupci predali do otroctva.
İki papa da kendilerini destekleyenlerin etkisiyle çekilmeyi kabul etmez.Ani jeden pápež nechcel ustúpiť a obaja sa považovali za platne zvolených.
Dergide şunları söyledi: "Kulağa klişe geliyor ama kadınlar 30 yaşına girdiklerinde asıl kendilerini bulurlar.Dejala je: »Vem, da zveni zelo klišejevsko, a ko ženske dopolnijo trideset let, se res najdejo.
Zaman geçtikçek iki nesnenin birbirlerini kendilerinin ne kadar uzağına ittikleri durumu elde ederiz.Eden med njimi (osnova) ima dvakrat več robov kot drugi.
Bazı yaşlı dişiler kendilerinin olmayan yavruların bakımını üstlenirler.Mačke skrbijo tudi za mladiče, ki niso njihovi.
Bütün Bizans İmparatorları kendilerini Roma İmparatoru olarak görüp nitelendirmişlerdir.Vsi bizantinski cesarji so se imeli za rimske cesarje.
Yayıncılar kendilerini alternatif olarak tanımlamalıdır.Vsebino si bloger izbira sam.
Fanatikleri kendilerini "Punk" olarak adlandırmaya başladılar.Kmetje so sebe začeli imenovati puntarji.
Daryl, birisinin kendilerini izlediğini hisseder.Manc pa je vedno bolj prepričan, da jih nekdo opazuje.
Vatandaşlar kendilerini Romaioi ve Graikoi şeklinde adlandırıyorlardı.Sebe so imenovali Romaioi in Graikoi, se pravi Rimljani ali Grki.
Kendilerini "Cekad" (Türkçe: Cekli) adlandırıyorlar.Imenujemo jih "čekani".
Arsenal taraftarları, kendilerini Gooners olarak tanımlamaktadırlar.Arsenalovi navijači se imenujejo "Gooners" (izpeljava iz vzdevka "The Gunners").
Yorklular böylece kendilerini toplayıp yeni bir düzene girerler.Tako gradivo preuredi in združi v novo besedilo.
Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.Ob nevarnosti se zvijejo v klobčič.
Bundan da iyi bir yol ise, işi ekip üyelerinin kendilerinin yapmalarıdır.Eden izmed pomembnejših vidikov pri izbiri je tudi ta, kako učinkoviti so ti člani ekipe posamezno.
Ardından ikili kendilerini yeni bir hikâyede bulmuşlardır.Obe Loreni sta imeli od takrat naprej zelo različni zgodovini.
Silah boş olduğundan üç öğrenci kurtuldu ve kendilerini sınıfa kilitlediler.Po odhodu vojakov je bila šola počiščena, učilnice prebeljene in za silo pripravljene za pouk.
O ve yandaşları kendilerini "kurtarıcılar, özgürleştiriciler" (Liberatores) olarak adlandırıyordu.Podobno kot Dioniza so ga včasih imenovali Eleutherios, »osvoboditelj«.
Açık sistemlerin Büyüme yeteneği ve kendilerini koruma eğilim ve yeteneği vardır.Zaznaš porast nadzora nad sabo in imaš več vitalnosti in zmožnosti za delo.
Kendilerini korumak için Türk rehineleri aldılar.Turki so postopoma zavzemali njihove posesti.
Kendilerini okulun içine hapsetmekten başka çareleri yoktur.Varni se počutijo samo v šoli.
Bazı Moravyalılar kendini etnik olarak ayrı bir grup olarak görse de kimileri kendilerini Çek olarak tanımlar.Kai kurie moravai save laiko atskira etnine grupe, o kiti save laiko čekais.
Öte yandan kişilerin kendilerini savunma hakları da vardır.Dar kiti pasisako už TVI teisę.
Bu kardeş şirketler büyük oranda kendi kendilerini yürütmektedirler.Šios dukterinės bendrovės žymiu mastu valdomos savarankiškai.
Bu Arapların ve çocuklarının bazen günümüzde de kendilerini tanımlamakta kullandıkları terim "harki"dir.Tarp jų Sirija ir Libanas to pavadinimo valiutą naudoja iki dabar.
Spice World, 1990'lı yılların pop grubu The Spice Girls'ün, kendilerini anlatan sinema filmi.'Spice' Pasaulis) – 1997-ųjų komedija, kurioje pačios save vaidina merginų grupės Spice Girls narės.
Ancak Giritlilerin bu dönemde kendilerini ne olarak adlandırdıkları bilinmemektedir.Nėra tiksliai žinoma, kaip tocharai vadino save.
Bu bitki arasında platiler kendilerini güvende hissederler.Žoliniams augalams šis slėgis padeda išsilaikyti statiems.
Bu altı üretici, kendilerini "Münihli Bira Üreticileri Kulübü" olarak adlandırmaktadır.Šis alus tapo „Švyturio“ gaminamo alaus grupės lyderiu.
Güneydoğu Asya'daki Çinliler, kendilerini "Huárén" (華人) olarak tanımlar.Nepaisant to, kad Kinijos vyriausybė juos laiko atskira tauta, save jie laiko džuangais (tajais).
Buduqlular ise kendilerini "budad" adlandırıyorlar.Kõnelejad kutsuvad end nimetusega ’bisã’.
Yolda gelirken içlerinden biri kendilerini rahat ettirecek bir yol bulur.Kui need on olemas, siis inimesed tulevad tagasi, leiavad tee tagasi.
Yavrular kendilerini beslerler.Viljad on söödavad.
Herhangi bir nedenle şiddete başvurmazlar, hatta kendilerini korumak için bile mücadele etmezler.Ta ei ründa, ja ka ei kaitse end.
Ayrıca Gafarlılar, kendilerinin Torun Avşarı olduğunu söylüyorlar.Enda sõnul leidsid vargad ka kokaiini.
Şeytanlar kendilerini Emily'nin ağzından tanıtırlar.Eesti keelest tõlkinud Emilia Tavia.
Fakat bir müddet sonra Alice ile koyun yine dükkanda kendilerini bulurlar.Pähklipühal saavad Anna ja Villu jälle kokku.
Yeniçeriler kendilerini Padişahın ve Padişahın tahtının koruyucusu olarak görüyorlardı.Paljud peavad ennast müütilise kuninga Gihanga järeltulijateks.
Bazı kadınlar bunu kendilerini sosyal ifade yolu olarak görürler, bazıları ise tarz olarak seçerler.Mõned naised väljendavad sellega oma ühiskondlikke vaateid, teistele on see maitse küsimus.
Normanlar artık kendilerini Anglo-Norman olarak tanımlar olmuştur.Inglased nimetavad seda siiani normannide stiiliks.
Kendilerini yenileme yetisi olmayan hammaddeler genelde doğadan elde edilenlerdir.Neid maavarasid, mida endal pole, saab tihti hõlpsasti hankida naaberriikidest.
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.Vaenlaste eest kaitsevad nad end vette sukeldudes või põgenedes.
Bazı proteinler kendi kendilerini kesme yeteneğine sahiptir.Paljudel kaitseliitlastel on enda käes hoiul ka käsitulirelv.
Kendilerini Cehennem Ateşi Kulübü olarak adlandırmadılar.Seda nimetati maailma desarmeerimiskonverentsiks.
Kendilerini tipik büyük film kısıtlamalarına sokmamışlardır.Ta pole kunagi kandideerinud tähtsatele filmiauhindadele.
Bundan dolayı, bir şekilde, Doğu Almanlar kendilerini gerçek Dünya Şampiyonu olarak sayıyorlardı.Seetõttu neid võistlusi, mis sisuliselt olid maailmameistrivõistlused, nimetati maailma karikavõistlusteks.
Kendilerini oluşturan maddelerden farklı özellik gösterirler.Need ei erine oluliselt isevalmistatud maamiinidest.